Takip Edin

İSG Haberleri

Ofis Çalışanları İçin İş Güvenliği Eğitimi

Yayınlanma tarihi

-

ofislerde iş güvenliği eğitimi

Ofislerdeki iş güvenliği riskleri inşaat saha gibi çok tehlikeli sınıflarda yer almamaktadır. Ancak ofis çalışanları için iş güvenliği eğitimi mutlaka uygulanmaladır. Çünkü ofislerde çalışanları belirli riskler beklemektedir. Bu riskleri kısaca sıralamak gerekirse ergonomik konular (ör. iş yapış şekli,duruş posizyonu) hareketsiz  görevler, elektrik ve yangın tehlikeleri, kayarak ve takılarak düşme tehlikeleri, aydınlatma, sıcaklık, hava kalitesi ve bilgisayar kullanımıyla ilişkili riskler (örn. Göz yorgunluğu, kötü duruş), tekrarlayan gerilme hasarı.

Ergonomi

Ofis temelli çalışma en hızlı büyüyen istihdam biçimlerinden biri olduğundan, ofislerde çalışan kişilerin sağlığını, güvenliğini ve refahını etkileyebilecek ergonomik konuları tanımak önemlidir. Ergonomi, işyeri ekipmanı tasarımı veya cihazların, makinelerin veya çalışma alanının nasıl düzenleneceği ve tasarlanacağıdır, böylece insanlar ve nesneler güvenli ve verimli bir şekilde etkileşime girer.

İşverenler, özellikle bilgisayarların ve diğer ekran tabanlı ekipmanların kullanımıyla ilgili olarak ofislerdeki ergonominin öneminin giderek daha fazla farkındalar. Ergonomik önlemler, bu tür yaralanmaların önlenmesinde hayati öneme sahiptir.

Bilgisayar ekranının, klavyenin, personelin ve sandalyenin hizalanması, işçi için rahat ve elverişli ise, kafanın veya gövdenin bükülmesini gerektirmeyen bir iş alanı ergonomik olarak kabul edilebilir.

Ekranın, klavyenin ve sandalyenin yüksekliği de iyi ergonomi ve kullanıcı konforu için önemlidir.Ekrandaki parlama ya da yansımalar sebebiyle göz bozulabilir ve çalışanın uzun bir süre garip duruşları benimsemesine neden olabileceğinden, aydınlatma da önemlidir.

Ofislerde İş Kazalarını Önleme Yöntemleri

İş kazalarının durdurulabilmesi veya azaltılabilmesi, ancak iş kazalarına sebep olan, çalışanların güvensiz hareketlerinin ve işyerlerindeki güvensiz görünen durumların yok edilmesi veya minimuma indirgenmesi ile olacaktır.

Bilindiği üzere çalışanlar, kendilerine has bedensel, mental ve zihinsel özelliklere sahiptir. Her çalışanın elinden gelen meslek, gelebileceği başarı ve uygun değer aktivite becerileri birbirinden ayrı ve sınırlı olabilmektedir. Öte yandan çalışan, işletmede birçok değişken faktörlerin etkisi altında kalmaktadır; sıcaklık, nem, hava akımı, aydınlatma eşiği, gürültü eşiği, toz gibi… Bu gibi çalışma koşulları, çalışanlarda kısıtlı fiziksel ve zihinsel enerjiye sebebiyet vermekle birlikte, işlerini verimli yapabilmelerine engel olmaktadır.

Çalışma süresi boyunca tüketilen enerji artış göstermekte, bunun sonucunda çalışanda bıkkınlık ve yorgunluğun başlamasına, aynı zamanda vücudumuzdaki sistemlerin baş rolü olan temel organların düzgün çalışmamasına ve zarar görmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, çalışanda geçimsizlik, iletişim sorunu, memnuniyetsizlik, dikkat eksikliği gibi olumsuz hareket ve durumlara yol açarak işyerinde iş kazası geçirme olasılığını arttırmaktadır.

İş kazalarını önlemenin bir diğer yolu ise, kuşkusuz tüm çalışanların iş sağlığı ve güvenliği, işyerindeki tehlike ve riskler, belirlenen talimat ve kurallar konusunda eğitim almaları ve eğitimlerin önemi konusunda yeterli bilince kavuşturulmalarıdır.

Verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde, güvenli hareket etmenin şahsi yükümlülük ve çalışma şartı olduğu, işletme için, üretim için yerine getirilen her sorumluluğun emniyetli bir biçimde yapılması gerektiği mutlaka belirtilmelidir.

Güvensiz durumlara engel olma konusunda öncelikle insan sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokacak iş ortamlarından kaynaklanan risklerin belirlenmesi gerekir. Daha sonra bu risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler planlanır ve gerçekleştirilir.

İşyerinde güvenli olmayan durumları ortadan kaldırmak, iş kazalarının önlenmesinin en etkili yoludur. Bu konu üzerine yapılan çalışmalar daha kolay olmakla beraber sonuçları süreklilik gösterdiğinden daha etkilidir.

İlginizi Çekebilir:  İşyeri Hekimliği Nedir ?

Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliğini Tehdit Eden Hastalıklar

Ofis hastalıkları, devamlı hareketsiz kalma, sürekli aynı hareketleri yapma, ekranlı ve klavyeli araçlarla çalışma, uygunsuz duruşlar, el ile fazla hareket olduğu için aşırı yüklenmeler ile multisistemik hastalıklar olan ofis hastalıkları meydana gelmektedir. Yine, ofis çalışma ortamında olumsuz termal konfor, gürültü fazlalığı, aydınlatma eksikliği veya yüksekliği ve ergonomik olmayan çalışma düzeni vb. koşullar sebebiyle de ofis hastalıklarına yakalanmak kaçınılmaz olacaktır

Ofis hastalıkları şu başlıklar altında gruplandırılabilir;

Kas – İskelet Sistemi Hastalıkları

Ofislerde en önemli sağlık sorunu olarak ortaya çıkan ve çalışanlarda en sık görülen ofis hastalığı işe bağlı kas – iskelet sistemi hastalıklarıdır. Genellikle boyunda, omuzlarda, belde, dirsekte ve özellikle bileklerde yumuşak dokulardaki (kas, tendon, bağ, sinirler ve damarlar) incinmeler meydana gelmektedir. Birikimli (tekrarlı) travma bozuklukları da denilen bu rahatsızlıklar aynı zamanda huzursuzluk, ağrı, yorgunluk, şişlik, sertleşme, uyuşma, karıncalanma gibi rahatsızlıklar da görülmektedir. Bu tür rahatsızlıklara yol açabilecek ortak risk faktörleri olarak; tekrarlanan hareketler, statik (durağan) yük ve sürekli efor (güç harcama), ters (uygunsuz) duruşlar, mekanik temas stresi gösterilmektedir.

Kas hastalıkları genellikle uzun süreli klavye kullanımına bağlı olarak çalışanların kol bölgesinde meydana gelmektedir. Zamanla yaş ilerledikçe bu vücut kısımlarında osteoporoz riski artacaktır.

Psikolojik Hastalıklar

Devamlı gergin çalışanlarda sinir, mutlu olamama, toplumsal ve ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Ofis çalışanlarında ayrıca göz bozuklukları ve vücudun bazı kısımları ve organlarında görülen rahatsızlıklar da ofis hastalıklarını oluşturmaktadır

Alerjik Hastalıklar

Çalışanların havasız ve kapalı mekanlarda birlikte çalışmaları, dokuma veya yünlü ofis eşyaları, tütün ürünü tüketimi, genellikle ofis ortamında tercih edilen klima ve iklimlendirme makinaları gibi etkenler sebebi ile meydana gelmektedir. Ofislerde kullanılan kırtasiye malzemeleri alerjik cilt hastalıklarına sebep olabilmektedir. Klimalarla bulaşan lejyoner hastalığı da ofis ortamında çalışanları tehdit edebilir.

Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Devamlı gergin olmak, yüksek tansiyon ve kalp krizi gibi dolaşım sistemiyle alakalı hastalıklarda en önemli etkenlerdendir. Strese ek olarak azalmış hareket yetersizliği ve obezite, kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında risk etmenleridir.

Ofis Hastalılarını Engellemek İçin Yapılması Gerekenler;

-Düzenli aralıklarla egzersiz yapılmalı, fiziksel aktivitelerde bulunulmalıdır
-Belirli uyku düzeni oluşturulmalı ve yeterince dinlenme zamanı yaratılmalıdır.
-Ofis dizaynının çalışana uyumlu, ergonomik olması sağlanmalıdır
-İş yaşantısı dışında hobilere de zaman ayrılmalıdır

Ekranlarla Çalışma

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te ekranlı araç tanımı şu şekilde yapılmıştır; uygulanan işlemin içeriğine bakılmaksızın ekranında harf, rakam, şekil, grafik ve resim gösteren her türlü araç.

Çalışanların bilgisayar kullanırken fiziksel rahatsızlık hissetmesi durumu, ofis düzeninde ergonomik problemlerinin varlığına işaret edecektir. Ofis ortamında ergonomik problemlerin varlığı, çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli olmasını, çalışanların motivasyonunu, iş verimini, çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerini, işyerlerine olan güvenlerini ve bağlılıklarını bir süre sonra muhtemel etkileyecektir.

Uzun süreli bilgisayar kullanımına ilişkin günde sürekli olarak yaklaşık 4 saatten fazla bilgisayar kullanmak kas ve iskelet sistemimiz için yüksek düzeyde risk olacaktır. Buna ilave olarak gün içerisinde bilgisayar kullanım zamanı, şekli açısından vücudumuzda en çok boyun kısmı olmak üzere bel, sırt, omuz ve kollar etkilenen bölgelerimizdir.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Uzmanı Maaşları 2019

Ekranlı araçlar ile çalışmalarda kullanılan monitör, klavye, çalışma masası veya yüzeyi, çalışma sandalyesi gibi donanımları ayrıntılı olarak ele alacak olursak;

Monitör;

Çalışma esnasında monitöre bakıldığında ekrandaki simgeler rahatlıkla ayırt edilebilir olmalıdır. Bakılan görüntü sabit olmalı, ekranda titreme vb. problemler olmamalıdır. Ekran parlaklığı ve kontrastını kendi ihtiyacına göre çalışan kolaylıkla ayarlayabilmelidir. Çalışanın tercihine göre ekran, yönlendirilmesi ayarlanabilecek özellikte olmalıdır. Monitör harici bir parça ve herhangi bir masa üzerinde rahatlıkla kullanılabilir olmalıdır. Çalışanın görmesini engelleyecek ışık yansımalarını engellenmelidir. Ekran ile çalışanın göz hizası arasında en az 65 cm mesafe olmalıdır

Genel olarak ekranlı araçlar ile çalışanların kullandıkları monitörü mümkün olduğunca kendilerinden uzağa yerleştirmeleri, görünümü kolaylaştırması açısından yazı karakterinin boyunu arttırmaları kendileri açısından daha sağlıklı olacaktır

Klavye;

Klavyenin çalışanın el ve kollarının yorulmaması ve rahatça çalışabilmesi için ekrandan ayrı ve hareketli olması gerekir. Olası bilek ağrıları ve rahatsızlıkları, çalışanın bileklerini dayayabileceği klavyenin ön tarafına koyulan özel bir destek ile engellenmiş olur. Çalışma pozisyonuna göre, klavye ve tuşların rengi parlamamalı, kolayca görülebilecek ve okunabilecek şekilde olmalıdır.

Çalışma Masası;

Ekran, klavye, fare, evraklar ve diğer malzemelerin rahat bir şekilde yerleştirilebilmesine imkan verecek biçimde, ışık yansıması yapmayacak nitelikte ve uygun genişlikte olmalıdır. Gününün çoğunu masa başında geçiren çalışanlar için en doğru ve ergonomik masa tasarımı yarım daire şeklinde olandır. Ekranlı araçlar ile çalışmalarda dokümanlar ve ekran arası gözler ve boyun sürekli hareket halinde olacağından bir süre sonra ağrılar ve rahatsızlar başlatacaktır. Bunun engellenmesi, daha verimli ve daha sağlıklı çalışmalar yapılabilmesi açısından ayarlanabilir özellikte doküman tutucu kullanılması tavsiye edilir.

Çalışma Sandalyesi

Çalışma sandalyesi veya koltuğu bireyin uygun bir şekilde oturabileceği ve rahatlıkla yönünü ayarlayabileceği biçimde olmalıdır. Oturulan kısım her yöne rahatlıkla kalibre edilebilmelidir. Ergonomik koltuklarda oturma yerinin omurganın maruz kalacağı bükülme ve yüklenmelere karşı destekleyici (etkileri yumuşatıcı) olması gerekmektedir (Gültekin ve Hastürk, 2013). Çalışanın ayaklarının yere tam basmadığı durumlarda ve istenildiğinde operatöre uygun bir ayak dayanağı sağlanmalıdır. Ergonomik sandalye için örnek olarak bürosit ve adore markaları verilebilir.

Uygunsuz Davranışlar

Doğal duruşun dışındaki duruşlar uygunsuz duruşlar olarak tanımlanmaktadır. Yapılan faaliyet için en emniyetli ve ergonomik duruş, kişinin doğal duruşu olacaktır. Uygun olmayan pozisyonlar kas ve eklemlere yüklenerek vücudun fiziksel sınırlarını zorlar, sonrasında istenmeyen meslek hastalıklarına yakalanma riskini arttırmış olurlar. Çalışanların dikkat etmedikleri uygunsuz duruşlara örnek olarak gün içerisinde iki saatten fazla yapılan aşağıdaki faaliyetler sıralanabilir:

-Diz üzerine çökerek çalışmak
-Beli bükerek veya eğilerek çalışmak
-Ayaklara dayanak sağlamadan oturmaktır
-Statik duruş: Bireyin sürekli aynı konumda uzun süre durarak çalışması gereken duruşlar olabilir. Bu durumda kan akışı bir süre sonra engellenecek, kaslarda yorgunluk durumu ve ezilmeler oluşacaktır. Ergonomik iyileşmelerle statik duruşun etkileri sınırlandırılabilir.

Termal Konfor

Çalışanların en az sekiz saatini geçirdiği ofislerdeki sıcaklık,nem ve hava akımının sağlanması kişilerin sağlığını ve verimini doğrudan etkilemesi nedeniyle son derece önem teşkil etmektedir. Ofis iç hava sıcaklığının ne çok az ne de çok yüksek seviyede olması sağlanmalıdır. 20-26 °C, optimum ortam sıcaklığı olarak kabul edilmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Ukrayna‘da 390 Madenci Mahsur Kaldı!

İç ortamdaki nem miktarı ısıl konforu belirleyen diğer faktördür. Normalin üzerinde nem bulunan bir çalışma ortamı kişiye sıkıntı verecektir. Normal seviyenin dah altında bulunan nem miktarı ise çalışanda burun, göz ve ağız kuruluğu meydana gelecektir. Bu sebeple vücut su kaybeder ve çalışan sürekli su içmek ister. İç ortam bağıl nem değeri %30-70 aralığında olmalıdır.

Aydınlatma

Güvenli çalışma ortamının sağlanması için, işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ve iş güvenliği koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Aydınlatma güvenli ve uygun görüş alanı oluşturulması adına işletmelerde önemli bir yer almaktadır.

İSG açısından ise aydınlatmanın iş kazalarının önüne geçmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır. Genellikle aydınlatma şiddetinin 200 lüksten az olduğu işletmelerde iş kazaları meydana gelmektedir

Ofislerdeki aydınlatma ihtiyacı, yapılan faaliyetlere göre değişiklik gösterebilir. Doğal aydınlatma ve yapay aydınlatma olmak üzere iki şekilde sağlanabilir. Ofis tasarımı çalışanlar üzerinde olumlu etki yaratacağından bolca güneş ışığından yararlanılabilecek biçimde yapılmalıdır. Gerekli durumlarda kişisel aydınlatma olarak doğru yere konulması şartıyla masa lambası kullanılabilir.

Psikolojik Faktörler

Ergonominin çalışan ve iş ortamı arasındaki uyumu sağlamada sadece teknik düzenlemeye ağırlık vermesi yeterli değildir, bu düzenlemenin yanında çalışanın psikolojik yapısının dikkate alınarak işe uyumunun sağlanması gerekmektedir.
Çalışan psikolojik yönden tatmin edildiği müddetçe işletmelerin veya kurumların verimliliği artacak, örgüt içi tüm ilişkiler ve işin yapılması istenilen düzeyde olacaktır.

Ofislerdeki psikolojik risk faktörlerini çalışandan, işin yapısından ve işletmenin yapısından olmak üzere üç başlık altında inceleyebiliriz.

Ofis ve Ergonomi

Günümüzün çoğu zamanını alsa da geçimimizi sağlamak için çalışmak zorundayız. Ofis işi, sektör bazında farklılık gösterse bile çalışanların büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu bir gerçektir. Ofis çalışanlarının çalışma saatlerinin hemen hemen tamamını masa başında geçirdiği görülmektedir.

Ofis, işletmelerin yönetimini sağlamak için masa başı çalışmaların yapıldığı alandır. Ofis denilince aklımıza hesap kitap işlerinin yapıldığı, rapor ve belgeler hazırladıkları, ödemeler ve araştırmalar yaptıkları, bir nevi hizmet üretimi yapan insanların var olduğu ortam olarak akla gelir.

Tek başına belirli bir hizmet üretmeye yönelik ofisler olduğu gibi, daha büyük bir işletmenin öğesi olarak, bu işletmenin hedefinin gerçekleştirilmesinde diğer bölümlere yardımcı, onlara destek hizmeti sağlayan ve işlerini kolaylaştıran ofisler de olabilir.

Modern ofisler basit önlemler ile engellenebilecek potansiyel tehlikelerle doludur. Ergonomik tasarım ve düzenlemeler ile insan vücudundan en yüksek verim alınacak, en önemlisi çalışanın sakatlanma veya yaralanma riski en aza indirgenecektir.

Ofislerde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak, ancak ergonomik risk etmenleri göz önünde bulundurularak sağlanmaktadır.

Bu çalışma ile ofislerde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında ve meydana gelen meslek hastalıklarının önlenmesinde ergonominin yeri ve ne derece önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır.

Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliğinin önemini anlatan önemli bir video;

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSG Haberleri

İş Güvenliği Baret Cezası

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Güvenliği Baret Cezası

İş Güvenliği Baret Cezası 

Her işletme istisnasız iş sağlığı ve güvenliklerini  yerine getirmek zorundadır. Fakat işletme iş sağlığı ve güvenliği kurallarını yerine getirirken çalışanlarda bu kurallara neden ve sebep göstermeksizin uymak zorundadır.  Tedbir almayan işveren nasıl tazminat ödemek zorundaysa tedbirlere uymayan işçi de işini tazminatsız kaybedebilir.

Çalışan, iş güvenliği açısından baret, gözlük gibi, kendisine verilen koruyucu malzemeleri kullanmak zorunda. Bu şekilde çalışırken güvenliğini sağlamak zorundadır.  İşveren nasıl işyerinde güvenlik önlemlerini almak zorundaysa, işçi de bu önlemlere uymak zorunda. Ancak çoğu kez işçilerin kişisel koruyucu donanımlarını kullanmadıklarını görüyoruz. Örneğin; pek çok işçinin takmak zorunda olduğu bareti, ‘sıcak oluyor’, baretle çalışamıyorum’ gibi gerekçelerle takmadığını biliyoruz. Bu gibi durumlarda işveren gerekli bilgilendirme ve uyarıları yaptıktan sonra işçiyi işten çıkarabilir. İşçiler işyerinde sağlık ve güvenlik tedbirlerine uymak zorundadır. İşveren eğer işçinin baret kullanması gerektiğini kendisine bildirmiş ve gerekli eğitimleri vermişse ancak bütün bunlara rağmen işçinin baret kullanmadığını delilleriyle ortaya koymuş ve gerekli uyarı süreçlerini de işleterek işçiyi işten çıkarmışsa tazminat ödemeyecektir. Dolayısıyla, işçilerin işverenlerin yaptığı bildirimlere ve güvenlik önlemlerine uymaları gerekir. Aksi taktirde, hem işyerinde sağlık ve güvenliği tehdit etmiş olurlar, hem de işlerinden olabilirler.

Baret Takma Zorunluluğu Olan Yerler

Darbe emici şapkalar çarpmalara ve kesilmelere karşı koruma sağlar. Yüksekten malzeme düşmesine karşı herhangi bir koruyucu özelliği yoktur. Bu nedenle şapka baret kullanımında dikkatli olmak gerekir. Yüksekten düşme ihtimali olan ağır cisimlerin bulunduğu ortamlarda şapka baret kullanılması uygun olmaz. Tezgah başında kullanımında ise, şayet yukarıdan vinç gelmiyorsa kullanılabilir. Açıkçası yüksekten düşen malzeme 1 Kg. mı geçmiyorsa darbe emici şapkaların kullanılması uygundur.

Şapka, TS EN 812 standartlarına uygun olması şarttır. Havalandırma delikleri sayesinde hava akımını hızlandırarak terlemeyi engellemelidir. Kullanıcının kafasına tam oturması için arkasında ayar bandı olmalıdır. Başa gelen darbeyi absorbe etmek için iç kısımda sünger kullanılmalıdır. Göz, yüz, solunum koruma ürünleri ile uyumlu olmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Elektrikli İşlerde İş Güvenliği

Baret Takılması Gereken Yerler

  • Ambarlar
  • Beton santralleri
  • Belediye, zabıta ve güvenlik görevlileri
  • Bahçe ve park düzenlemeleri
  • Bakım onarım (Kapalı ortamlarda)
  • Depolama tesisleri
  • Demir yolları
  • Gemi inşaat sektörü
  • Lojistik firmaları
  • Dekorasyon
  • Otomotiv Endüstrisi
  • Gıda Sektörü
  • Havaalanları
  • Otoyollar
  • Demir çelik sanayi
  • Cam sanayi
  • Akaryakıt sektörü 

 

Devamını oku

İSG Haberleri

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 2019

Yayınlanma tarihi

-

-

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı 2019

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 2019

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları B’ye Bakabilir mi ? C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları  2019 yılında işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacaklar. C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları genel olarak bütün sektörlerde az tehlikeli sınıfa bakmaktadır. C Sınıfı Uzmanları 2019 yılından önce tehlikeli sınıfta da görev almaktaydı fakat yeni alınan karara göre C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine hizmet verebilmesi 1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla sona erdi. Kanunda bir faklılık yapılmadığı takdirde C Sınıfı Güvenliği Uzmanları artık sadece az tehlikeli sınıflara bakabilecek. Bu durum binlerce C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanının işsizlikle karşı karşıya kalmasına neden oldu. Bu nedenle bazı işverenler, tehlikeli sınıftaki işyerlerine hizmet veren C sınıfı iş güvenliği uzmanlarını şimdiden işten çıkarmaya başladı kısacası C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları işsiz kalıyor.Ayrıca geçen yıl 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yapılan değişiklik nedeniyle C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının hizmet verebileceği işyeri sayısı oldukça azaldı. Değişiklikle; gerekli eğitimi alması durumunda işverenlere veya işveren vekillerine 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetini kendilerinin yürütebilmesine imkan tanınmıştı. C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının bir üst sınıfa bakabilmelerine ilişkin süre uzatılmadığı takdirde uzmanların yeni yılda piyasada nasıl iş bulabilecekleri tartışma konularından biri oldu.

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı B Sınıfına Nasıl Geçer?

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı az tehlikeli sınıfa bakarken B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı tehlikeli sınıfa bakmaktadır. Eğer C Sınıfı İSG sertifikasına sahipseniz B Sınıfına geçmek çok zor olmayacaktır.

C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığından B Sınıfına geçmek için aşağıda yazılan şartları yerine getirmeniz yeterli olmaktadır.

b) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;

  • 1) (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara,
  • 2) İş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği alanında yüksek lisans yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı için yapılacak sınavda başarılı olanlara,
    EK-1’deki örneğine uygun olarak Genel Müdürlükçe verilir. 

     

     

     

İlginizi Çekebilir:  İnşaatlarda İş Güvenliği
Devamını oku

İSG Haberleri

İş Kazası Olmayan İşyerlerine Teşvik

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Kazası Olmayan İş Yerlerine Teşvik

1 Ocak 2019’dan itibaren İş Sağlığı ve Güvenliğinde İş Verene Prim Desteği Başlıyor!

1 Ocak 2016-31 Aralık 2018 tarihleri içerisinde, on kişiden fazla işçinin çalıştığı çok tehlikeli sınıftaki işyerinde ölümlü veya sakatlanmayla sonuçlanan iş kazası yaşanmadıysa işveren üç yıl süreyle işsizlik sigortası primi ödemeyecek.

Ölümle ve sakatlanmayla sonuçlanan iş kazalarını azaltmak amacıyla 2015 yılında çıkartılan kanunda öngörülen teşvik, ilk kez 2019 yılında uygulanmaya başlanacak.

Türkiye’de 57 bin işyeri, “çok tehlikeli” sınıfta yer alıyor. İşçi sayısı 10’un üzerinde olan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerine, iş kazası meydana gelmediği takdirde işsizlik sigortası prim teşviki uygulanacak. İşverene, işçi başına aylık en az 20.30 lira prim teşviki sağlanacak. İşçi başına teşvik tutarı, işçinin brüt ücretine göre aylık 152.25 liraya kadar çıkabilecek.

Hangi İşyerleri Teşvik Kapsamında?

İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulaması  çerçevesinde prim teşvikinden çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerleri faydalanacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu iş yerlerini tehlike sınıfına göre üçe ayırıyor. Çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olarak iş yerleri sınıflandırılıyor. Çok tehlikeli iş yerleri madenler, inşaat şantiyeleri gibi pek çok risk unsurunu bulunduran iş yerleri. Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerleri teşvikten faydalanabilecek. Tehlikeli ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri için teşvik uygulaması söz konusu değil. Türkiye genelinde birden fazla çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren iş yeri bulunan işverenlerin çalışan sayısının 10’dan fazla olup olmadığının tespitinde, bu iş yerlerinin çalışan toplam sigortalı sayısı esas alınacak. Dolayısıyla, birden fazla çok tehlikeli sınıfta iş yeri bulunan işverenler bu iş yerlerinin toplam çalışan sayısı üzerinden değerlendirilecekler.

İlginizi Çekebilir:  Ukrayna‘da 390 Madenci Mahsur Kaldı!

Kaza Olmaması Gerekiyor

Kapsamdaki iş yerlerinin üç yıl süreyle ölümlü veya sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına neden olacak iş kazası yaşanmaması halinde teşvikten yararlanılması mümkün. Yani çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan fazla çalışanı bulunan iş yerlerinden 15 Ocak 2016 ve öncesinde faaliyete başlamış ve 2018 yılının Aralık ayına kadar ölümlü veya sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına neden olacak nitelikte iş kazası yaşanmamış olanlar 2019 yılının ocak ayından itibaren teşvikten yararlanmaya başlayabilecekler. Bu iş yerleri için teşvik 2019 yılının ocak ayından itibaren başlayacak ve 3 yıl süreyle uygulanacak. İşveren gerekli koşulların devamı halinde 3 yıllık süre boyunca teşvikten yararlanabilecek.

‘3 yıl’ hesabı 2017 başından

15 Ocak 2016 sonrasında faaliyete başlamış iş yerleri ise teşvikten gerekli koşulları sağlamaları halinde 2020 yılının ocak ayından itibaren yararlanmaya başlayabilecek. Yani bu durumdaki iş yerleri için 3 yıllık süre 2017 ocak ayından itibaren işlemeye başlayacak ve 2020 yılının ocak ayından itibaren de teşvikten yararlanmak mümkün olacak. İşyerleri 2016 Ocak’a kadar geçen süre için herhangi bir talepte bulunamayacaklar.

İSG Teşvik Miktarı Ne Kadar?

Teşvikten yararlanabilecek iş yerlerinde çalışan işçilerin teşvik süresi boyunca işsizlik sigortası primlerinin işveren hissesinin yarısı devlet tarafından karşılanacak. 2018 yılı için asgari ücretli bir işçinin işsizlik sigortası prim miktarının yarısı aylık 20.29 TL. Teşvikten yararlanacak iş yerlerinde bu tutar devlet tarafından karşılanacak. İşçinin brüt ücreti arttıkça teşvik miktarı da artacak. Teşvik kapsamında işverenin bir işçi için yararlanacağı tutar 152.2 TL’yi bulacak.

İSG Teşvik Süresi Ne Kadar?

Çok tehlikeli sınıfta yer alıp üç yıl boyunca ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen iş yeri işverenleri, teşvikten takip eden takvim yılından itibaren üç yıl boyunca yararlanabilecekler. Bu süre içerisinde teşvikten yararlanmayı engelleyen bir kaza yaşanırsa bir sonraki 3 yıl için destekten yararlanılması mümkün olmayacak.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Talimatı Nasıl Hazırlanır ?

Başvuruya Gerek Bulunmuyor

Teşvik kapsamındaki iş yerlerinin teşvikten faydalanmak için başvuru yapmaları gerekmiyor. SGK kendisine yapılan iş kazası bildirimlerinden iş kazalarını inceleyecek ve 3 yıl süreyle ölüm veya sigortalıya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanmasını gerektiren bir iş kazası yaşanmamış iş yerlerinde teşviki otomatik olarak uygulayacak. Bu süreç içerisinde işveren çalıştırdığı işçiler için işsizlik sigortası primi ödemeyecek. Teşvik alırken şartlardan bir veya birkaçının ortadan kalkması nedeniyle yararlanamaz hale gelen iş yerlerinin ise yeniden teşvikten yararlanabilmek için başvuru yapması gerekecek.

İş Kazalarını Saklayana 5 yıl teşvik yok

Teşvikten yararlanmak adına iş yerinde yaşanan iş kazalarını bildirmediği tespit edilen iş yerleri 5 yıl boyunca bu teşvikten men edilecekler. Ayrıca teşvikten yararlanırken yaşanan iş kazasını bildirmediği veya geç bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden yararlandırılan teşvik tutarları gecikme faiziyle birlikte geri istenecek.

İSG devlet teşvikleri haberlerini anında öğrenmek istiyorsanız takipte kalın!

Kaynak : Ahmet Kıvanç – Habertürk

 

Devamını oku

Trending