Takip Edin

İSG Haberleri

Endüstriyel Robotlar ve İş Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Bu yazımızda son yıllarda sanayi üretiminden ziyade inşaat ve enerji yatırımları ağırlıklı gelişmekte olan ekonomimiz yüzünden çok fazla üzerinde durulmayan endüstriyel robotlar ve otomasyon sistemleri ile iş güvenliği ilişkisi üzerine yoğunlaşıyoruz.

Robotik Otomasyon
Endüstriyel Robot Nedir?
ISO 8373 standardında belirtildiğine göre endüstriyel robot: “Endüstriyel uygulamalarda kullanılan sabit veya hareketli olabilen, üç veya daha fazla programlanabilir eksene sahip, otomatik kontrollü, yeniden programlanabilir çok amaçlı manipülatördür”.
Endüstriyel robotları daha anlaşılır bir dille tanımlamak gerekir ise; malzeme ve parçaları taşımak, özel fonksiyonları yerine getirmek için tasarlanmış yardımcı ekipmanları kullanarak programlanmış olduğu değişken hareketleri yaparak montaj, kesme, kaynak ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek üzere tasarlanmış programlanabilen çok fonksiyonlu mekanik cihazlardır.
Endüstriyel Robotlar ve İş güvenliği İlişkisi
Endüstriyel robotların iş güvenliği ile ilişkisini iki farklı yaklaşım altında inceleyebiliriz;
İş güvenliği açısından tehlike ve risk içeren işlerde robotların kullanılması
Robotların kendi oluşturdukları risk ve tehlikeler
Günümüzde endüstriyel robotlar çoklukla güvenli olmayan, sağlık yönünden sakınca içeren işlerde ve yüksek oranda tekrarlama içeren tekdüze işlerde kullanılmaktadır. Bunlar malzeme taşıma, montaj, kaynak, kesme (plazma, su jeti, lazer vb.), boyama, takım değiştirme ve benzeri farklı tipte uygulamalardan oluşmaktadır.
Çok fazla detaya girmeden genel çerçeveyi çizmek açısından örneğin, taşıma ve montaj işlerinde ergonomik riskler ön plana çıkmaktadır. Kaynak işlerinde yüksek düzeyde UV ışınlarına ve toksik gazlara maruziyet riski ön plana çıkmaktadır. Benzer şekilde boya işlemlerinde de solunum sistemine yönelik riskler mevcuttur. Paketleme, montaj ve makinaya hammadde yükleme boşaltma işlerinde de ergonomik risklerin yanısıra rutin işlerin doğası gereği psikometrik risk etmenleri devreye girmektedir. Tüm bunların ötesinde neredeyse pek çok endüstriyel uygulamada gürültü en önemli risk etmenlerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır.
Yukarıda belirtilen tüm tehlike kaynağı oluşturan süreçlerin bir de aynı anda hem hızlı hem de hatasız yapılması gerekliliği düşünüldüğünde iş kazası riski katlanarak büyümektedir. Bu açıdan bakılınca insan operatör yerine endüstriyel robot kullanımı “riski kaynağında yok etmek” prensibine uygun bir davranış haline gelmektedir.
Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan dikkat çekici bir sonuç ise robot kazalarının çoklukla rutin olmayan koşullarda, yani robotun programına uygun olarak rutin çalışması esnasında değil de programlama, bakım, test, kurulum veya ayarlamalar esnasında meydana geliyor oluşudur. Bu tip iş kazaları robotların kendi oluşturdukları risk ve tehlikeler kapsamında ele alınmakla beraber bakım ve benzeri operayonlar esnasında çalışanın geçici olarak robot çalışma bölgesinde bulunması ve bu esnada yaptığı bir dikkatsizliğin yaralanmalı kazaya yol açtığı görülmektedir.
Endüstriyel Robotların Güvenli Çalışması hakkında Mevzuatımız Ne Diyor?
Halen robotik endüstrisi için spesifik standartlar bulunmasa dahi mevzuatımızda yer alan “Makina Emniyeti Yönetmeliği” ve ilişkili düzenlemelerin genel mantığı uygulanarak endüstriyel robotların çalışması daha güvenli hale getirilebilir.
endüstriyel robotlar ve çalışma ortamı
İş Sağlığı ve Güvenliği açısından Endüstriyel Robotlar Güvenli mi?
Yine çok basit şekilde alınması gereken önlemlerin genel çerçevesini çizecek olursak;
Robot çalışma bölgesi tel kafes ya da kabin içerisine hapsedilmelidir.
Operatörün robot ya da iş parçası ile etkileşimde bulunacağı açık kısımlar ise “ışık perdesi” ya da açılır kapanır pencere benzeri sistemlerle güvenli hale getirilmelidir.
İstenmeyen durumlarda robotu derhal durduracak bir “acil duruş düğmesi” sadece robotun kontrol ünitesi üzerinde değil kabin veya tel kafes üzerinde de bulunmalı, sayısı ve pozisyonu gerek içeride bakım çalışması yapan teknisyenin gerekse dışarıdan gerekli durumlarda müdahale edilebilecek mesafelere göre belirlenmelidir.
Su jeti veya plazma kesim gibi yüksek şiddette gürültü içeren işlemlerde robot mutlaka ses izolasyonu yapılmış bir kabin içerisine hapsedilmeli, kaynak operasyonlarında da benzer şekilde tehlikeli ışınların çevredeki çalışanlara ulaşamayacağı kapalı kabinler kullanılırken aynı zamanda kaynak bölgesindeki tehlikeli gazların tahliyesini sağlayacak havalandırma tertibatı bulunmalıdır.
Elektrik direnç kaynağı gibi yüksek elektrik akımına bağlı yoğun manyetik alanların oluştuğu üretim tekniklerinde bu manyetik alanların elektronik haberleşme üzerindeki olumsuz etkileri sistem tasarımı ve kullanılan güvenlik ekipmanları tercihinde göz önüne alınmalıdır.
Kabin ve tel kafes içine yani robotun çalışma bölgesine açılan kapı üzerinde mutlaka güvenlik kilidi (safety interlock) bulunmalıdır. Böylece bakım ya da benzeri sebeple içeri girildiğinde robotun çalışması otomatik olarak durdurulmuş olacaktır.
Elektrikli güvenlik kilidine ilave olarak hareket sensörü, ışık bariyeri ve zemin sensörü kullanılarak operasyon esnasında robotun çalışma bölgesine girildiğinde robot durdurulabilir.
Robot sistemi programlama esnasında tam hızda çalışmayacak şekilde olmalıdır.
Şayet robot ile operatör aynı alanı paylaşacak ise robota çalışması için yeterli alan bırakılmalı ve operatörün robot erişim alanına yaklaşmasını önleyecek bariyerler (engeller) öngörülmelidir. Zira robot aynı işi yapmak için insana göre daha fazla alana ihtiyaç duymaktadır.
Robot sistemi mümkün mertebe uzaktan bakım kontrol olanağı sağlamalıdır. Yani operatör sorun çözmek için gerekli kontrolleri mümkün mertebe robot çalışma alanına girmeden dışarıdan yapabilmelidir.
Robot operasyon alanı yeterli seviyede aydınlatılarak uyarı işaretleri, emniyet techizatı ve yazılarının görünürlüğü artırılmalıdır.
Robot ile çalışanların ortak alanı paylaştığı durumlarda robot çalışma alanında zemine robotun erişim ve çalışma bölgeleri belirgin şekilde çizilerek insan çalışanların bu bölgelerden uzak durması sağlanmalıdır.
Endüstriyel robotların kullanıldığı işletmelerde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitiminde robot konusu detaylı şekilde ele alınmalıdır.
En sık rastlanan robot kazaları çarpma, sıkışma, ezilme şeklinde görülmekle birlikte günümüzde robot teknolojisinin ulaştığı nokta yaralanmalı kazaları büyük oranda engelleyecek seviyeye ulaşmış durumdadır. Özellikle hassas servomotor kontrolleri ve yüksek hızlı optik haberleşme bağlantıları sayesinde rutin programında yer almayan olağandışı tork yükselmesi durumlarında (çarpma gibi) robot kolu acil duruşa geçerek insan, takım, iş parçası ya da kendisinin zarar görmesine engel olabilmektedir.
Sonuç olarak, endüstriyel robotlar doğru bir sistem kurulduğu taktirde kendileri bir tehlike kaynağı olmanın ötesinde pek çok ağır ve tehlikeli işin insan sağlığı riske edilmeden yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.
U. Çağrı Tapıcı
Mak. Yük. Müh. A Sınıfı İSG Uzmanı

İlginizi Çekebilir:  İş Kazası Bildirmeme Cezası 2018

Kaynak: is-sagligi-ve-guvenligi.com

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSG Haberleri

İş Güvenliği Baret Cezası

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Güvenliği Baret Cezası

İş Güvenliği Baret Cezası 

Her işletme istisnasız iş sağlığı ve güvenliklerini  yerine getirmek zorundadır. Fakat işletme iş sağlığı ve güvenliği kurallarını yerine getirirken çalışanlarda bu kurallara neden ve sebep göstermeksizin uymak zorundadır.  Tedbir almayan işveren nasıl tazminat ödemek zorundaysa tedbirlere uymayan işçi de işini tazminatsız kaybedebilir.

Çalışan, iş güvenliği açısından baret, gözlük gibi, kendisine verilen koruyucu malzemeleri kullanmak zorunda. Bu şekilde çalışırken güvenliğini sağlamak zorundadır.  İşveren nasıl işyerinde güvenlik önlemlerini almak zorundaysa, işçi de bu önlemlere uymak zorunda. Ancak çoğu kez işçilerin kişisel koruyucu donanımlarını kullanmadıklarını görüyoruz. Örneğin; pek çok işçinin takmak zorunda olduğu bareti, ‘sıcak oluyor’, baretle çalışamıyorum’ gibi gerekçelerle takmadığını biliyoruz. Bu gibi durumlarda işveren gerekli bilgilendirme ve uyarıları yaptıktan sonra işçiyi işten çıkarabilir. İşçiler işyerinde sağlık ve güvenlik tedbirlerine uymak zorundadır. İşveren eğer işçinin baret kullanması gerektiğini kendisine bildirmiş ve gerekli eğitimleri vermişse ancak bütün bunlara rağmen işçinin baret kullanmadığını delilleriyle ortaya koymuş ve gerekli uyarı süreçlerini de işleterek işçiyi işten çıkarmışsa tazminat ödemeyecektir. Dolayısıyla, işçilerin işverenlerin yaptığı bildirimlere ve güvenlik önlemlerine uymaları gerekir. Aksi taktirde, hem işyerinde sağlık ve güvenliği tehdit etmiş olurlar, hem de işlerinden olabilirler.

Baret Takma Zorunluluğu Olan Yerler

Darbe emici şapkalar çarpmalara ve kesilmelere karşı koruma sağlar. Yüksekten malzeme düşmesine karşı herhangi bir koruyucu özelliği yoktur. Bu nedenle şapka baret kullanımında dikkatli olmak gerekir. Yüksekten düşme ihtimali olan ağır cisimlerin bulunduğu ortamlarda şapka baret kullanılması uygun olmaz. Tezgah başında kullanımında ise, şayet yukarıdan vinç gelmiyorsa kullanılabilir. Açıkçası yüksekten düşen malzeme 1 Kg. mı geçmiyorsa darbe emici şapkaların kullanılması uygundur.

Şapka, TS EN 812 standartlarına uygun olması şarttır. Havalandırma delikleri sayesinde hava akımını hızlandırarak terlemeyi engellemelidir. Kullanıcının kafasına tam oturması için arkasında ayar bandı olmalıdır. Başa gelen darbeyi absorbe etmek için iç kısımda sünger kullanılmalıdır. Göz, yüz, solunum koruma ürünleri ile uyumlu olmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Baret Cezası

Baret Takılması Gereken Yerler

  • Ambarlar
  • Beton santralleri
  • Belediye, zabıta ve güvenlik görevlileri
  • Bahçe ve park düzenlemeleri
  • Bakım onarım (Kapalı ortamlarda)
  • Depolama tesisleri
  • Demir yolları
  • Gemi inşaat sektörü
  • Lojistik firmaları
  • Dekorasyon
  • Otomotiv Endüstrisi
  • Gıda Sektörü
  • Havaalanları
  • Otoyollar
  • Demir çelik sanayi
  • Cam sanayi
  • Akaryakıt sektörü 

 

Devamını oku

İSG Haberleri

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 2019

Yayınlanma tarihi

-

-

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı 2019

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 2019

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları B’ye Bakabilir mi ? C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları  2019 yılında işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacaklar. C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları genel olarak bütün sektörlerde az tehlikeli sınıfa bakmaktadır. C Sınıfı Uzmanları 2019 yılından önce tehlikeli sınıfta da görev almaktaydı fakat yeni alınan karara göre C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine hizmet verebilmesi 1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla sona erdi. Kanunda bir faklılık yapılmadığı takdirde C Sınıfı Güvenliği Uzmanları artık sadece az tehlikeli sınıflara bakabilecek. Bu durum binlerce C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanının işsizlikle karşı karşıya kalmasına neden oldu. Bu nedenle bazı işverenler, tehlikeli sınıftaki işyerlerine hizmet veren C sınıfı iş güvenliği uzmanlarını şimdiden işten çıkarmaya başladı kısacası C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları işsiz kalıyor.Ayrıca geçen yıl 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yapılan değişiklik nedeniyle C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının hizmet verebileceği işyeri sayısı oldukça azaldı. Değişiklikle; gerekli eğitimi alması durumunda işverenlere veya işveren vekillerine 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetini kendilerinin yürütebilmesine imkan tanınmıştı. C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının bir üst sınıfa bakabilmelerine ilişkin süre uzatılmadığı takdirde uzmanların yeni yılda piyasada nasıl iş bulabilecekleri tartışma konularından biri oldu.

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı B Sınıfına Nasıl Geçer?

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı az tehlikeli sınıfa bakarken B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı tehlikeli sınıfa bakmaktadır. Eğer C Sınıfı İSG sertifikasına sahipseniz B Sınıfına geçmek çok zor olmayacaktır.

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığından B Sınıfına geçmek için aşağıda yazılan şartları yerine getirmeniz yeterli olmaktadır.

b) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;

  • 1) (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara,
  • 2) İş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği alanında yüksek lisans yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı için yapılacak sınavda başarılı olanlara,
    EK-1’deki örneğine uygun olarak Genel Müdürlükçe verilir. 

     

     

     

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Sertifikası Nereden Alınır ?
Devamını oku

İSG Haberleri

İş Kazası Olmayan İşyerlerine Teşvik

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Kazası Olmayan İş Yerlerine Teşvik

1 Ocak 2019’dan itibaren İş Sağlığı ve Güvenliğinde İş Verene Prim Desteği Başlıyor!

1 Ocak 2016-31 Aralık 2018 tarihleri içerisinde, on kişiden fazla işçinin çalıştığı çok tehlikeli sınıftaki işyerinde ölümlü veya sakatlanmayla sonuçlanan iş kazası yaşanmadıysa işveren üç yıl süreyle işsizlik sigortası primi ödemeyecek.

Ölümle ve sakatlanmayla sonuçlanan iş kazalarını azaltmak amacıyla 2015 yılında çıkartılan kanunda öngörülen teşvik, ilk kez 2019 yılında uygulanmaya başlanacak.

Türkiye’de 57 bin işyeri, “çok tehlikeli” sınıfta yer alıyor. İşçi sayısı 10’un üzerinde olan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerine, iş kazası meydana gelmediği takdirde işsizlik sigortası prim teşviki uygulanacak. İşverene, işçi başına aylık en az 20.30 lira prim teşviki sağlanacak. İşçi başına teşvik tutarı, işçinin brüt ücretine göre aylık 152.25 liraya kadar çıkabilecek.

Hangi İşyerleri Teşvik Kapsamında?

İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulaması  çerçevesinde prim teşvikinden çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerleri faydalanacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu iş yerlerini tehlike sınıfına göre üçe ayırıyor. Çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olarak iş yerleri sınıflandırılıyor. Çok tehlikeli iş yerleri madenler, inşaat şantiyeleri gibi pek çok risk unsurunu bulunduran iş yerleri. Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerleri teşvikten faydalanabilecek. Tehlikeli ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri için teşvik uygulaması söz konusu değil. Türkiye genelinde birden fazla çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren iş yeri bulunan işverenlerin çalışan sayısının 10’dan fazla olup olmadığının tespitinde, bu iş yerlerinin çalışan toplam sigortalı sayısı esas alınacak. Dolayısıyla, birden fazla çok tehlikeli sınıfta iş yeri bulunan işverenler bu iş yerlerinin toplam çalışan sayısı üzerinden değerlendirilecekler.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Baret Cezası

Kaza Olmaması Gerekiyor

Kapsamdaki iş yerlerinin üç yıl süreyle ölümlü veya sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına neden olacak iş kazası yaşanmaması halinde teşvikten yararlanılması mümkün. Yani çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerlerinden 15 Ocak 2016 ve öncesinde faaliyete başlamış ve 2018 yılının Aralık ayına kadar ölümlü veya sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına neden olacak nitelikte iş kazası yaşanmamış olanlar 2019 yılının ocak ayından itibaren teşvikten yararlanmaya başlayabilecekler. Bu iş yerleri için teşvik 2019 yılının ocak ayından itibaren başlayacak ve 3 yıl süreyle uygulanacak. İşveren gerekli koşulların devamı halinde 3 yıllık süre boyunca teşvikten yararlanabilecek.

‘3 yıl’ hesabı 2017 başından

15 Ocak 2016 sonrasında faaliyete başlamış iş yerleri ise teşvikten gerekli koşulları sağlamaları halinde 2020 yılının ocak ayından itibaren yararlanmaya başlayabilecek. Yani bu durumdaki iş yerleri için 3 yıllık süre 2017 ocak ayından itibaren işlemeye başlayacak ve 2020 yılının ocak ayından itibaren de teşvikten yararlanmak mümkün olacak. İşyerleri 2016 Ocak’a kadar geçen süre için herhangi bir talepte bulunamayacaklar.

İSG Teşvik Miktarı Ne Kadar?

Teşvikten yararlanabilecek iş yerlerinde çalışan işçilerin teşvik süresi boyunca işsizlik sigortası primlerinin işveren hissesinin yarısı devlet tarafından karşılanacak. 2018 yılı için asgari ücretli bir işçinin işsizlik sigortası prim miktarının yarısı aylık 20.29 TL. Teşvikten yararlanacak iş yerlerinde bu tutar devlet tarafından karşılanacak. İşçinin brüt ücreti arttıkça teşvik miktarı da artacak. Teşvik kapsamında işverenin bir işçi için yararlanacağı tutar 152.2 TL’yi bulacak.

İSG Teşvik Süresi Ne Kadar?

Çok tehlikeli sınıfta yer alıp üç yıl boyunca ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen iş yeri işverenleri, teşvikten takip eden takvim yılından itibaren üç yıl boyunca yararlanabilecekler. Bu süre içerisinde teşvikten yararlanmayı engelleyen bir kaza yaşanırsa bir sonraki 3 yıl için destekten yararlanılması mümkün olmayacak.

İlginizi Çekebilir:  İnşaatta Belgesiz İşçiye Ceza

Başvuruya Gerek Bulunmuyor

Teşvik kapsamındaki iş yerlerinin teşvikten faydalanmak için başvuru yapmaları gerekmiyor. SGK kendisine yapılan iş kazası bildirimlerinden iş kazalarını inceleyecek ve 3 yıl süreyle ölüm veya sigortalıya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanmasını gerektiren bir iş kazası yaşanmamış iş yerlerinde teşviki otomatik olarak uygulayacak. Bu süreç içerisinde işveren çalıştırdığı işçiler için işsizlik sigortası primi ödemeyecek. Teşvik alırken şartlardan bir veya birkaçının ortadan kalkması nedeniyle yararlanamaz hale gelen iş yerlerinin ise yeniden teşvikten yararlanabilmek için başvuru yapması gerekecek.

İş Kazalarını Saklayana 5 yıl teşvik yok

Teşvikten yararlanmak adına iş yerinde yaşanan iş kazalarını bildirmediği tespit edilen iş yerleri 5 yıl boyunca bu teşvikten men edilecekler. Ayrıca teşvikten yararlanırken yaşanan iş kazasını bildirmediği veya geç bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden yararlandırılan teşvik tutarları gecikme faiziyle birlikte geri istenecek.

İSG devlet teşvikleri haberlerini anında öğrenmek istiyorsanız takipte kalın!

Kaynak : Ahmet Kıvanç – Habertürk

 

Devamını oku

Trending