Takip Edin

İSG Duyuruları

Kesici Delici Aletlerle Yaralanma İş Kazası

Yayınlanma tarihi

-

kesici delici aletlerle yaralanma

Değişik nedenlerle yaşanabilen sağlık problemlerinden birisi de kesici delici aletlerle yaralanmalardır. Kesici delici aletlerle yaralanmalarda neler yapmak, nelere dikkat etmek gerekir?

Yaralanan yerin temizliği, kanama varsa durdurulması ve iyileşmenin mümkün olduğu kadar şekil bozukluğu ve/veya iz kalmadan gerçekleşmesi istenir.

Yaralanan yer sabunla ve bol suyla, mümkünse de akan su ile yıkanmalıdır. Bu yıkama, o bölgeye bulaşmış olabilecek mikropları uzaklaştırılmak için gereklidir. Sonrasında da o yarayı temiz olarak kapatmak, gelecek olan mikroplardan korumak gerekir. Bu amaçla yara bandı, gazlı bez veya strip denilen yapışkan bant ile kapatarak, ya da dikiş atılarak açık olan yara dış ortama kapatılır. Pamuk kullanılmamalıdır. Açık yaraya tentürdiyot sürülmemeli, yara kenarları batticon ile temizlenmelidir. Yaralanan bölge üzerine antibiyotikli merhem sürülmesi faydalıdır. Dikiş atılması gereken durumlarda yaranın büyüklüğüne, mikropla bulaşma ihtimalinin yüksekliğine göre ağızdan antibiyotik kullanılması da gerekebilir. Yaranın durumuna göre 2 gün süreyle suyla temas etmemesi uygun olacaktır.

Kesilerde az veya çok kanama olabilir. Kesilen yere temiz, mümkünse steril gazlı bez ile 5 dakika bası uygulayarak kanamayı durdurmaya çalışmak gerekir. Bu amaçla pamuk
kullanılmamalıdır. Tütün veya kül basmak gibi metodlardan sakınmalıdır.

Kanayan bölge yukarı kaldırılmalıdır. Fışkırır tarzda kanama varsa zaman kaybedilmeden hastaneye müracaat edilmelidir. Bası ile kanamanın durduğu hallerde, yaraya
dikiş atılması gerekmeyebilir.

Kesilen doku kas liflerine paralel kesilmişse yara açılması az, dik olarak kesilmişse yara açılması fazla olacaktır. Kesen cismin özelliklerine bağlı olarak yara dudakları
genellikle düzgündür. Ancak keskinliği yanı sıra ağırlığı ile de yaralanma yapan satır, balta gibi araçlarla oluşan yaralanmalarda yara kenarları düzensiz olur.

Yara açıklığı fazla olan veya yara kenarları düzensiz olan hallerde yaranın dikilmesi uygun olur. Dikiş uygulaması kanama kontrolüne yarar sağlamasının yanı sıra esas
olarak, yarayı mikroplardan korumak için kapalı hale getirmek ve aynı zamanda da iyileşme sonrasında ciltte kalacak “iz”in mümkün olduğunca az ve düzgün şekilde olması amacıyla yapılır. Dikiş atılmayacak ve yara bandı veya strip bant uygulanacaksa, yara dudakları birbirine yaklaştırılıp kapatılmalıdır.

Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa veya parmak, el, ayak gibi uzuv kopması durumunda turnike uygulanır. Uzvun koptuğu yere en yakın deriye ve
bütünlüğü bozulmamış tek kemiğe uygulanır. Yapıldığı zaman kayıt edilir; yerine göre 2-4 dakikada bir açılıp tekrar uygulanır. Esnemeyen materyal ile uygulanmalı, malzemenin genişliği 8-10 cm. civarında olmalıdır. Kopan parça temiz, su geçirmez, ağzı kapalı, plastik bir torbaya yerleştirilir. Kopan parçanın konulduğu bu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur. Uzuv, direkt olarak buzla temas ettirilmez.

Yaralanmaya neden olan alet vücuda saplanarak kalmış ise çıkartılmaz; sadece bez ile üzeri kapatılarak sağlık birimine gidilir. Yaralanan kişinin geçerli bir tetanos aşısı olup
olmadığı kontrol edilmeli, gerek görülürse yenilenmelidir.

İSG Duyuruları

1 Temmuz 2020 İş Güvenliği Kanunu

Yayınlanma tarihi

-

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işyerlerinde iş sağlığının ve güvenliğinin sağlanması için işverenlerin ve çalışanların görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi. Kanuna göre az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli tüm işyerlerine işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu getirildi.

Ancak 6331 sayılı İSG Kanununun uygulanması zorunluluğu az tehlikeli sınıfta bulunan ve 50’den az çalışanı olan firmalar için 1 Temmuz 2020 tarihine ertelenmiştir. 1 Temmuz 2020 İş Güvenliği kanunu ile ilgili herhangi bir erteleme olmaz ise kanun, tüm 50 çalışan altındaki az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerini ve hatta kamu kurumlarını da kapsayacaktır. Az tehlikeli sınıfta olan işyerlerinde iş güvenliği hizmetleri risk değerlendirilmesi, acil durum eylem planının hazırlanması ve genel iş sağlığı güvenliği eğitimlerini içermektedir.

1 Temmuz 2020 tarihi itibariyle çalışan sayısı fark etmeksizin  (1 çalışana sahip olan dahil) işyerlerinde bile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmeti bulundurulması zorunlu hale gelecektir. Ya da işyerleri, Ortak Sağlık Güvenlik merkezlerinden hizmet alacaklardır.

1 Temmuz itibari ile Kanunun uygulanması konusunda Efor OSGB ekibi şu ifadeleri aktarmıştır; İş sağlığı ve güvenliğini uyulacak kanuni bir mecburiyetten ziyade çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlayan, kaliteyi ve verimliliği artıran bir YATIRIM olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bilimsel olarak kanıtlandığı gibi, gerekli önlemler alınarak iş kazaları %98, meslek hastalıkları ise %100 engellenebilmektedir.

Kanuni bir zorunluluk olmasa Türkiye’de çok az  firma İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili gerekli çalışmayı yapacak bilince sahiptir. Bu nedenle 1 Temmuz 2020 tarihi ile ilgili tekrar erteleme yapılmamasını umuyoruz…

Unutmayalım! KAZALAR TEMENNİ EDEREK DEĞİL TEDBİR ALINARAK ÖNLENİR. ÖNLEMEK ÖDEMEKTEN UCUZDUR.

Devamını oku

İSG Duyuruları

İSG Kapsamında İşverenlerin Korona Virüsüne Karşı Yükümlülükleri

Yayınlanma tarihi

-

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yanı sıra İş Kanunu ve Borçlar Kanunu gereği işverenlerin çalışanlarının sağlık ve güvenliğini sağlamak için gerekli tedbir alma, eğitimleri verme ve denetimleri yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. İSG Mevzuatı “İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik”  ile korona virüs gibi salgın hastalıklarla ilgili işverenlerin yükümlülüklerini de belirlemektedir. 

Korona Virüsü Konusunda İşverenlerin Yapması Gerekenler 

  • Eğitim vermek: Çalışanlara, işyeri hekimi tarafından Korona Virüsü ile alakalı tedbir alıcı ve bilinçlendirici eğitim verilmesi gerekmektedir.
  • Risk Değerlendirme Raporu: İşyerlerinde Korona virüsüyle alakalı tehlike oluşturabilecek unsurlar yazılarak, tedbirler alınmalı ve uygulanmalıdır.
  • Acil Durum Eylem Planı: Acil durum eylem planına Korona virüsü için eklemeler yapılmalıdır. Virüse karşı önleyici tedbirlerin alınması sağlanarak, acil durumda müdahale ve tahliye yöntemleri bulunmalıdır. Ayrıca görevlendirilecek çalışanlar ve bu konuların işyeri bilgileri ile dokümante edilmiş başlıkları bulunmalıdır. İşyeri dışında acil durumda iletişime geçilecek hastane vb. kuruluşların iletişimleri belirtilerek acil durum eylem planına eklenmelidir.
  • Donanımlarının Sağlanması: Çalışanlara korona virüsünün bulaşmasını önlemek için İş Sağlığı ve Güvenliği donanımları sağlanmalıdır.
  • Uzaktan Çalışma Uygulamasının Hazırlanması: İşyerinde daimi bulunmak zorunluluğu olmayan çalışanlar için evden çalışma düzeninin kurulması gerekmektedir. İş seyahatleri ve toplantılar gibi toplu etkinliklerin azaltılması ve mümkün ise ertelenmesi gerekmektedir.

Devamını oku

İSG Duyuruları

ARAÇLARDA CEP TELEFONU KULLANIMI KAZA RİSKİNİ NASIL ARTIRIR?

Yayınlanma tarihi

-

Araçlarda Cep Telefonu Kullanımı Kaza Riskini Nasıl Artırır?

Cep telefonu kullanımı, acil durum iletişiminden, market rafındaki ürünlere kadar hayatımızın tüm alanlarına yayıldı. Pek çok zaman insanların boş zamanlarında cep telefonu araması yapmaktan başka vaktini neyle değerlendireceğine dair hiçbir fikri olmadığı görülüyor.
Bir telefon kullanıcısının yanında ya da kişisel olarak kendiniz bir cep telefonu kullanıyor olduğunuzda, telefon kullanımının ne kadar dikkat dağıtıcı bir unsur olduğunu göreceksiniz. Trafikte bulunduğunuz anda, araç ve gereçlerin kullanımında, caddede yürüyüş yaptığınızda, iş yerinizde çalışırken kullanılan cep telefonu kaza ve yaralanma riskini artırır.

Araştırmacılar distraksiyon düzeyini kandaki yüzde 8’lik alkol düzeyiyle karşılaştırmışlardır. Araştırma ayrıca araç kullanımı anında cep telefonuyla yapılan bir konuşmanın, bir yolcuyla sohbet etmekten daha dikkat dağıtıcı olduğunu göstermiştir.

Sürücülerin telefon görüşmesinin ilk iki dakikasında beklenmedik olaylara önemli ölçüde daha yavaş tepki verdiği ve telefon konuşmasının büyük bir kısmında çevrelerindeki trafik hareketlerinden habersiz oldukları gözlenmiştir.

Birçok ülkede telefon cihazı elde tutulmasa dahi seyir esnasında sürücünün telefon görüşmesi yapması yasaklanmıştır. Bu bize işin ciddiyetini anlamamız noktasında yardımcı olabilir ve elle tutulan bir cep telefonu olmadan dahi araç kullanımında riskin devam ettiğini gösterir. Araç kullanımında mutlaka bir telefon görüşmesi yapılması gerekiyorsa, bunun en iyi yolu aracın emniyet şeridine veya bir otoparka çekilmesidir.
Cep telefonları insanlar için harika bir kolaylık ve harika bir araç olabilir. Ancak bunların yanlış zamanda ve yanlış yerde kullanımı kesinlikle risk taşımaktadır. Bu, ekipman üzerinde çalışırken cep telefonlarının üretim alanlarında kullanılmasına izin vermememizin nedenlerinden biridir.

Bazı ülkelerde, araç kullanımı anında tüm cep telefonu kullanımı tamamen yasaklanmış durumdadır. Hatta araç kullanırken mesajlaştığı tespit edilen şoförlere  trafik cezalarının uygulandığı ülkeler bulunmaktadır.

Trafikte Telefon Kullanımı Cezası

Ülkemizde her yıl olduğu gibi bu yıl içinde trafik cezalarına bazı zamlar gelerek, yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelere göre seyir halinde iken cep telefonu ile konuşmak 73. madde gereğince yasaktır ve bu yasağı çiğneyen araç sürücülerine tam 92 TL ceza kesilir.

Araç kullanırken Üç Ana Tip Dikkat Dağıtıcı Vardır Bunlar;

• Görsel – Gözlerin yoldan ayırılması
• Manuel – Ellerin direksiyondan çekilmesi
• Bilişsel – Aklını başka düşüncelerle meşgul olması

Dikkatsiz sürüş, bir kişinin sürüş yaptığı birincil sürüş görevinden uzaklaşma ve çökme riskini artırma potansiyeline sahip bir kişi tarafından yürütülür. Bütün dikkat dağıtıcılar, sürücünün güvenliğini tehlikeye atsa da, en çok endişe verici olan sürücünün mesajlaşmasıdır.

Çünkü; araç kullanımı anında mesajlaşmak üç türden dikkat dağıtıcıyı da içerir.

Araç Kullanımı anında diğer dikkat dağıtıcı faaliyetler şunlardır:
• Cep telefonu kullanmak,
• Yemek ve içmek,
• Yolcularla konuşmak,
• Haritalar dahil olmak üzere okuma faaliyeti,
• Bir PDA veya navigasyon sistemi kullanmak,
• Video izlemek,
• Radyo istasyonu, CD veya Mp3 çaların değiştirilmesi.

 

Devamını oku

Trending