Takip Edin

İSG Haberleri

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Lojistik; bir ürün veya kaynağın başlangıç noktasından tüketim noktasına kadar, akış ve depolanma süreçlerinin, planlanması, uygulaması ve kontrol edilmesi olarak
tanımlanmaktadır. Nakliye, depolama, paketleme ve sevkiyat lojistik hizmetlerin alanları olarak sayılabilir. Bütün bu hizmetler ülkemizde özel veya kamu bünyesinde işletilen işyerleri aracılığı ile sunulmaktadır. Bu işyerlerinde kaza ve hastalıkların önlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sorumlulukları arasındadır.İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaları hem firma prestijinin, hem çalışan memnuniyetinin ve işçi sağlığının korunması sağlar. Hem de işverenin kanuni zorunluluklarını yerine getirmesinin ötesinde İş Sağlığı ve Güvenliği harcamalarından daha fazla kazancı bu uygulamalar vesilesi ile sağlayacak olması nedeni ile rekabet avantajı sağlamaktadır. Lojistiğin kendisinin doğru değerlendirilmesi bir rekabet avantajı oluştururken, İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının gerektiği gibi yapıldığı bir lojistik faaliyette bu avantaj artmaktadır.

Bir lojistik firmasının iş sağlığı ve güvenliği politikası çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlamayı amaç edinmiş ve normal çalışma düzenini engelleyecek her türlü kayıpları, insan veya makine üzerine sonuçlanan kazaları önleme ideali ile çalışmak üzerine şekillendirilmelidir. Firma, çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı oluşturmayı hedeflemeli, bu hedefe ulaşmanın sorumluluğunun yöneticisi ve çalışanları ile herkese ait olduğunu benimsemelidir. Yönetimin görevi işyerinde güvenli çalışma ortamının sürekliliğini ve çalışanların güvenliğini sağlamaktır. Bunlar, işyeri dizaynında iş güvenliği prensiplerine uymayı, ekipman seçimini, koruyucu ekipman ve mekanizmaları temin etmeyi, çalışanların eğitimini planlamayı- gerçekleştirmeyi, açık ve anlaşılır iş güvenliği kurallarını hazırlamayı içerir. Yönetim, çalışanları makine ve
ekipmanların kullanımı sırasında karşılaşabilecekleri tehlike ve zararlardan koruyacak bir iş güvenliği çerçevesi hazırlamalıdır.

Lojistik sektöründe çalışanlara düşen görev işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzük hükümlerini ve firma çalışma kurallarını içeren bu çerçeveye uymak ve yönetim ile birlikte çalışarak kendi mefaatleri için kayıplarla sonuçlanacak kazalara neden olabilecek tehlikeli durumları ortadan kaldırmak ya da riski kabul edilebilir seviyeye indirmektir. Bu ortak sorumluluk herkesin katılımını gerektirir. Kazalara neden olan ve bunları önleyecek olan insanlardır. Kazasız bir çalışma ortamı ancak iş sağlığı ve güvenliği kurallarını bilen ve bunları günlük çalışmalarında her alanda kullanabilen kişilerle sağlanır. Firmalar için lojistik ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ayrı ayrı verimlik oluşturduğu ve rekabet avantajı sağladığı tespit edilmiştir. Çalışmanın bundan sonraki kısmında lojistik işlemlerin tümünü bünyesinde barındıran ve asli işi lojistik olan bir firmada iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları irdelenecek ve risk analizleri incelenecektir. Lojistik fonksiyonların tamamını yürüten bir firmanın köklü iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yansıtılmasının ve uygulamalarının çalışmada sunulmasının sektörde yaşanan uygulama ve kültür oluşturma yetersizliklerine çözüm önerisi sunması hedeflenmiştir. Bu sayede özellikle son on yıldır hızla gelişen sektörde oluşan yeni firmaların işletmelerinde yararlanabilecekleri bir kaynak oluşturulmuş olacağı düşünülmektedir. Özellikle yeni sayılabilecek bir sektörde rekabet avantajının iş sağlığı ve güvenliği ile sağlanabileceği görüşü sayesinde insan yaşamı ve sağlığı ile çalışma koşullarının uygun olmasının işveren lehine olduğu ifade edilerek iş kazası, meslek hastalıklarının azaltılmasına katkı sağlanacağı öngörülmektedir.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Uzmanı Maaşları 2019

Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulaması

Lojistik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği uygulaması aşağıda belirtilen faaliyetleri benimsetilmesi ve   yerine getirilmesiyle daha kusursuz uygulanabilir :

1. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili durumu sürekli iyileştirilmek.

2. İş yerlerinde genel bir önleme politikası üzerine çalışmaları sürdürmek.

3. İşin her aşamasında risk değerlendirmesi yaklaşımı ile tehlikelerin tespiti ve buna göre alınacak tedbirleri belirlemek.

4. İşyerlerinde çalışan müşterilerle ve alt işverenlerle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak işbirliği yapmak.

5. Çalışanları işyerinde karşılaşılabilecek riskler konusunda bilgilendirilmek.

6. Tüm çalışanların görüşlerini almak.

7. İşyerlerinde sağlık ve güvenlik görevlisi, sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi bulundurmak ve çalışmalarına öncülük etmek.

Lojistik sektörü özü itibariyle agresif, tehlikeli çalışma ortamı bulunan ve hızlı bir faaliyetler silsilesidir ve bu nedenle gerekli önlemlerin alınmaması halinde
kazalar kaçınılmaz olur. Firma iş kazalarının, meslek hastalıklarının, iş ve iş gücü kayıplarının ve maddi kayıpların önlenmesi için iş sağlığı ve güvenliği politikası
uyarınca gerekli çalışmaları yürütmek hedefi ile hareket etmektedir. Firmanın güvenlik kültürü, güvenliği veya emniyeti tehdit edebilecek davranışlarla veya uygulamalarla bunların yer aldığı ortak kullanım ya da etki alanında bulunan canlıların veya nesnelerin (teçhizat, araç vb.) muhtemel zararını en aza indirmeyi amaçlayan, güvenlik veya emniyete öncelik veren algılar, inançlar, tutumlar, kurallar, roller, sosyal- teknik- politik uygulamalarla, yetkinlikler ve sorumluluk hislerinin bütünü çerçevesine oturtulmuştur.

Lojistik Sektörün İş Sağlığı ve Güvenliği Talimatları

Lojistik sektörü  iş sağlığı ve güvenliği talimatları aşağıda belirtilen unsurları içermektedir;

1. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün yasa ve talimatlar: 4857 sayılı iş kanununun ilgili hükümlerine uygun olarak ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin muhtelif yönetmelikler  bütün faaliyetler ve düzenlemeler mutlaka bu talimatlar çerçevesinde yapılır.

İlginizi Çekebilir:  Kamu kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği yönetimi İSGSİS'in profesyonel ellerinde

2. İş sağlığı ve güvenliği kurulu: Firma bünyesinde bulunan bütün birimlerin yöneticileri ve işyeri sağlık ve güvenlik temsilcileri ayda en az bir kez şirket genelinde sağlık ve güvenlik riski oluşturabilecek unsurları saptamak, önlemleri almak ve tecrübelerini diğer birimler ile paylaşmak maksadı ile insan kaynakları direktörünün başkanlığında toplanmalıdır.

3. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim almış, gerekli ehliyete sahip, iş yerindeki bütün iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını sevk
ve idare etmek, risk unsurlarını analiz etmek ve gerekli önlemlerin alınması için firma yönetimini bilgilendirmek ve harekete geçirmek ile görevlidir. Mevcut yasanın belirlemiş olduğu görevler ile çalışır.

4. İşyeri iş sağlığı ve güvenliği temsilcileri: Her birimde çalışanları temsil ile yükümlü temsilciler mevcuttur. Birimlerindeki iş sağlığı ve güvenliğini tehdit eden hususları tespit ederek, bu sorunları, giderilmesi için işyeri yönetimine ve iş sağlığı ve güvenliği kuruluna getirmekle mükelleftir. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda daha az deneyimli çalışanlara örnek teşkil ederek gerektiğinde eğitim vermekle sorumludur.

5. Risk analizleri: Risk oluşturan faktörleri belirlemek, bu risklerin önlenebilmesi için gerekli önerileri yapmak/ aksiyonları belirlemek, aksiyonu alacak kişiyi  belirlemek ve aksiyonun sonucunu takip edilmesini sağlamak gibi unsurlardan oluşur.

Lojistik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği için daha fazla bilgi almak isterseniz linke tıklayabilirsiniz : https://www.csgb.gov.tr/media/5020/cagataykuyucu.pdf 

 

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSG Haberleri

İş Güvenliği Baret Cezası

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Güvenliği Baret Cezası

İş Güvenliği Baret Cezası 

Her işletme istisnasız iş sağlığı ve güvenliklerini  yerine getirmek zorundadır. Fakat işletme iş sağlığı ve güvenliği kurallarını yerine getirirken çalışanlarda bu kurallara neden ve sebep göstermeksizin uymak zorundadır.  Tedbir almayan işveren nasıl tazminat ödemek zorundaysa tedbirlere uymayan işçi de işini tazminatsız kaybedebilir.

Çalışan, iş güvenliği açısından baret, gözlük gibi, kendisine verilen koruyucu malzemeleri kullanmak zorunda. Bu şekilde çalışırken güvenliğini sağlamak zorundadır.  İşveren nasıl işyerinde güvenlik önlemlerini almak zorundaysa, işçi de bu önlemlere uymak zorunda. Ancak çoğu kez işçilerin kişisel koruyucu donanımlarını kullanmadıklarını görüyoruz. Örneğin; pek çok işçinin takmak zorunda olduğu bareti, ‘sıcak oluyor’, baretle çalışamıyorum’ gibi gerekçelerle takmadığını biliyoruz. Bu gibi durumlarda işveren gerekli bilgilendirme ve uyarıları yaptıktan sonra işçiyi işten çıkarabilir. İşçiler işyerinde sağlık ve güvenlik tedbirlerine uymak zorundadır. İşveren eğer işçinin baret kullanması gerektiğini kendisine bildirmiş ve gerekli eğitimleri vermişse ancak bütün bunlara rağmen işçinin baret kullanmadığını delilleriyle ortaya koymuş ve gerekli uyarı süreçlerini de işleterek işçiyi işten çıkarmışsa tazminat ödemeyecektir. Dolayısıyla, işçilerin işverenlerin yaptığı bildirimlere ve güvenlik önlemlerine uymaları gerekir. Aksi taktirde, hem işyerinde sağlık ve güvenliği tehdit etmiş olurlar, hem de işlerinden olabilirler.

Baret Takma Zorunluluğu Olan Yerler

Darbe emici şapkalar çarpmalara ve kesilmelere karşı koruma sağlar. Yüksekten malzeme düşmesine karşı herhangi bir koruyucu özelliği yoktur. Bu nedenle şapka baret kullanımında dikkatli olmak gerekir. Yüksekten düşme ihtimali olan ağır cisimlerin bulunduğu ortamlarda şapka baret kullanılması uygun olmaz. Tezgah başında kullanımında ise, şayet yukarıdan vinç gelmiyorsa kullanılabilir. Açıkçası yüksekten düşen malzeme 1 Kg. mı geçmiyorsa darbe emici şapkaların kullanılması uygundur.

Şapka, TS EN 812 standartlarına uygun olması şarttır. Havalandırma delikleri sayesinde hava akımını hızlandırarak terlemeyi engellemelidir. Kullanıcının kafasına tam oturması için arkasında ayar bandı olmalıdır. Başa gelen darbeyi absorbe etmek için iç kısımda sünger kullanılmalıdır. Göz, yüz, solunum koruma ürünleri ile uyumlu olmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Uzmanı Maaşları 2019

Baret Takılması Gereken Yerler

  • Ambarlar
  • Beton santralleri
  • Belediye, zabıta ve güvenlik görevlileri
  • Bahçe ve park düzenlemeleri
  • Bakım onarım (Kapalı ortamlarda)
  • Depolama tesisleri
  • Demir yolları
  • Gemi inşaat sektörü
  • Lojistik firmaları
  • Dekorasyon
  • Otomotiv Endüstrisi
  • Gıda Sektörü
  • Havaalanları
  • Otoyollar
  • Demir çelik sanayi
  • Cam sanayi
  • Akaryakıt sektörü 

 

Devamını oku

İSG Haberleri

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 2019

Yayınlanma tarihi

-

-

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı 2019

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 2019

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları B’ye Bakabilir mi ? C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları  2019 yılında işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacaklar. C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları genel olarak bütün sektörlerde az tehlikeli sınıfa bakmaktadır. C Sınıfı Uzmanları 2019 yılından önce tehlikeli sınıfta da görev almaktaydı fakat yeni alınan karara göre C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine hizmet verebilmesi 1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla sona erdi. Kanunda bir faklılık yapılmadığı takdirde C Sınıfı Güvenliği Uzmanları artık sadece az tehlikeli sınıflara bakabilecek. Bu durum binlerce C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanının işsizlikle karşı karşıya kalmasına neden oldu. Bu nedenle bazı işverenler, tehlikeli sınıftaki işyerlerine hizmet veren C sınıfı iş güvenliği uzmanlarını şimdiden işten çıkarmaya başladı kısacası C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları işsiz kalıyor.Ayrıca geçen yıl 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yapılan değişiklik nedeniyle C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının hizmet verebileceği işyeri sayısı oldukça azaldı. Değişiklikle; gerekli eğitimi alması durumunda işverenlere veya işveren vekillerine 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetini kendilerinin yürütebilmesine imkan tanınmıştı. C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının bir üst sınıfa bakabilmelerine ilişkin süre uzatılmadığı takdirde uzmanların yeni yılda piyasada nasıl iş bulabilecekleri tartışma konularından biri oldu.

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı B Sınıfına Nasıl Geçer?

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı az tehlikeli sınıfa bakarken B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı tehlikeli sınıfa bakmaktadır. Eğer C Sınıfı İSG sertifikasına sahipseniz B Sınıfına geçmek çok zor olmayacaktır.

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığından B Sınıfına geçmek için aşağıda yazılan şartları yerine getirmeniz yeterli olmaktadır.

b) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;

  • 1) (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara,
  • 2) İş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği alanında yüksek lisans yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı için yapılacak sınavda başarılı olanlara,
    EK-1’deki örneğine uygun olarak Genel Müdürlükçe verilir. 

     

     

     

İlginizi Çekebilir:  Temel Yangın Eğitimi
Devamını oku

İSG Haberleri

İş Kazası Olmayan İşyerlerine Teşvik

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Kazası Olmayan İş Yerlerine Teşvik

1 Ocak 2019’dan itibaren İş Sağlığı ve Güvenliğinde İş Verene Prim Desteği Başlıyor!

1 Ocak 2016-31 Aralık 2018 tarihleri içerisinde, on kişiden fazla işçinin çalıştığı çok tehlikeli sınıftaki işyerinde ölümlü veya sakatlanmayla sonuçlanan iş kazası yaşanmadıysa işveren üç yıl süreyle işsizlik sigortası primi ödemeyecek.

Ölümle ve sakatlanmayla sonuçlanan iş kazalarını azaltmak amacıyla 2015 yılında çıkartılan kanunda öngörülen teşvik, ilk kez 2019 yılında uygulanmaya başlanacak.

Türkiye’de 57 bin işyeri, “çok tehlikeli” sınıfta yer alıyor. İşçi sayısı 10’un üzerinde olan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerine, iş kazası meydana gelmediği takdirde işsizlik sigortası prim teşviki uygulanacak. İşverene, işçi başına aylık en az 20.30 lira prim teşviki sağlanacak. İşçi başına teşvik tutarı, işçinin brüt ücretine göre aylık 152.25 liraya kadar çıkabilecek.

Hangi İşyerleri Teşvik Kapsamında?

İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulaması  çerçevesinde prim teşvikinden çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerleri faydalanacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu iş yerlerini tehlike sınıfına göre üçe ayırıyor. Çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olarak iş yerleri sınıflandırılıyor. Çok tehlikeli iş yerleri madenler, inşaat şantiyeleri gibi pek çok risk unsurunu bulunduran iş yerleri. Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerleri teşvikten faydalanabilecek. Tehlikeli ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri için teşvik uygulaması söz konusu değil. Türkiye genelinde birden fazla çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren iş yeri bulunan işverenlerin çalışan sayısının 10’dan fazla olup olmadığının tespitinde, bu iş yerlerinin çalışan toplam sigortalı sayısı esas alınacak. Dolayısıyla, birden fazla çok tehlikeli sınıfta iş yeri bulunan işverenler bu iş yerlerinin toplam çalışan sayısı üzerinden değerlendirilecekler.

İlginizi Çekebilir:  İLK YARDIM EĞİTİMİ

Kaza Olmaması Gerekiyor

Kapsamdaki iş yerlerinin üç yıl süreyle ölümlü veya sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına neden olacak iş kazası yaşanmaması halinde teşvikten yararlanılması mümkün. Yani çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerlerinden 15 Ocak 2016 ve öncesinde faaliyete başlamış ve 2018 yılının Aralık ayına kadar ölümlü veya sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına neden olacak nitelikte iş kazası yaşanmamış olanlar 2019 yılının ocak ayından itibaren teşvikten yararlanmaya başlayabilecekler. Bu iş yerleri için teşvik 2019 yılının ocak ayından itibaren başlayacak ve 3 yıl süreyle uygulanacak. İşveren gerekli koşulların devamı halinde 3 yıllık süre boyunca teşvikten yararlanabilecek.

‘3 yıl’ hesabı 2017 başından

15 Ocak 2016 sonrasında faaliyete başlamış iş yerleri ise teşvikten gerekli koşulları sağlamaları halinde 2020 yılının ocak ayından itibaren yararlanmaya başlayabilecek. Yani bu durumdaki iş yerleri için 3 yıllık süre 2017 ocak ayından itibaren işlemeye başlayacak ve 2020 yılının ocak ayından itibaren de teşvikten yararlanmak mümkün olacak. İşyerleri 2016 Ocak’a kadar geçen süre için herhangi bir talepte bulunamayacaklar.

İSG Teşvik Miktarı Ne Kadar?

Teşvikten yararlanabilecek iş yerlerinde çalışan işçilerin teşvik süresi boyunca işsizlik sigortası primlerinin işveren hissesinin yarısı devlet tarafından karşılanacak. 2018 yılı için asgari ücretli bir işçinin işsizlik sigortası prim miktarının yarısı aylık 20.29 TL. Teşvikten yararlanacak iş yerlerinde bu tutar devlet tarafından karşılanacak. İşçinin brüt ücreti arttıkça teşvik miktarı da artacak. Teşvik kapsamında işverenin bir işçi için yararlanacağı tutar 152.2 TL’yi bulacak.

İSG Teşvik Süresi Ne Kadar?

Çok tehlikeli sınıfta yer alıp üç yıl boyunca ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen iş yeri işverenleri, teşvikten takip eden takvim yılından itibaren üç yıl boyunca yararlanabilecekler. Bu süre içerisinde teşvikten yararlanmayı engelleyen bir kaza yaşanırsa bir sonraki 3 yıl için destekten yararlanılması mümkün olmayacak.

İlginizi Çekebilir:  Temel Yangın Eğitimi

Başvuruya Gerek Bulunmuyor

Teşvik kapsamındaki iş yerlerinin teşvikten faydalanmak için başvuru yapmaları gerekmiyor. SGK kendisine yapılan iş kazası bildirimlerinden iş kazalarını inceleyecek ve 3 yıl süreyle ölüm veya sigortalıya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanmasını gerektiren bir iş kazası yaşanmamış iş yerlerinde teşviki otomatik olarak uygulayacak. Bu süreç içerisinde işveren çalıştırdığı işçiler için işsizlik sigortası primi ödemeyecek. Teşvik alırken şartlardan bir veya birkaçının ortadan kalkması nedeniyle yararlanamaz hale gelen iş yerlerinin ise yeniden teşvikten yararlanabilmek için başvuru yapması gerekecek.

İş Kazalarını Saklayana 5 yıl teşvik yok

Teşvikten yararlanmak adına iş yerinde yaşanan iş kazalarını bildirmediği tespit edilen iş yerleri 5 yıl boyunca bu teşvikten men edilecekler. Ayrıca teşvikten yararlanırken yaşanan iş kazasını bildirmediği veya geç bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden yararlandırılan teşvik tutarları gecikme faiziyle birlikte geri istenecek.

İSG devlet teşvikleri haberlerini anında öğrenmek istiyorsanız takipte kalın!

Kaynak : Ahmet Kıvanç – Habertürk

 

Devamını oku

Trending