Takip Edin

İSG Haberleri

Ofis Çalışanları İçin İş Güvenliği Eğitimi

Yayınlanma tarihi

-

ofislerde iş güvenliği eğitimi

Ofislerdeki iş güvenliği riskleri inşaat saha gibi çok tehlikeli sınıflarda yer almamaktadır. Ancak ofis çalışanları için iş güvenliği eğitimi mutlaka uygulanmaladır. Çünkü ofislerde çalışanları belirli riskler beklemektedir. Bu riskleri kısaca sıralamak gerekirse ergonomik konular (ör. iş yapış şekli,duruş posizyonu) hareketsiz  görevler, elektrik ve yangın tehlikeleri, kayarak ve takılarak düşme tehlikeleri, aydınlatma, sıcaklık, hava kalitesi ve bilgisayar kullanımıyla ilişkili riskler (örn. Göz yorgunluğu, kötü duruş), tekrarlayan gerilme hasarı.

Ergonomi

Ofis temelli çalışma en hızlı büyüyen istihdam biçimlerinden biri olduğundan, ofislerde çalışan kişilerin sağlığını, güvenliğini ve refahını etkileyebilecek ergonomik konuları tanımak önemlidir. Ergonomi, işyeri ekipmanı tasarımı veya cihazların, makinelerin veya çalışma alanının nasıl düzenleneceği ve tasarlanacağıdır, böylece insanlar ve nesneler güvenli ve verimli bir şekilde etkileşime girer.

İşverenler, özellikle bilgisayarların ve diğer ekran tabanlı ekipmanların kullanımıyla ilgili olarak ofislerdeki ergonominin öneminin giderek daha fazla farkındalar. Ergonomik önlemler, bu tür yaralanmaların önlenmesinde hayati öneme sahiptir.

Bilgisayar ekranının, klavyenin, personelin ve sandalyenin hizalanması, işçi için rahat ve elverişli ise, kafanın veya gövdenin bükülmesini gerektirmeyen bir iş alanı ergonomik olarak kabul edilebilir.

Ekranın, klavyenin ve sandalyenin yüksekliği de iyi ergonomi ve kullanıcı konforu için önemlidir.Ekrandaki parlama ya da yansımalar sebebiyle göz bozulabilir ve çalışanın uzun bir süre garip duruşları benimsemesine neden olabileceğinden, aydınlatma da önemlidir.

Ofislerde İş Kazalarını Önleme Yöntemleri

İş kazalarının durdurulabilmesi veya azaltılabilmesi, ancak iş kazalarına sebep olan, çalışanların güvensiz hareketlerinin ve işyerlerindeki güvensiz görünen durumların yok edilmesi veya minimuma indirgenmesi ile olacaktır.

Bilindiği üzere çalışanlar, kendilerine has bedensel, mental ve zihinsel özelliklere sahiptir. Her çalışanın elinden gelen meslek, gelebileceği başarı ve uygun değer aktivite becerileri birbirinden ayrı ve sınırlı olabilmektedir. Öte yandan çalışan, işletmede birçok değişken faktörlerin etkisi altında kalmaktadır; sıcaklık, nem, hava akımı, aydınlatma eşiği, gürültü eşiği, toz gibi… Bu gibi çalışma koşulları, çalışanlarda kısıtlı fiziksel ve zihinsel enerjiye sebebiyet vermekle birlikte, işlerini verimli yapabilmelerine engel olmaktadır.

Çalışma süresi boyunca tüketilen enerji artış göstermekte, bunun sonucunda çalışanda bıkkınlık ve yorgunluğun başlamasına, aynı zamanda vücudumuzdaki sistemlerin baş rolü olan temel organların düzgün çalışmamasına ve zarar görmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, çalışanda geçimsizlik, iletişim sorunu, memnuniyetsizlik, dikkat eksikliği gibi olumsuz hareket ve durumlara yol açarak işyerinde iş kazası geçirme olasılığını arttırmaktadır.

İş kazalarını önlemenin bir diğer yolu ise, kuşkusuz tüm çalışanların iş sağlığı ve güvenliği, işyerindeki tehlike ve riskler, belirlenen talimat ve kurallar konusunda eğitim almaları ve eğitimlerin önemi konusunda yeterli bilince kavuşturulmalarıdır.

Verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde, güvenli hareket etmenin şahsi yükümlülük ve çalışma şartı olduğu, işletme için, üretim için yerine getirilen her sorumluluğun emniyetli bir biçimde yapılması gerektiği mutlaka belirtilmelidir.

Güvensiz durumlara engel olma konusunda öncelikle insan sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokacak iş ortamlarından kaynaklanan risklerin belirlenmesi gerekir. Daha sonra bu risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler planlanır ve gerçekleştirilir.

İşyerinde güvenli olmayan durumları ortadan kaldırmak, iş kazalarının önlenmesinin en etkili yoludur. Bu konu üzerine yapılan çalışmalar daha kolay olmakla beraber sonuçları süreklilik gösterdiğinden daha etkilidir.

Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliğini Tehdit Eden Hastalıklar

Ofis hastalıkları, devamlı hareketsiz kalma, sürekli aynı hareketleri yapma, ekranlı ve klavyeli araçlarla çalışma, uygunsuz duruşlar, el ile fazla hareket olduğu için aşırı yüklenmeler ile multisistemik hastalıklar olan ofis hastalıkları meydana gelmektedir. Yine, ofis çalışma ortamında olumsuz termal konfor, gürültü fazlalığı, aydınlatma eksikliği veya yüksekliği ve ergonomik olmayan çalışma düzeni vb. koşullar sebebiyle de ofis hastalıklarına yakalanmak kaçınılmaz olacaktır

Ofis hastalıkları şu başlıklar altında gruplandırılabilir;

Kas – İskelet Sistemi Hastalıkları

Ofislerde en önemli sağlık sorunu olarak ortaya çıkan ve çalışanlarda en sık görülen ofis hastalığı işe bağlı kas – iskelet sistemi hastalıklarıdır. Genellikle boyunda, omuzlarda, belde, dirsekte ve özellikle bileklerde yumuşak dokulardaki (kas, tendon, bağ, sinirler ve damarlar) incinmeler meydana gelmektedir. Birikimli (tekrarlı) travma bozuklukları da denilen bu rahatsızlıklar aynı zamanda huzursuzluk, ağrı, yorgunluk, şişlik, sertleşme, uyuşma, karıncalanma gibi rahatsızlıklar da görülmektedir. Bu tür rahatsızlıklara yol açabilecek ortak risk faktörleri olarak; tekrarlanan hareketler, statik (durağan) yük ve sürekli efor (güç harcama), ters (uygunsuz) duruşlar, mekanik temas stresi gösterilmektedir.

Kas hastalıkları genellikle uzun süreli klavye kullanımına bağlı olarak çalışanların kol bölgesinde meydana gelmektedir. Zamanla yaş ilerledikçe bu vücut kısımlarında osteoporoz riski artacaktır.

Psikolojik Hastalıklar

Devamlı gergin çalışanlarda sinir, mutlu olamama, toplumsal ve ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Ofis çalışanlarında ayrıca göz bozuklukları ve vücudun bazı kısımları ve organlarında görülen rahatsızlıklar da ofis hastalıklarını oluşturmaktadır

Alerjik Hastalıklar

Çalışanların havasız ve kapalı mekanlarda birlikte çalışmaları, dokuma veya yünlü ofis eşyaları, tütün ürünü tüketimi, genellikle ofis ortamında tercih edilen klima ve iklimlendirme makinaları gibi etkenler sebebi ile meydana gelmektedir. Ofislerde kullanılan kırtasiye malzemeleri alerjik cilt hastalıklarına sebep olabilmektedir. Klimalarla bulaşan lejyoner hastalığı da ofis ortamında çalışanları tehdit edebilir.

Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Devamlı gergin olmak, yüksek tansiyon ve kalp krizi gibi dolaşım sistemiyle alakalı hastalıklarda en önemli etkenlerdendir. Strese ek olarak azalmış hareket yetersizliği ve obezite, kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında risk etmenleridir.

Ofis Hastalılarını Engellemek İçin Yapılması Gerekenler;

-Düzenli aralıklarla egzersiz yapılmalı, fiziksel aktivitelerde bulunulmalıdır
-Belirli uyku düzeni oluşturulmalı ve yeterince dinlenme zamanı yaratılmalıdır.
-Ofis dizaynının çalışana uyumlu, ergonomik olması sağlanmalıdır
-İş yaşantısı dışında hobilere de zaman ayrılmalıdır

Ekranlarla Çalışma

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te ekranlı araç tanımı şu şekilde yapılmıştır; uygulanan işlemin içeriğine bakılmaksızın ekranında harf, rakam, şekil, grafik ve resim gösteren her türlü araç.

Çalışanların bilgisayar kullanırken fiziksel rahatsızlık hissetmesi durumu, ofis düzeninde ergonomik problemlerinin varlığına işaret edecektir. Ofis ortamında ergonomik problemlerin varlığı, çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli olmasını, çalışanların motivasyonunu, iş verimini, çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerini, işyerlerine olan güvenlerini ve bağlılıklarını bir süre sonra muhtemel etkileyecektir.

Uzun süreli bilgisayar kullanımına ilişkin günde sürekli olarak yaklaşık 4 saatten fazla bilgisayar kullanmak kas ve iskelet sistemimiz için yüksek düzeyde risk olacaktır. Buna ilave olarak gün içerisinde bilgisayar kullanım zamanı, şekli açısından vücudumuzda en çok boyun kısmı olmak üzere bel, sırt, omuz ve kollar etkilenen bölgelerimizdir.

Ekranlı araçlar ile çalışmalarda kullanılan monitör, klavye, çalışma masası veya yüzeyi, çalışma sandalyesi gibi donanımları ayrıntılı olarak ele alacak olursak;

Monitör;

Çalışma esnasında monitöre bakıldığında ekrandaki simgeler rahatlıkla ayırt edilebilir olmalıdır. Bakılan görüntü sabit olmalı, ekranda titreme vb. problemler olmamalıdır. Ekran parlaklığı ve kontrastını kendi ihtiyacına göre çalışan kolaylıkla ayarlayabilmelidir. Çalışanın tercihine göre ekran, yönlendirilmesi ayarlanabilecek özellikte olmalıdır. Monitör harici bir parça ve herhangi bir masa üzerinde rahatlıkla kullanılabilir olmalıdır. Çalışanın görmesini engelleyecek ışık yansımalarını engellenmelidir. Ekran ile çalışanın göz hizası arasında en az 65 cm mesafe olmalıdır

Genel olarak ekranlı araçlar ile çalışanların kullandıkları monitörü mümkün olduğunca kendilerinden uzağa yerleştirmeleri, görünümü kolaylaştırması açısından yazı karakterinin boyunu arttırmaları kendileri açısından daha sağlıklı olacaktır

Klavye;

Klavyenin çalışanın el ve kollarının yorulmaması ve rahatça çalışabilmesi için ekrandan ayrı ve hareketli olması gerekir. Olası bilek ağrıları ve rahatsızlıkları, çalışanın bileklerini dayayabileceği klavyenin ön tarafına koyulan özel bir destek ile engellenmiş olur. Çalışma pozisyonuna göre, klavye ve tuşların rengi parlamamalı, kolayca görülebilecek ve okunabilecek şekilde olmalıdır.

Çalışma Masası;

Ekran, klavye, fare, evraklar ve diğer malzemelerin rahat bir şekilde yerleştirilebilmesine imkan verecek biçimde, ışık yansıması yapmayacak nitelikte ve uygun genişlikte olmalıdır. Gününün çoğunu masa başında geçiren çalışanlar için en doğru ve ergonomik masa tasarımı yarım daire şeklinde olandır. Ekranlı araçlar ile çalışmalarda dokümanlar ve ekran arası gözler ve boyun sürekli hareket halinde olacağından bir süre sonra ağrılar ve rahatsızlar başlatacaktır. Bunun engellenmesi, daha verimli ve daha sağlıklı çalışmalar yapılabilmesi açısından ayarlanabilir özellikte doküman tutucu kullanılması tavsiye edilir.

Çalışma Sandalyesi

Çalışma sandalyesi veya koltuğu bireyin uygun bir şekilde oturabileceği ve rahatlıkla yönünü ayarlayabileceği biçimde olmalıdır. Oturulan kısım her yöne rahatlıkla kalibre edilebilmelidir. Ergonomik koltuklarda oturma yerinin omurganın maruz kalacağı bükülme ve yüklenmelere karşı destekleyici (etkileri yumuşatıcı) olması gerekmektedir (Gültekin ve Hastürk, 2013). Çalışanın ayaklarının yere tam basmadığı durumlarda ve istenildiğinde operatöre uygun bir ayak dayanağı sağlanmalıdır. Ergonomik sandalye için örnek olarak bürosit ve adore markaları verilebilir.

Uygunsuz Davranışlar

Doğal duruşun dışındaki duruşlar uygunsuz duruşlar olarak tanımlanmaktadır. Yapılan faaliyet için en emniyetli ve ergonomik duruş, kişinin doğal duruşu olacaktır. Uygun olmayan pozisyonlar kas ve eklemlere yüklenerek vücudun fiziksel sınırlarını zorlar, sonrasında istenmeyen meslek hastalıklarına yakalanma riskini arttırmış olurlar. Çalışanların dikkat etmedikleri uygunsuz duruşlara örnek olarak gün içerisinde iki saatten fazla yapılan aşağıdaki faaliyetler sıralanabilir:

-Diz üzerine çökerek çalışmak
-Beli bükerek veya eğilerek çalışmak
-Ayaklara dayanak sağlamadan oturmaktır
-Statik duruş: Bireyin sürekli aynı konumda uzun süre durarak çalışması gereken duruşlar olabilir. Bu durumda kan akışı bir süre sonra engellenecek, kaslarda yorgunluk durumu ve ezilmeler oluşacaktır. Ergonomik iyileşmelerle statik duruşun etkileri sınırlandırılabilir.

Termal Konfor

Çalışanların en az sekiz saatini geçirdiği ofislerdeki sıcaklık,nem ve hava akımının sağlanması kişilerin sağlığını ve verimini doğrudan etkilemesi nedeniyle son derece önem teşkil etmektedir. Ofis iç hava sıcaklığının ne çok az ne de çok yüksek seviyede olması sağlanmalıdır. 20-26 °C, optimum ortam sıcaklığı olarak kabul edilmektedir.

İç ortamdaki nem miktarı ısıl konforu belirleyen diğer faktördür. Normalin üzerinde nem bulunan bir çalışma ortamı kişiye sıkıntı verecektir. Normal seviyenin dah altında bulunan nem miktarı ise çalışanda burun, göz ve ağız kuruluğu meydana gelecektir. Bu sebeple vücut su kaybeder ve çalışan sürekli su içmek ister. İç ortam bağıl nem değeri %30-70 aralığında olmalıdır.

Aydınlatma

Güvenli çalışma ortamının sağlanması için, işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ve iş güvenliği koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Aydınlatma güvenli ve uygun görüş alanı oluşturulması adına işletmelerde önemli bir yer almaktadır.

İSG açısından ise aydınlatmanın iş kazalarının önüne geçmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır. Genellikle aydınlatma şiddetinin 200 lüksten az olduğu işletmelerde iş kazaları meydana gelmektedir

Ofislerdeki aydınlatma ihtiyacı, yapılan faaliyetlere göre değişiklik gösterebilir. Doğal aydınlatma ve yapay aydınlatma olmak üzere iki şekilde sağlanabilir. Ofis tasarımı çalışanlar üzerinde olumlu etki yaratacağından bolca güneş ışığından yararlanılabilecek biçimde yapılmalıdır. Gerekli durumlarda kişisel aydınlatma olarak doğru yere konulması şartıyla masa lambası kullanılabilir.

Psikolojik Faktörler

Ergonominin çalışan ve iş ortamı arasındaki uyumu sağlamada sadece teknik düzenlemeye ağırlık vermesi yeterli değildir, bu düzenlemenin yanında çalışanın psikolojik yapısının dikkate alınarak işe uyumunun sağlanması gerekmektedir.
Çalışan psikolojik yönden tatmin edildiği müddetçe işletmelerin veya kurumların verimliliği artacak, örgüt içi tüm ilişkiler ve işin yapılması istenilen düzeyde olacaktır.

Ofislerdeki psikolojik risk faktörlerini çalışandan, işin yapısından ve işletmenin yapısından olmak üzere üç başlık altında inceleyebiliriz.

Ofis ve Ergonomi

Günümüzün çoğu zamanını alsa da geçimimizi sağlamak için çalışmak zorundayız. Ofis işi, sektör bazında farklılık gösterse bile çalışanların büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu bir gerçektir. Ofis çalışanlarının çalışma saatlerinin hemen hemen tamamını masa başında geçirdiği görülmektedir.

Ofis, işletmelerin yönetimini sağlamak için masa başı çalışmaların yapıldığı alandır. Ofis denilince aklımıza hesap kitap işlerinin yapıldığı, rapor ve belgeler hazırladıkları, ödemeler ve araştırmalar yaptıkları, bir nevi hizmet üretimi yapan insanların var olduğu ortam olarak akla gelir.

Tek başına belirli bir hizmet üretmeye yönelik ofisler olduğu gibi, daha büyük bir işletmenin öğesi olarak, bu işletmenin hedefinin gerçekleştirilmesinde diğer bölümlere yardımcı, onlara destek hizmeti sağlayan ve işlerini kolaylaştıran ofisler de olabilir.

Modern ofisler basit önlemler ile engellenebilecek potansiyel tehlikelerle doludur. Ergonomik tasarım ve düzenlemeler ile insan vücudundan en yüksek verim alınacak, en önemlisi çalışanın sakatlanma veya yaralanma riski en aza indirgenecektir.

Ofislerde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak, ancak ergonomik risk etmenleri göz önünde bulundurularak sağlanmaktadır.

Bu çalışma ile ofislerde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında ve meydana gelen meslek hastalıklarının önlenmesinde ergonominin yeri ve ne derece önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır.

Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliğinin önemini anlatan önemli bir video;

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSG Haberleri

İş Güvenliği Eğitimi Almama Cezası

Yayınlanma tarihi

-

İş Güvenliği Eğitimi Almama Cezası

İş güvenliği almama cezaları : çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen işverenlere eğitim vermediği çalışan başına 2019 yılında 626 lira para cezası uygulanacak. Örneğin 5 işçi çalıştıran bir işyerinde işçilere eğitim vermeyen işverene 3.130 lira para cezası uygulanacak.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimini 6331 sayılı kanuna göre her işletmenin çalışanlarına vermesi zorunludur.

İş sağlığı ve güvenliği eğitimini kamu ve özel sektörde çalışan memurlar, işçiler, gemi adamları, gazeteciler gibi bir çok çalışan kesimin alması gerekiyor. Bu eğitimin çalışanlara verilmesinden işveren sorumludur. Devlet kurumlarında ise ilgili idare sorumludur.

İş Güvenliği Eğitim Konuları

İş sağlığı ve güvenliği eğitimi; genel, sağlık ve teknik konular olmak üzere üç ana başlıkta verilecek. ( Geniş bilgi için bakınız. Arif Temir, İş Sağlığı ve İş Güvenliği, Yaklaşım Yayınları, Ankara, Haziran,2014).

İş Güvenliği Eğitimini Kim Verecek

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri;
İşyerinde görevli iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri tarafından, İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri, üniversiteler, kamu kurumlarının eğitim birimleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlıkça yetkilendirilmiş eğitim kurumları ve ortak sağlık ve güvenlik birimleri tarafından, Eğiticilerin eğitim programında yer alan konulara göre uzmanlık alanları dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla verilecek

İş Güvenliği Eğitimi Kaç Saat ?

Çalışanlara verilecek eğitimler, çalışanların işe girişlerinde ve işin devamı süresince belirlenen periyotlar içinde;
Az tehlikeli işyerleri için en az sekiz saat,
Tehlikeli işyerleri için en az on iki saat,
Çok tehlikeli işyerleri için en az on altı saat
Olmak üzere her çalışan için verilecek.

İş Güvenliği Eğitimi Mesaiden sayılacak

Eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılacak. Örneğin bir işyerinde haftada 45 saat çalışılıyorsa, 45 saate ilaveten haftada 5 saat iş sağlığı ve güvenliği dersi işçilere veriliyorsa işçilere haftalık 5 saat fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekiyor.

İş Güvenliği Eğitimi Her yıl yapılacak mı?

Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yılda en az bir defa,
Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iki yılda en az bir defa,
Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde üç yılda en az bir defa,
Verilmesi gerekiyor. Ancak değişen ve ortaya çıkan yeni riskler de dikkate alınarak düzenli aralıklarla eğitim tekrarlanacak.

Çalışanın Eğitim Masrafı

İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılmayacak. Eğitim için işveren yapmış olduğu harcamaları eğitime katılan işçilerden/çalışanlardan isteyemeyecek.

 

Devamını oku

İSG Haberleri

Ofislerde Yangın Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

yangın güvenliği

Yangın Güvenliği: Ofiste Önleme ve Koruma

Acil bir durumda çalışanların muhasebesi çok önemlidir. Acil Durum Eylem Planı, tüm çalışanları nasıl doğru bir şekilde hesaba katacağını ele almalıdır.

Yangınların çoğunluğu (yüzde 77) evde, geri kalan yüzde 23 işte gerçekleşiyor. Bu makale, bir çalışan olarak, kendinizi ve iş arkadaşlarınızı ofiste korumak için neler yapabileceğinize odaklanacaktır. Buna ek olarak, yangınları önlemek için atılacak önlemlerin yanı sıra yangınları önlemek için atılabilecek belirli adımlara da odaklanacaktır.

Acil Durum Eylem Planları 

Bir çalışanın yangın güvenliği konusunda yapabileceği en önemli görevlerden biri, kuruluşun acil durum eylem planı hakkında iyi bir çalışma bilgisine sahip olmaktır. Her çalışan, işe alımlarının başlangıcında ve prosedürlere aşinalık sağlamak için gerektiği kadar  eğitilmelidir. En azından eğitim en az yılda bir kez yapılmalıdır.

Acil bir durumda çalışanları bilgilendirmek ve bir acil durum bildirmek, belirlenmiş acil durum tahliye yollarını ve çıkışlarını bildirmek, engelli işçi ve engelli ziyaretçileri destekleme prosedürleri, çalışanları dikkate alma prosedürleri ve kurtarma ve tıbbi prosedürlerden oluşacak yöntemlerden oluşmalıdır. Bu planın oluşturulması işverenin sorumluluğundadır; Bununla birlikte, çalışanın planı anlama ve bunlara katılma ve iyileştirme için önerilerde bulunma sorumluluğu vardır. Sonuçta, bir çalışanın hayatı bu plana bağlı olabilir.

Her kurulumda bir alarm sistemi yoktur veya dış alanlar veya ek binalar gibi alarm sisteminin etkili olmadığı alanlar olabilir. Bu gibi durumlarda, planın bu çalışanlara bildirimde bulunması gerekmektedir. Ek olarak, alarm sisteminin farklı acil durumlar için çeşitli sesleri olabilir. Çalışanlar bu farklılıkların farkında olmalıdır.

Yangın durumunda çalışanların ilk önceliği tesisi derhal boşaltmak ve belirlenen montaj noktasına gitmektir. Plan, belirlenmiş acil durum tahliye yollarını ele almalıdır. Bu rotalara aşina olmak bir çalışanın sorumluluklarının bir parçasıdır. Ayrıca, çalışan çıkışların ve rotaların engelsiz bir şekilde muhafaza edilmesini sağlamaya yardımcı olmalıdır. Çalışanlar ayrıca, ilk ateş tarafından engellendiğinde, ikincil bir kaçış yolu ile kendilerini tanıtmalıdır.

Herhangi bir acil durum eylem planının en gözden kaçan yönlerinden biri, çalışanların ve engelli ziyaretçilerinkidir. Yangın durumunda, çalışanların yangına girmesini ve sıkışıp kalmasını önlemek için asansörler en alt kata inip kapatacak şekilde programlanmıştır. Bu, ikinci ve daha yüksek katlar için çıkış yollarından birinin merdiven boşluklarından geçtiği anlamına gelir. Bir çalışan tekerlekli sandalye veya koltuk değneği gerektiriyorsa, merdivenleri geçerken yardıma ihtiyacı olacaktır. DAP bunu şansa bırakmamalı, yardım etmekle görevli çalışanlar seçmeli.

Acil bir durumda çalışanların muhasebesi çok önemlidir. DAP, tüm çalışanları nasıl doğru bir şekilde hesaba katacağını ele almalıdır. Çalışanlar her zaman meclis lokasyonuna ilerlemeli ve amirlerini veya atanmış temsilcilerini durumları hakkında bilgilendirmelidir.

Son olarak, herhangi bir acil durumda, çalışanların yaralanma tehlikesi vardır. DAP ayrıca ilk yardım ve tıbbi müdahale alanlarını da tanımlamalıdır. Tıbbi müdahale ve / veya ilk yardım kitleri, belirlenmiş tıbbi müdahale görevlilerince kolayca erişilebilecek yapı yapılarının içinde ve dışında bulunmalıdır. 911 servisine başvurulması gerektiğinde, çalışanların yanıt veren ekipleri acil durum yerine yönlendirmeleri için görevlendirilmesi gerekir.

Yangın Söndürücüler

Bir yangın söndürücünün temel amacı, gerekirse bir tahliye yolunun temizlenmesine yardımcı olmaktır. İkinci bir amaç, küçük yangınları söndürmektir.  Uyarınca Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi (OSHA), işyerinde bir yangın söndürücü kullanması beklenen herkesin kullanımı konusunda eğitilmesini gerektirir. Bilmeniz gereken yanıcı madde ile oksijen ve ısı birleştiğinde yangın olayı meydana gelir. Yanıcı maddenin çeşidine göre yangınlar farklı sınıflara ayrılır.

Yangın Sınıfları

A Sınıfı: Katı haldeki yanıcı maddelerin yanmasıyla oluşan yangınlardır. Örneğin odun, pamuk, kağıt gibi maddelerin yanması sonucu oluşan yangınlar A sınıfı olarak tanımlanır. Bu yangınları söndürmek için su, sıvı söndürücü, kuru kimyevi tozlu söndürücüler kullanılabilir.
B Sınıfı: Sıvı haldeki yanıcı maddelerin yanmasıyla oluşan yangınlardır. Örneğin benzin, alkol tiner gibi maddelerin yanması sonucu oluşan yangınlar B sınıfı olarak tanımlanır. Bu yangınları söndürmek için su kullanılmamalıdır. Kuru kimyevi tozlu veya köpüklü söndürücüler kullanılabilir.
C Sınıfı: Gaz haldeki yanıcı maddelerin yanmasıyla meydana gelen yangınlardır. Başta metan ve pentan olmak üzere hidrokarbonlar, asetilen, hidrojen vb. yanıcı/patlayıcı gazların yanması sonucu oluşan yangınlar C sınıfı olarak tanımlanır. Bu yangınları söndürmek için kuru kimyevi tozlu söndürücüler kullanılabilir.
D Sınıfı: Metallerin yanması sonucu meydana gelen yangınlardır. Metaller çok yüksek sıcaklıkta, korlu, alev çıkarmadan yanar. Söndürme için kesinlikle su kullanılmamalıdır. Eğer su kullanılırsa, yüksek sıcaklıktan dolayı su moleküllerindeki hidrojen açığa çıkar. Hidrojen patlayıcı bir gaz olduğu için ortamda patlama meydana gelebilir. Bu yangınların söndürülmesi için kuru kimyevi tozlu söndürücüler kullanılabilir.
E Sınıfı: Elektrikli cihazlarda veya elektrik tesisatında meydana gelen arızalardan kaynaklı yangınlardır. Söndürme için su kullanılmamalıdır. Su iletken bir malzemedir ve elektrik yangınlarında kullanılması durumunda çarpılma meydana gelebilir. E sınıfı yangınlar içeriğinde karbondioksit bulunan söndürücüler ile söndürülebilir.

F Sınıfı: Pişirme aletlerinde kullanılan yağların yanması sonucu meydana gelen yangınlardır. Özellikle evlerde, restoran ve otellerin mutfaklarında oluşabilmektedir. Tencere ve tavalarda kullanılan yağların sıcaklığının çok fazla yükselmesi sonucu bu tip yangınlar çıkabilmektedir. Söndürme için su kullanılmamalıdır. Su kullanılması durumunda parlama ve patlama meydana gelebilir. Toz söndürücü veya sulu kimyasal söndürücüler kullanılabilir.

Farklı yangın sınıfları için farklı söndürme teçhizatlarının kullanılması gerekmektedir. Doğru yöntemle söndürme yapılmadığında elektrik çarpması, kızgın yağın parlaması, patlama vb. istenmeyen durumlar meydana gelebilir. Bu sebeple yangına müdahale edilirken öncelikle hangi sınıf yangın olduğu tespit edilmeli, sonrasında uygun yöntemle söndürülmelidir.

Söndürme işleminin yapılabilmesi için öncelikle yangının algılanması gerekmektedir. Binaların yangından korunması hakkında yönetmelik (yangın yönetmeliği) ve EN 54 standartlarında zorunlu olduğu belirtilen yangın algılama sistemleri, meydana gelen yangınların en kısa sürede algılanmasını sağlar ve başta söndürme olmak üzere gerekli yangın senaryolarını başlatır.

Yangın Önleme İpuçları

En etkili yangın güvenliği aracı ilk etapta oluşmalarının engellenmesinde yatmaktadır. Aşağıda ofis yangınlarının önlenmesine yardımcı olmak için aşağıdaki ipuçları sağlanmıştır.

Kat hizmetleri

İyi kat hizmetleri sadece işyerindeki yaralanmaları önleyemez, aynı zamanda ofiste yangınları önlemek için de hayati öneme sahiptir. Yanıcı ve yanıcı maddeleri en aza indirgeyerek, yangın tehlikesi ortadan kalkmadığı takdirde büyük oranda azaltılır. Toz ayrıca yangın veya toz patlaması olasılığını artırabilir. Çöp tenekeleri yanıcı olmayan malzemelerden yapılmalı ve çöp tenekeleri kapaklarla kapatılmalıdır. Diğer bir önemli önleme yağlı bezleri, yanıcı olmayan malzemelerden yapılmış kendiliğinden kapanan bir kapta saklamaktır. Son olarak, yanıcı malzemeler yanıcı malzeme dolaplarında saklanmalıdır.

Elektriksel Güvenlik

Ofiste sık görülen bir olay, aşırı gerilim koruyucuları gibi çoklu prizler kullanarak devrelerin aşırı yüklenmesini içerir. Bazı durumlarda, çoklu fişlere takılan çoklu fişler vardır. Bir ofis binasındaki tipik devre, 20 amperlik bir kesiciye bağlanır. Prize takılacak her cihazın amp değeri etikette belirtilmiştir. Devreye bağlanacak tüm cihazlar, toplam amperi elde etmek için bir araya getirilmelidir. Bu derecelendirmeyi geçmeyin.

Elektrik kabloları ofiste başka bir endişe kaynağıdır. Uzatma kabloları, ofiste kullanıldığında ticari kullanım için derecelendirilmelidir. Elektrik kabloları, keskin kenarlardan, titreşimden veya fişin yerine kabloyla elektrik prizlerinden çekilerek yıpranabilir. Kabloları daima prizden elektrik prizinden çekin. İzolasyonun sağlam kalmasını sağlamak için tüm kablolar en az yılda bir kez denetlenmelidir. Kırılmış, yıpranmış veya çatlamış elektrik kablolarını hemen değiştirin. Birçok şirketin denetimlerini yıllara göre belirlemek için renk kodlu bir bant bulunur. Örneğin, her iki ucundaki yeşil bant, kablonun 2019’da denetlendiğini temsil edebilir.

Ofis Aletleri

Kahve tencere, mikrodalga fırın, ekmek kızartma makinesi, vb. Bir ofis mutfağında yaygındır. Bu tür cihazlardan kaynaklanan yangınları önlemek için, her iş gününün sonunda bunları kapatmak üzere bir kişi (genellikle pozisyona göre) atanmalıdır.

Alan Isıtıcıları

Kış ve soğuk aylarda, çalışanlar genellikle alan ısıtıcılarını ofise getirir. Onları ofise getirmeden önce, çalışanlar düzgün çalıştıklarından ve devir emniyet cihazı ile donatılmış olduklarından emin olmalıdır. Birçok şirket, bu cihazların şirket elektrikçilerinin denetlenmesini ve izin verilmesini gerektiren politikalara sahiptir.

Özel Sigara İçilen Alanlar

Sigara içilmesi, potansiyel yangınlar için önemli bir kaynaktır. Sigara içilmesine yalnızca belirtilen alanlarda izin verilmesi önemlidir. Belirlenen sigara içme alanının yakınında bir yangın söndürücü bulundurmak her zaman iyi bir fikirdir.

Özet

Yangınlar, bugün bir ofis çalışanının karşılaştığı en ciddi sağlık ve güvenlik tehditlerinden biridir. Çalışanlar, şirketin acil durum eylem planını yakından tanımak zorundadır. Özellikle çalışanlar, kaçış yolları ve tıbbi müdahale prosedürleri dahil olmak üzere tahliye prosedürlerinden haberdar olmalarını sağlamalıdır. Bir tahliye yolunda ve prosedürlerinde bilgili hale gelince, bir çalışan hayatını veya başkasının hayatını kurtarabilir.

 

 

Devamını oku

İSG Haberleri

Endüstriyel Robotlar ve İş Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Endüstriyel Robot Nedir?

Bu yazımızda son yıllarda sanayi üretiminden ziyade inşaat ve enerji yatırımları ağırlıklı gelişmekte olan ekonomimiz yüzünden çok fazla üzerinde durulmayan endüstriyel robotlar ve otomasyon sistemleri ile iş güvenliği ilişkisi üzerine yoğunlaşıyoruz. ISO 8373 standardında belirtildiğine göre endüstriyel robot: “Endüstriyel uygulamalarda kullanılan sabit veya hareketli olabilen, üç veya daha fazla programlanabilir eksene sahip, otomatik kontrollü, yeniden programlanabilir çok amaçlı manipülatördür”.
Endüstriyel robotları daha anlaşılır bir dille tanımlamak gerekir ise; malzeme ve parçaları taşımak, özel fonksiyonları yerine getirmek için tasarlanmış yardımcı ekipmanları kullanarak programlanmış olduğu değişken hareketleri yaparak montaj, kesme, kaynak ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek üzere tasarlanmış programlanabilen çok fonksiyonlu mekanik cihazlardır.

Endüstriyel Robotlar ve İş Güvenliği İlişkisi

Endüstriyel robotların iş güvenliği ile ilişkisini iki farklı yaklaşım altında inceleyebiliriz;

    • İş güvenliği açısından tehlike ve risk içeren işlerde robotların kullanılması
    • Robotların kendi oluşturdukları risk ve tehlikeler

Günümüzde endüstriyel robotlar çoklukla güvenli olmayan, sağlık yönünden sakınca içeren işlerde ve yüksek oranda tekrarlama içeren tekdüze işlerde kullanılmaktadır. Bunlar malzeme taşıma, montaj, kaynak, kesme (plazma, su jeti, lazer vb.), boyama, takım değiştirme ve benzeri farklı tipte uygulamalardan oluşmaktadır.

Çok fazla detaya girmeden genel çerçeveyi çizmek açısından örneğin, taşıma ve montaj işlerinde ergonomik riskler ön plana çıkmaktadır. Kaynak işlerinde yüksek düzeyde UV ışınlarına ve toksik gazlara maruziyet riski ön plana çıkmaktadır. Benzer şekilde boya işlemlerinde de solunum sistemine yönelik riskler mevcuttur. Paketleme, montaj ve makinaya hammadde yükleme boşaltma işlerinde de ergonomik risklerin yanısıra rutin işlerin doğası gereği psikometrik risk etmenleri devreye girmektedir. Tüm bunların ötesinde neredeyse pek çok endüstriyel uygulamada gürültü en önemli risk etmenlerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır.

Yukarıda belirtilen tüm tehlike kaynağı oluşturan süreçlerin bir de aynı anda hem hızlı hem de hatasız yapılması gerekliliği düşünüldüğünde iş kazası riski katlanarak büyümektedir. Bu açıdan bakılınca insan operatör yerine endüstriyel robot kullanımı “riski kaynağında yok etmek” prensibine uygun bir davranış haline gelmektedir.

Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan dikkat çekici bir sonuç ise robot kazalarının çoklukla rutin olmayan koşullarda, yani robotun programına uygun olarak rutin çalışması esnasında değil de programlama, bakım, test, kurulum veya ayarlamalar esnasında meydana geliyor oluşudur. Bu tip iş kazaları robotların kendi oluşturdukları risk ve tehlikeler kapsamında ele alınmakla beraber bakım ve benzeri operayonlar esnasında çalışanın geçici olarak robot çalışma bölgesinde bulunması ve bu esnada yaptığı bir dikkatsizliğin yaralanmalı kazaya yol açtığı görülmektedir.

Endüstriyel Robotların Güvenli Çalışması hakkında Mevzuatımız Ne Diyor?

Halen robotik endüstrisi için spesifik standartlar bulunmasa dahi mevzuatımızda yer alan “Makina Emniyeti Yönetmeliği” ve ilişkili düzenlemelerin genel mantığı uygulanarak endüstriyel robotların çalışması daha güvenli hale getirilebilir.
endüstriyel robotlar ve çalışma ortamı

İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Endüstriyel Robotlar Güvenli mi?

Yine çok basit şekilde alınması gereken önlemlerin genel çerçevesini çizecek olursak; Robot çalışma bölgesi tel kafes ya da kabin içerisine hapsedilmelidir. Operatörün robot ya da iş parçası ile etkileşimde bulunacağı açık kısımlar ise “ışık perdesi” ya da açılır kapanır pencere benzeri sistemlerle güvenli hale getirilmelidir.

İstenmeyen durumlarda robotu derhal durduracak bir “acil duruş düğmesi” sadece robotun kontrol ünitesi üzerinde değil kabin veya tel kafes üzerinde de bulunmalı, sayısı ve pozisyonu gerek içeride bakım çalışması yapan teknisyenin gerekse dışarıdan gerekli durumlarda müdahale edilebilecek mesafelere göre belirlenmelidir.

Su jeti veya plazma kesim gibi yüksek şiddette gürültü içeren işlemlerde robot mutlaka ses izolasyonu yapılmış bir kabin içerisine hapsedilmeli, kaynak operasyonlarında da benzer şekilde tehlikeli ışınların çevredeki çalışanlara ulaşamayacağı kapalı kabinler kullanılırken aynı zamanda kaynak bölgesindeki tehlikeli gazların tahliyesini sağlayacak havalandırma tertibatı bulunmalıdır.

Elektrik direnç kaynağı gibi yüksek elektrik akımına bağlı yoğun manyetik alanların oluştuğu üretim tekniklerinde bu manyetik alanların elektronik haberleşme üzerindeki olumsuz etkileri sistem tasarımı ve kullanılan güvenlik ekipmanları tercihinde göz önüne alınmalıdır.

Kabin ve tel kafes içine yani robotun çalışma bölgesine açılan kapı üzerinde mutlaka güvenlik kilidi (safety interlock) bulunmalıdır. Böylece bakım ya da benzeri sebeple içeri girildiğinde robotun çalışması otomatik olarak durdurulmuş olacaktır.

Elektrikli güvenlik kilidine ilave olarak hareket sensörü, ışık bariyeri ve zemin sensörü kullanılarak operasyon esnasında robotun çalışma bölgesine girildiğinde robot durdurulabilir. Robot sistemi programlama esnasında tam hızda çalışmayacak şekilde olmalıdır. Şayet robot ile operatör aynı alanı paylaşacak ise robota çalışması için yeterli alan bırakılmalı ve operatörün robot erişim alanına yaklaşmasını önleyecek bariyerler (engeller) öngörülmelidir. Zira robot aynı işi yapmak için insana göre daha fazla alana ihtiyaç duymaktadır. Robot sistemi mümkün mertebe uzaktan bakım kontrol olanağı sağlamalıdır. Yani operatör sorun çözmek için gerekli kontrolleri mümkün mertebe robot çalışma alanına girmeden dışarıdan yapabilmelidir. Robot operasyon alanı yeterli seviyede aydınlatılarak uyarı işaretleri, emniyet techizatı ve yazılarının görünürlüğü artırılmalıdır.
Robot ile çalışanların ortak alanı paylaştığı durumlarda robot çalışma alanında zemine robotun erişim ve çalışma bölgeleri belirgin şekilde çizilerek insan çalışanların bu bölgelerden uzak durması sağlanmalıdır.

Endüstriyel robotların kullanıldığı işletmelerde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitiminde robot konusu detaylı şekilde ele alınmalıdır.
En sık rastlanan robot kazaları çarpma, sıkışma, ezilme şeklinde görülmekle birlikte günümüzde robot teknolojisinin ulaştığı nokta yaralanmalı kazaları büyük oranda engelleyecek seviyeye ulaşmış durumdadır. Özellikle hassas servomotor kontrolleri ve yüksek hızlı optik haberleşme bağlantıları sayesinde rutin programında yer almayan olağandışı tork yükselmesi durumlarında (çarpma gibi) robot kolu acil duruşa geçerek insan, takım, iş parçası ya da kendisinin zarar görmesine engel olabilmektedir.

Sonuç olarak, endüstriyel robotlar doğru bir sistem kurulduğu taktirde kendileri bir tehlike kaynağı olmanın ötesinde pek çok ağır ve tehlikeli işin insan sağlığı riske edilmeden yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.

U. Çağrı Tapıcı
Mak. Yük. Müh. A Sınıfı İSG Uzmanı

Kaynak: is-sagligi-ve-guvenligi.com

Devamını oku

Trending