Takip Edin

İSG Haberleri

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Lojistik; bir ürün veya kaynağın başlangıç noktasından tüketim noktasına kadar, akış ve depolanma süreçlerinin, planlanması, uygulaması ve kontrol edilmesi olarak
tanımlanmaktadır. Nakliye, depolama, paketleme ve sevkiyat lojistik hizmetlerin alanları olarak sayılabilir. Bütün bu hizmetler ülkemizde özel veya kamu bünyesinde işletilen işyerleri aracılığı ile sunulmaktadır. Bu işyerlerinde kaza ve hastalıkların önlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sorumlulukları arasındadır.İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaları hem firma prestijinin, hem çalışan memnuniyetinin ve işçi sağlığının korunması sağlar. Hem de işverenin kanuni zorunluluklarını yerine getirmesinin ötesinde İş Sağlığı ve Güvenliği harcamalarından daha fazla kazancı bu uygulamalar vesilesi ile sağlayacak olması nedeni ile rekabet avantajı sağlamaktadır. Lojistiğin kendisinin doğru değerlendirilmesi bir rekabet avantajı oluştururken, İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının gerektiği gibi yapıldığı bir lojistik faaliyette bu avantaj artmaktadır.

Bir lojistik firmasının iş sağlığı ve güvenliği politikası çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlamayı amaç edinmiş ve normal çalışma düzenini engelleyecek her türlü kayıpları, insan veya makine üzerine sonuçlanan kazaları önleme ideali ile çalışmak üzerine şekillendirilmelidir. Firma, çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı oluşturmayı hedeflemeli, bu hedefe ulaşmanın sorumluluğunun yöneticisi ve çalışanları ile herkese ait olduğunu benimsemelidir. Yönetimin görevi işyerinde güvenli çalışma ortamının sürekliliğini ve çalışanların güvenliğini sağlamaktır. Bunlar, işyeri dizaynında iş güvenliği prensiplerine uymayı, ekipman seçimini, koruyucu ekipman ve mekanizmaları temin etmeyi, çalışanların eğitimini planlamayı- gerçekleştirmeyi, açık ve anlaşılır iş güvenliği kurallarını hazırlamayı içerir. Yönetim, çalışanları makine ve
ekipmanların kullanımı sırasında karşılaşabilecekleri tehlike ve zararlardan koruyacak bir iş güvenliği çerçevesi hazırlamalıdır.

Lojistik sektöründe çalışanlara düşen görev işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzük hükümlerini ve firma çalışma kurallarını içeren bu çerçeveye uymak ve yönetim ile birlikte çalışarak kendi mefaatleri için kayıplarla sonuçlanacak kazalara neden olabilecek tehlikeli durumları ortadan kaldırmak ya da riski kabul edilebilir seviyeye indirmektir. Bu ortak sorumluluk herkesin katılımını gerektirir. Kazalara neden olan ve bunları önleyecek olan insanlardır. Kazasız bir çalışma ortamı ancak iş sağlığı ve güvenliği kurallarını bilen ve bunları günlük çalışmalarında her alanda kullanabilen kişilerle sağlanır. Firmalar için lojistik ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ayrı ayrı verimlik oluşturduğu ve rekabet avantajı sağladığı tespit edilmiştir. Çalışmanın bundan sonraki kısmında lojistik işlemlerin tümünü bünyesinde barındıran ve asli işi lojistik olan bir firmada iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları irdelenecek ve risk analizleri incelenecektir. Lojistik fonksiyonların tamamını yürüten bir firmanın köklü iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yansıtılmasının ve uygulamalarının çalışmada sunulmasının sektörde yaşanan uygulama ve kültür oluşturma yetersizliklerine çözüm önerisi sunması hedeflenmiştir. Bu sayede özellikle son on yıldır hızla gelişen sektörde oluşan yeni firmaların işletmelerinde yararlanabilecekleri bir kaynak oluşturulmuş olacağı düşünülmektedir. Özellikle yeni sayılabilecek bir sektörde rekabet avantajının iş sağlığı ve güvenliği ile sağlanabileceği görüşü sayesinde insan yaşamı ve sağlığı ile çalışma koşullarının uygun olmasının işveren lehine olduğu ifade edilerek iş kazası, meslek hastalıklarının azaltılmasına katkı sağlanacağı öngörülmektedir.

İlginizi Çekebilir:  İşyeri Hekimliği Nedir ?

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulaması

Lojistik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği uygulaması aşağıda belirtilen faaliyetleri benimsetilmesi ve   yerine getirilmesiyle daha kusursuz uygulanabilir :

1. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili durumu sürekli iyileştirilmek.

2. İş yerlerinde genel bir önleme politikası üzerine çalışmaları sürdürmek.

3. İşin her aşamasında risk değerlendirmesi yaklaşımı ile tehlikelerin tespiti ve buna göre alınacak tedbirleri belirlemek.

4. İşyerlerinde çalışan müşterilerle ve alt işverenlerle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak işbirliği yapmak.

5. Çalışanları işyerinde karşılaşılabilecek riskler konusunda bilgilendirilmek.

6. Tüm çalışanların görüşlerini almak.

7. İşyerlerinde sağlık ve güvenlik görevlisi, sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi bulundurmak ve çalışmalarına öncülük etmek.

Lojistik sektörü özü itibariyle agresif, tehlikeli çalışma ortamı bulunan ve hızlı bir faaliyetler silsilesidir ve bu nedenle gerekli önlemlerin alınmaması halinde
kazalar kaçınılmaz olur. Firma iş kazalarının, meslek hastalıklarının, iş ve iş gücü kayıplarının ve maddi kayıpların önlenmesi için iş sağlığı ve güvenliği politikası
uyarınca gerekli çalışmaları yürütmek hedefi ile hareket etmektedir. Firmanın güvenlik kültürü, güvenliği veya emniyeti tehdit edebilecek davranışlarla veya uygulamalarla bunların yer aldığı ortak kullanım ya da etki alanında bulunan canlıların veya nesnelerin (teçhizat, araç vb.) muhtemel zararını en aza indirmeyi amaçlayan, güvenlik veya emniyete öncelik veren algılar, inançlar, tutumlar, kurallar, roller, sosyal- teknik- politik uygulamalarla, yetkinlikler ve sorumluluk hislerinin bütünü çerçevesine oturtulmuştur.

Lojistik Sektörün İş Sağlığı ve Güvenliği Talimatları

Lojistik sektörü  iş sağlığı ve güvenliği talimatları aşağıda belirtilen unsurları içermektedir;

1. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün yasa ve talimatlar: 4857 sayılı iş kanununun ilgili hükümlerine uygun olarak ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin muhtelif yönetmelikler  bütün faaliyetler ve düzenlemeler mutlaka bu talimatlar çerçevesinde yapılır.

İlginizi Çekebilir:  Radyo ve Televizyonlara 90 Dakika Eğitici Yayın Zorunluluğu

2. İş sağlığı ve güvenliği kurulu: Firma bünyesinde bulunan bütün birimlerin yöneticileri ve işyeri sağlık ve güvenlik temsilcileri ayda en az bir kez şirket genelinde sağlık ve güvenlik riski oluşturabilecek unsurları saptamak, önlemleri almak ve tecrübelerini diğer birimler ile paylaşmak maksadı ile insan kaynakları direktörünün başkanlığında toplanmalıdır.

3. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim almış, gerekli ehliyete sahip, iş yerindeki bütün iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını sevk
ve idare etmek, risk unsurlarını analiz etmek ve gerekli önlemlerin alınması için firma yönetimini bilgilendirmek ve harekete geçirmek ile görevlidir. Mevcut yasanın belirlemiş olduğu görevler ile çalışır.

4. İşyeri iş sağlığı ve güvenliği temsilcileri: Her birimde çalışanları temsil ile yükümlü temsilciler mevcuttur. Birimlerindeki iş sağlığı ve güvenliğini tehdit eden hususları tespit ederek, bu sorunları, giderilmesi için işyeri yönetimine ve iş sağlığı ve güvenliği kuruluna getirmekle mükelleftir. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda daha az deneyimli çalışanlara örnek teşkil ederek gerektiğinde eğitim vermekle sorumludur.

5. Risk analizleri: Risk oluşturan faktörleri belirlemek, bu risklerin önlenebilmesi için gerekli önerileri yapmak/ aksiyonları belirlemek, aksiyonu alacak kişiyi  belirlemek ve aksiyonun sonucunu takip edilmesini sağlamak gibi unsurlardan oluşur.

Lojistik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği için daha fazla bilgi almak isterseniz linke tıklayabilirsiniz : https://www.csgb.gov.tr/media/5020/cagataykuyucu.pdf 

 

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSG Haberleri

İş Güvenliği Eğitimi Almama Cezası

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Güvenliği Eğitimi Almama Cezası

İş güvenliği almama cezaları : çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen işverenlere eğitim vermediği çalışan başına 2019 yılında 626 lira para cezası uygulanacak. Örneğin 5 işçi çalıştıran bir işyerinde işçilere eğitim vermeyen işverene 3.130 lira para cezası uygulanacak.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimini 6331 sayılı kanuna göre her işletmenin çalışanlarına vermesi zorunludur.

İş sağlığı ve güvenliği eğitimini kamu ve özel sektörde çalışan memurlar, işçiler, gemi adamları, gazeteciler gibi bir çok çalışan kesimin alması gerekiyor. Bu eğitimin çalışanlara verilmesinden işveren sorumludur. Devlet kurumlarında ise ilgili idare sorumludur.

İş Güvenliği Eğitim Konuları

İş sağlığı ve güvenliği eğitimi; genel, sağlık ve teknik konular olmak üzere üç ana başlıkta verilecek. ( Geniş bilgi için bakınız. Arif Temir, İş Sağlığı ve İş Güvenliği, Yaklaşım Yayınları, Ankara, Haziran,2014).

İş Güvenliği Eğitimini Kim Verecek

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri;
İşyerinde görevli iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri tarafından, İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri, üniversiteler, kamu kurumlarının eğitim birimleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlıkça yetkilendirilmiş eğitim kurumları ve ortak sağlık ve güvenlik birimleri tarafından, Eğiticilerin eğitim programında yer alan konulara göre uzmanlık alanları dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla verilecek

İş Güvenliği Eğitimi Kaç Saat ?

Çalışanlara verilecek eğitimler, çalışanların işe girişlerinde ve işin devamı süresince belirlenen periyotlar içinde;
Az tehlikeli işyerleri için en az sekiz saat,
Tehlikeli işyerleri için en az on iki saat,
Çok tehlikeli işyerleri için en az on altı saat
Olmak üzere her çalışan için verilecek.

İş Güvenliği Eğitimi Mesaiden sayılacak

Eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılacak. Örneğin bir işyerinde haftada 45 saat çalışılıyorsa, 45 saate ilaveten haftada 5 saat iş sağlığı ve güvenliği dersi işçilere veriliyorsa işçilere haftalık 5 saat fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekiyor.

İlginizi Çekebilir:  Radyo ve Televizyonlara 90 Dakika Eğitici Yayın Zorunluluğu

İş Güvenliği Eğitimi Her yıl yapılacak mı?

Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yılda en az bir defa,
Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iki yılda en az bir defa,
Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde üç yılda en az bir defa,
Verilmesi gerekiyor. Ancak değişen ve ortaya çıkan yeni riskler de dikkate alınarak düzenli aralıklarla eğitim tekrarlanacak.

Çalışanın Eğitim Masrafı

İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılmayacak. Eğitim için işveren yapmış olduğu harcamaları eğitime katılan işçilerden/çalışanlardan isteyemeyecek.

 

Devamını oku

İSG Haberleri

Ofislerde Yangın Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

-

yangın güvenliği

Yangın Güvenliği: Ofiste Önleme ve Koruma

Acil bir durumda çalışanların muhasebesi çok önemlidir. Acil Durum Eylem Planı, tüm çalışanları nasıl doğru bir şekilde hesaba katacağını ele almalıdır.

Yangınların çoğunluğu (yüzde 77) evde, geri kalan yüzde 23 işte gerçekleşiyor. Bu makale, bir çalışan olarak, kendinizi ve iş arkadaşlarınızı ofiste korumak için neler yapabileceğinize odaklanacaktır. Buna ek olarak, yangınları önlemek için atılacak önlemlerin yanı sıra yangınları önlemek için atılabilecek belirli adımlara da odaklanacaktır.

Acil Durum Eylem Planları 

Bir çalışanın yangın güvenliği konusunda yapabileceği en önemli görevlerden biri, kuruluşun acil durum eylem planı hakkında iyi bir çalışma bilgisine sahip olmaktır. Her çalışan, işe alımlarının başlangıcında ve prosedürlere aşinalık sağlamak için gerektiği kadar  eğitilmelidir. En azından eğitim en az yılda bir kez yapılmalıdır.

Acil bir durumda çalışanları bilgilendirmek ve bir acil durum bildirmek, belirlenmiş acil durum tahliye yollarını ve çıkışlarını bildirmek, engelli işçi ve engelli ziyaretçileri destekleme prosedürleri, çalışanları dikkate alma prosedürleri ve kurtarma ve tıbbi prosedürlerden oluşacak yöntemlerden oluşmalıdır. Bu planın oluşturulması işverenin sorumluluğundadır; Bununla birlikte, çalışanın planı anlama ve bunlara katılma ve iyileştirme için önerilerde bulunma sorumluluğu vardır. Sonuçta, bir çalışanın hayatı bu plana bağlı olabilir.

Her kurulumda bir alarm sistemi yoktur veya dış alanlar veya ek binalar gibi alarm sisteminin etkili olmadığı alanlar olabilir. Bu gibi durumlarda, planın bu çalışanlara bildirimde bulunması gerekmektedir. Ek olarak, alarm sisteminin farklı acil durumlar için çeşitli sesleri olabilir. Çalışanlar bu farklılıkların farkında olmalıdır.

Yangın durumunda çalışanların ilk önceliği tesisi derhal boşaltmak ve belirlenen montaj noktasına gitmektir. Plan, belirlenmiş acil durum tahliye yollarını ele almalıdır. Bu rotalara aşina olmak bir çalışanın sorumluluklarının bir parçasıdır. Ayrıca, çalışan çıkışların ve rotaların engelsiz bir şekilde muhafaza edilmesini sağlamaya yardımcı olmalıdır. Çalışanlar ayrıca, ilk ateş tarafından engellendiğinde, ikincil bir kaçış yolu ile kendilerini tanıtmalıdır.

Herhangi bir acil durum eylem planının en gözden kaçan yönlerinden biri, çalışanların ve engelli ziyaretçilerinkidir. Yangın durumunda, çalışanların yangına girmesini ve sıkışıp kalmasını önlemek için asansörler en alt kata inip kapatacak şekilde programlanmıştır. Bu, ikinci ve daha yüksek katlar için çıkış yollarından birinin merdiven boşluklarından geçtiği anlamına gelir. Bir çalışan tekerlekli sandalye veya koltuk değneği gerektiriyorsa, merdivenleri geçerken yardıma ihtiyacı olacaktır. DAP bunu şansa bırakmamalı, yardım etmekle görevli çalışanlar seçmeli.

İlginizi Çekebilir:  Temel Yangın Eğitimi

Acil bir durumda çalışanların muhasebesi çok önemlidir. DAP, tüm çalışanları nasıl doğru bir şekilde hesaba katacağını ele almalıdır. Çalışanlar her zaman meclis lokasyonuna ilerlemeli ve amirlerini veya atanmış temsilcilerini durumları hakkında bilgilendirmelidir.

Son olarak, herhangi bir acil durumda, çalışanların yaralanma tehlikesi vardır. DAP ayrıca ilk yardım ve tıbbi müdahale alanlarını da tanımlamalıdır. Tıbbi müdahale ve / veya ilk yardım kitleri, belirlenmiş tıbbi müdahale görevlilerince kolayca erişilebilecek yapı yapılarının içinde ve dışında bulunmalıdır. 911 servisine başvurulması gerektiğinde, çalışanların yanıt veren ekipleri acil durum yerine yönlendirmeleri için görevlendirilmesi gerekir.

Yangın Söndürücüler

Bir yangın söndürücünün temel amacı, gerekirse bir tahliye yolunun temizlenmesine yardımcı olmaktır. İkinci bir amaç, küçük yangınları söndürmektir.  Uyarınca Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi (OSHA), işyerinde bir yangın söndürücü kullanması beklenen herkesin kullanımı konusunda eğitilmesini gerektirir. Bilmeniz gereken yanıcı madde ile oksijen ve ısı birleştiğinde yangın olayı meydana gelir. Yanıcı maddenin çeşidine göre yangınlar farklı sınıflara ayrılır.

Yangın Sınıfları

A Sınıfı: Katı haldeki yanıcı maddelerin yanmasıyla oluşan yangınlardır. Örneğin odun, pamuk, kağıt gibi maddelerin yanması sonucu oluşan yangınlar A sınıfı olarak tanımlanır. Bu yangınları söndürmek için su, sıvı söndürücü, kuru kimyevi tozlu söndürücüler kullanılabilir.
B Sınıfı: Sıvı haldeki yanıcı maddelerin yanmasıyla oluşan yangınlardır. Örneğin benzin, alkol tiner gibi maddelerin yanması sonucu oluşan yangınlar B sınıfı olarak tanımlanır. Bu yangınları söndürmek için su kullanılmamalıdır. Kuru kimyevi tozlu veya köpüklü söndürücüler kullanılabilir.
C Sınıfı: Gaz haldeki yanıcı maddelerin yanmasıyla meydana gelen yangınlardır. Başta metan ve pentan olmak üzere hidrokarbonlar, asetilen, hidrojen vb. yanıcı/patlayıcı gazların yanması sonucu oluşan yangınlar C sınıfı olarak tanımlanır. Bu yangınları söndürmek için kuru kimyevi tozlu söndürücüler kullanılabilir.
D Sınıfı: Metallerin yanması sonucu meydana gelen yangınlardır. Metaller çok yüksek sıcaklıkta, korlu, alev çıkarmadan yanar. Söndürme için kesinlikle su kullanılmamalıdır. Eğer su kullanılırsa, yüksek sıcaklıktan dolayı su moleküllerindeki hidrojen açığa çıkar. Hidrojen patlayıcı bir gaz olduğu için ortamda patlama meydana gelebilir. Bu yangınların söndürülmesi için kuru kimyevi tozlu söndürücüler kullanılabilir.
E Sınıfı: Elektrikli cihazlarda veya elektrik tesisatında meydana gelen arızalardan kaynaklı yangınlardır. Söndürme için su kullanılmamalıdır. Su iletken bir malzemedir ve elektrik yangınlarında kullanılması durumunda çarpılma meydana gelebilir. E sınıfı yangınlar içeriğinde karbondioksit bulunan söndürücüler ile söndürülebilir.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Uzmanı Maaşları 2019

F Sınıfı: Pişirme aletlerinde kullanılan yağların yanması sonucu meydana gelen yangınlardır. Özellikle evlerde, restoran ve otellerin mutfaklarında oluşabilmektedir. Tencere ve tavalarda kullanılan yağların sıcaklığının çok fazla yükselmesi sonucu bu tip yangınlar çıkabilmektedir. Söndürme için su kullanılmamalıdır. Su kullanılması durumunda parlama ve patlama meydana gelebilir. Toz söndürücü veya sulu kimyasal söndürücüler kullanılabilir.

Farklı yangın sınıfları için farklı söndürme teçhizatlarının kullanılması gerekmektedir. Doğru yöntemle söndürme yapılmadığında elektrik çarpması, kızgın yağın parlaması, patlama vb. istenmeyen durumlar meydana gelebilir. Bu sebeple yangına müdahale edilirken öncelikle hangi sınıf yangın olduğu tespit edilmeli, sonrasında uygun yöntemle söndürülmelidir.

Söndürme işleminin yapılabilmesi için öncelikle yangının algılanması gerekmektedir. Binaların yangından korunması hakkında yönetmelik (yangın yönetmeliği) ve EN 54 standartlarında zorunlu olduğu belirtilen yangın algılama sistemleri, meydana gelen yangınların en kısa sürede algılanmasını sağlar ve başta söndürme olmak üzere gerekli yangın senaryolarını başlatır.

Yangın Önleme İpuçları

En etkili yangın güvenliği aracı ilk etapta oluşmalarının engellenmesinde yatmaktadır. Aşağıda ofis yangınlarının önlenmesine yardımcı olmak için aşağıdaki ipuçları sağlanmıştır.

Kat hizmetleri

İyi kat hizmetleri sadece işyerindeki yaralanmaları önleyemez, aynı zamanda ofiste yangınları önlemek için de hayati öneme sahiptir. Yanıcı ve yanıcı maddeleri en aza indirgeyerek, yangın tehlikesi ortadan kalkmadığı takdirde büyük oranda azaltılır. Toz ayrıca yangın veya toz patlaması olasılığını artırabilir. Çöp tenekeleri yanıcı olmayan malzemelerden yapılmalı ve çöp tenekeleri kapaklarla kapatılmalıdır. Diğer bir önemli önleme yağlı bezleri, yanıcı olmayan malzemelerden yapılmış kendiliğinden kapanan bir kapta saklamaktır. Son olarak, yanıcı malzemeler yanıcı malzeme dolaplarında saklanmalıdır.

Elektriksel Güvenlik

Ofiste sık görülen bir olay, aşırı gerilim koruyucuları gibi çoklu prizler kullanarak devrelerin aşırı yüklenmesini içerir. Bazı durumlarda, çoklu fişlere takılan çoklu fişler vardır. Bir ofis binasındaki tipik devre, 20 amperlik bir kesiciye bağlanır. Prize takılacak her cihazın amp değeri etikette belirtilmiştir. Devreye bağlanacak tüm cihazlar, toplam amperi elde etmek için bir araya getirilmelidir. Bu derecelendirmeyi geçmeyin.

İlginizi Çekebilir:  Meksika'da Tanker Patladı, Çocuk Hastanesi Çöktü: 7 Ölü

Elektrik kabloları ofiste başka bir endişe kaynağıdır. Uzatma kabloları, ofiste kullanıldığında ticari kullanım için derecelendirilmelidir. Elektrik kabloları, keskin kenarlardan, titreşimden veya fişin yerine kabloyla elektrik prizlerinden çekilerek yıpranabilir. Kabloları daima prizden elektrik prizinden çekin. İzolasyonun sağlam kalmasını sağlamak için tüm kablolar en az yılda bir kez denetlenmelidir. Kırılmış, yıpranmış veya çatlamış elektrik kablolarını hemen değiştirin. Birçok şirketin denetimlerini yıllara göre belirlemek için renk kodlu bir bant bulunur. Örneğin, her iki ucundaki yeşil bant, kablonun 2019’da denetlendiğini temsil edebilir.

Ofis Aletleri

Kahve tencere, mikrodalga fırın, ekmek kızartma makinesi, vb. Bir ofis mutfağında yaygındır. Bu tür cihazlardan kaynaklanan yangınları önlemek için, her iş gününün sonunda bunları kapatmak üzere bir kişi (genellikle pozisyona göre) atanmalıdır.

Alan Isıtıcıları

Kış ve soğuk aylarda, çalışanlar genellikle alan ısıtıcılarını ofise getirir. Onları ofise getirmeden önce, çalışanlar düzgün çalıştıklarından ve devir emniyet cihazı ile donatılmış olduklarından emin olmalıdır. Birçok şirket, bu cihazların şirket elektrikçilerinin denetlenmesini ve izin verilmesini gerektiren politikalara sahiptir.

Özel Sigara İçilen Alanlar

Sigara içilmesi, potansiyel yangınlar için önemli bir kaynaktır. Sigara içilmesine yalnızca belirtilen alanlarda izin verilmesi önemlidir. Belirlenen sigara içme alanının yakınında bir yangın söndürücü bulundurmak her zaman iyi bir fikirdir.

Özet

Yangınlar, bugün bir ofis çalışanının karşılaştığı en ciddi sağlık ve güvenlik tehditlerinden biridir. Çalışanlar, şirketin acil durum eylem planını yakından tanımak zorundadır. Özellikle çalışanlar, kaçış yolları ve tıbbi müdahale prosedürleri dahil olmak üzere tahliye prosedürlerinden haberdar olmalarını sağlamalıdır. Bir tahliye yolunda ve prosedürlerinde bilgili hale gelince, bir çalışan hayatını veya başkasının hayatını kurtarabilir.

 

 

Devamını oku

İSG Haberleri

Endüstriyel Robotlar ve İş Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

-

Endüstriyel Robot Nedir?

Bu yazımızda son yıllarda sanayi üretiminden ziyade inşaat ve enerji yatırımları ağırlıklı gelişmekte olan ekonomimiz yüzünden çok fazla üzerinde durulmayan endüstriyel robotlar ve otomasyon sistemleri ile iş güvenliği ilişkisi üzerine yoğunlaşıyoruz. ISO 8373 standardında belirtildiğine göre endüstriyel robot: “Endüstriyel uygulamalarda kullanılan sabit veya hareketli olabilen, üç veya daha fazla programlanabilir eksene sahip, otomatik kontrollü, yeniden programlanabilir çok amaçlı manipülatördür”.
Endüstriyel robotları daha anlaşılır bir dille tanımlamak gerekir ise; malzeme ve parçaları taşımak, özel fonksiyonları yerine getirmek için tasarlanmış yardımcı ekipmanları kullanarak programlanmış olduğu değişken hareketleri yaparak montaj, kesme, kaynak ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek üzere tasarlanmış programlanabilen çok fonksiyonlu mekanik cihazlardır.

Endüstriyel Robotlar ve İş Güvenliği İlişkisi

Endüstriyel robotların iş güvenliği ile ilişkisini iki farklı yaklaşım altında inceleyebiliriz;

    • İş güvenliği açısından tehlike ve risk içeren işlerde robotların kullanılması
    • Robotların kendi oluşturdukları risk ve tehlikeler

Günümüzde endüstriyel robotlar çoklukla güvenli olmayan, sağlık yönünden sakınca içeren işlerde ve yüksek oranda tekrarlama içeren tekdüze işlerde kullanılmaktadır. Bunlar malzeme taşıma, montaj, kaynak, kesme (plazma, su jeti, lazer vb.), boyama, takım değiştirme ve benzeri farklı tipte uygulamalardan oluşmaktadır.

Çok fazla detaya girmeden genel çerçeveyi çizmek açısından örneğin, taşıma ve montaj işlerinde ergonomik riskler ön plana çıkmaktadır. Kaynak işlerinde yüksek düzeyde UV ışınlarına ve toksik gazlara maruziyet riski ön plana çıkmaktadır. Benzer şekilde boya işlemlerinde de solunum sistemine yönelik riskler mevcuttur. Paketleme, montaj ve makinaya hammadde yükleme boşaltma işlerinde de ergonomik risklerin yanısıra rutin işlerin doğası gereği psikometrik risk etmenleri devreye girmektedir. Tüm bunların ötesinde neredeyse pek çok endüstriyel uygulamada gürültü en önemli risk etmenlerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Uzmanı Maaşları 2019

Yukarıda belirtilen tüm tehlike kaynağı oluşturan süreçlerin bir de aynı anda hem hızlı hem de hatasız yapılması gerekliliği düşünüldüğünde iş kazası riski katlanarak büyümektedir. Bu açıdan bakılınca insan operatör yerine endüstriyel robot kullanımı “riski kaynağında yok etmek” prensibine uygun bir davranış haline gelmektedir.

Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan dikkat çekici bir sonuç ise robot kazalarının çoklukla rutin olmayan koşullarda, yani robotun programına uygun olarak rutin çalışması esnasında değil de programlama, bakım, test, kurulum veya ayarlamalar esnasında meydana geliyor oluşudur. Bu tip iş kazaları robotların kendi oluşturdukları risk ve tehlikeler kapsamında ele alınmakla beraber bakım ve benzeri operayonlar esnasında çalışanın geçici olarak robot çalışma bölgesinde bulunması ve bu esnada yaptığı bir dikkatsizliğin yaralanmalı kazaya yol açtığı görülmektedir.

Endüstriyel Robotların Güvenli Çalışması hakkında Mevzuatımız Ne Diyor?

Halen robotik endüstrisi için spesifik standartlar bulunmasa dahi mevzuatımızda yer alan “Makina Emniyeti Yönetmeliği” ve ilişkili düzenlemelerin genel mantığı uygulanarak endüstriyel robotların çalışması daha güvenli hale getirilebilir.
endüstriyel robotlar ve çalışma ortamı

İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Endüstriyel Robotlar Güvenli mi?

Yine çok basit şekilde alınması gereken önlemlerin genel çerçevesini çizecek olursak; Robot çalışma bölgesi tel kafes ya da kabin içerisine hapsedilmelidir. Operatörün robot ya da iş parçası ile etkileşimde bulunacağı açık kısımlar ise “ışık perdesi” ya da açılır kapanır pencere benzeri sistemlerle güvenli hale getirilmelidir.

İstenmeyen durumlarda robotu derhal durduracak bir “acil duruş düğmesi” sadece robotun kontrol ünitesi üzerinde değil kabin veya tel kafes üzerinde de bulunmalı, sayısı ve pozisyonu gerek içeride bakım çalışması yapan teknisyenin gerekse dışarıdan gerekli durumlarda müdahale edilebilecek mesafelere göre belirlenmelidir.

Su jeti veya plazma kesim gibi yüksek şiddette gürültü içeren işlemlerde robot mutlaka ses izolasyonu yapılmış bir kabin içerisine hapsedilmeli, kaynak operasyonlarında da benzer şekilde tehlikeli ışınların çevredeki çalışanlara ulaşamayacağı kapalı kabinler kullanılırken aynı zamanda kaynak bölgesindeki tehlikeli gazların tahliyesini sağlayacak havalandırma tertibatı bulunmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Kişisel Koruyucu Donanım

Elektrik direnç kaynağı gibi yüksek elektrik akımına bağlı yoğun manyetik alanların oluştuğu üretim tekniklerinde bu manyetik alanların elektronik haberleşme üzerindeki olumsuz etkileri sistem tasarımı ve kullanılan güvenlik ekipmanları tercihinde göz önüne alınmalıdır.

Kabin ve tel kafes içine yani robotun çalışma bölgesine açılan kapı üzerinde mutlaka güvenlik kilidi (safety interlock) bulunmalıdır. Böylece bakım ya da benzeri sebeple içeri girildiğinde robotun çalışması otomatik olarak durdurulmuş olacaktır.

Elektrikli güvenlik kilidine ilave olarak hareket sensörü, ışık bariyeri ve zemin sensörü kullanılarak operasyon esnasında robotun çalışma bölgesine girildiğinde robot durdurulabilir. Robot sistemi programlama esnasında tam hızda çalışmayacak şekilde olmalıdır. Şayet robot ile operatör aynı alanı paylaşacak ise robota çalışması için yeterli alan bırakılmalı ve operatörün robot erişim alanına yaklaşmasını önleyecek bariyerler (engeller) öngörülmelidir. Zira robot aynı işi yapmak için insana göre daha fazla alana ihtiyaç duymaktadır. Robot sistemi mümkün mertebe uzaktan bakım kontrol olanağı sağlamalıdır. Yani operatör sorun çözmek için gerekli kontrolleri mümkün mertebe robot çalışma alanına girmeden dışarıdan yapabilmelidir. Robot operasyon alanı yeterli seviyede aydınlatılarak uyarı işaretleri, emniyet techizatı ve yazılarının görünürlüğü artırılmalıdır.
Robot ile çalışanların ortak alanı paylaştığı durumlarda robot çalışma alanında zemine robotun erişim ve çalışma bölgeleri belirgin şekilde çizilerek insan çalışanların bu bölgelerden uzak durması sağlanmalıdır.

Endüstriyel robotların kullanıldığı işletmelerde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitiminde robot konusu detaylı şekilde ele alınmalıdır.
En sık rastlanan robot kazaları çarpma, sıkışma, ezilme şeklinde görülmekle birlikte günümüzde robot teknolojisinin ulaştığı nokta yaralanmalı kazaları büyük oranda engelleyecek seviyeye ulaşmış durumdadır. Özellikle hassas servomotor kontrolleri ve yüksek hızlı optik haberleşme bağlantıları sayesinde rutin programında yer almayan olağandışı tork yükselmesi durumlarında (çarpma gibi) robot kolu acil duruşa geçerek insan, takım, iş parçası ya da kendisinin zarar görmesine engel olabilmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Ukrayna‘da 390 Madenci Mahsur Kaldı!

Sonuç olarak, endüstriyel robotlar doğru bir sistem kurulduğu taktirde kendileri bir tehlike kaynağı olmanın ötesinde pek çok ağır ve tehlikeli işin insan sağlığı riske edilmeden yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.

U. Çağrı Tapıcı
Mak. Yük. Müh. A Sınıfı İSG Uzmanı

Kaynak: is-sagligi-ve-guvenligi.com

Devamını oku

Trending