Takip Edin

İSG Haberleri

Ofis Çalışanları İçin İş Güvenliği Eğitimi

Yayınlanma tarihi

-

ofislerde iş güvenliği eğitimi

Ofislerdeki iş güvenliği riskleri inşaat saha gibi çok tehlikeli sınıflarda yer almamaktadır. Ancak ofis çalışanları için iş güvenliği eğitimi mutlaka uygulanmaladır. Çünkü ofislerde çalışanları belirli riskler beklemektedir. Bu riskleri kısaca sıralamak gerekirse ergonomik konular (ör. iş yapış şekli,duruş posizyonu) hareketsiz  görevler, elektrik ve yangın tehlikeleri, kayarak ve takılarak düşme tehlikeleri, aydınlatma, sıcaklık, hava kalitesi ve bilgisayar kullanımıyla ilişkili riskler (örn. Göz yorgunluğu, kötü duruş), tekrarlayan gerilme hasarı.

Ergonomi

Ofis temelli çalışma en hızlı büyüyen istihdam biçimlerinden biri olduğundan, ofislerde çalışan kişilerin sağlığını, güvenliğini ve refahını etkileyebilecek ergonomik konuları tanımak önemlidir. Ergonomi, işyeri ekipmanı tasarımı veya cihazların, makinelerin veya çalışma alanının nasıl düzenleneceği ve tasarlanacağıdır, böylece insanlar ve nesneler güvenli ve verimli bir şekilde etkileşime girer.

İşverenler, özellikle bilgisayarların ve diğer ekran tabanlı ekipmanların kullanımıyla ilgili olarak ofislerdeki ergonominin öneminin giderek daha fazla farkındalar. Ergonomik önlemler, bu tür yaralanmaların önlenmesinde hayati öneme sahiptir.

Bilgisayar ekranının, klavyenin, personelin ve sandalyenin hizalanması, işçi için rahat ve elverişli ise, kafanın veya gövdenin bükülmesini gerektirmeyen bir iş alanı ergonomik olarak kabul edilebilir.

Ekranın, klavyenin ve sandalyenin yüksekliği de iyi ergonomi ve kullanıcı konforu için önemlidir.Ekrandaki parlama ya da yansımalar sebebiyle göz bozulabilir ve çalışanın uzun bir süre garip duruşları benimsemesine neden olabileceğinden, aydınlatma da önemlidir.

Ofislerde İş Kazalarını Önleme Yöntemleri

İş kazalarının durdurulabilmesi veya azaltılabilmesi, ancak iş kazalarına sebep olan, çalışanların güvensiz hareketlerinin ve işyerlerindeki güvensiz görünen durumların yok edilmesi veya minimuma indirgenmesi ile olacaktır.

Bilindiği üzere çalışanlar, kendilerine has bedensel, mental ve zihinsel özelliklere sahiptir. Her çalışanın elinden gelen meslek, gelebileceği başarı ve uygun değer aktivite becerileri birbirinden ayrı ve sınırlı olabilmektedir. Öte yandan çalışan, işletmede birçok değişken faktörlerin etkisi altında kalmaktadır; sıcaklık, nem, hava akımı, aydınlatma eşiği, gürültü eşiği, toz gibi… Bu gibi çalışma koşulları, çalışanlarda kısıtlı fiziksel ve zihinsel enerjiye sebebiyet vermekle birlikte, işlerini verimli yapabilmelerine engel olmaktadır.

Çalışma süresi boyunca tüketilen enerji artış göstermekte, bunun sonucunda çalışanda bıkkınlık ve yorgunluğun başlamasına, aynı zamanda vücudumuzdaki sistemlerin baş rolü olan temel organların düzgün çalışmamasına ve zarar görmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, çalışanda geçimsizlik, iletişim sorunu, memnuniyetsizlik, dikkat eksikliği gibi olumsuz hareket ve durumlara yol açarak işyerinde iş kazası geçirme olasılığını arttırmaktadır.

İş kazalarını önlemenin bir diğer yolu ise, kuşkusuz tüm çalışanların iş sağlığı ve güvenliği, işyerindeki tehlike ve riskler, belirlenen talimat ve kurallar konusunda eğitim almaları ve eğitimlerin önemi konusunda yeterli bilince kavuşturulmalarıdır.

Verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde, güvenli hareket etmenin şahsi yükümlülük ve çalışma şartı olduğu, işletme için, üretim için yerine getirilen her sorumluluğun emniyetli bir biçimde yapılması gerektiği mutlaka belirtilmelidir.

Güvensiz durumlara engel olma konusunda öncelikle insan sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokacak iş ortamlarından kaynaklanan risklerin belirlenmesi gerekir. Daha sonra bu risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler planlanır ve gerçekleştirilir.

İşyerinde güvenli olmayan durumları ortadan kaldırmak, iş kazalarının önlenmesinin en etkili yoludur. Bu konu üzerine yapılan çalışmalar daha kolay olmakla beraber sonuçları süreklilik gösterdiğinden daha etkilidir.

Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliğini Tehdit Eden Hastalıklar

Ofis hastalıkları, devamlı hareketsiz kalma, sürekli aynı hareketleri yapma, ekranlı ve klavyeli araçlarla çalışma, uygunsuz duruşlar, el ile fazla hareket olduğu için aşırı yüklenmeler ile multisistemik hastalıklar olan ofis hastalıkları meydana gelmektedir. Yine, ofis çalışma ortamında olumsuz termal konfor, gürültü fazlalığı, aydınlatma eksikliği veya yüksekliği ve ergonomik olmayan çalışma düzeni vb. koşullar sebebiyle de ofis hastalıklarına yakalanmak kaçınılmaz olacaktır

Ofis hastalıkları şu başlıklar altında gruplandırılabilir;

Kas – İskelet Sistemi Hastalıkları

Ofislerde en önemli sağlık sorunu olarak ortaya çıkan ve çalışanlarda en sık görülen ofis hastalığı işe bağlı kas – iskelet sistemi hastalıklarıdır. Genellikle boyunda, omuzlarda, belde, dirsekte ve özellikle bileklerde yumuşak dokulardaki (kas, tendon, bağ, sinirler ve damarlar) incinmeler meydana gelmektedir. Birikimli (tekrarlı) travma bozuklukları da denilen bu rahatsızlıklar aynı zamanda huzursuzluk, ağrı, yorgunluk, şişlik, sertleşme, uyuşma, karıncalanma gibi rahatsızlıklar da görülmektedir. Bu tür rahatsızlıklara yol açabilecek ortak risk faktörleri olarak; tekrarlanan hareketler, statik (durağan) yük ve sürekli efor (güç harcama), ters (uygunsuz) duruşlar, mekanik temas stresi gösterilmektedir.

Kas hastalıkları genellikle uzun süreli klavye kullanımına bağlı olarak çalışanların kol bölgesinde meydana gelmektedir. Zamanla yaş ilerledikçe bu vücut kısımlarında osteoporoz riski artacaktır.

Psikolojik Hastalıklar

Devamlı gergin çalışanlarda sinir, mutlu olamama, toplumsal ve ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Ofis çalışanlarında ayrıca göz bozuklukları ve vücudun bazı kısımları ve organlarında görülen rahatsızlıklar da ofis hastalıklarını oluşturmaktadır

Alerjik Hastalıklar

Çalışanların havasız ve kapalı mekanlarda birlikte çalışmaları, dokuma veya yünlü ofis eşyaları, tütün ürünü tüketimi, genellikle ofis ortamında tercih edilen klima ve iklimlendirme makinaları gibi etkenler sebebi ile meydana gelmektedir. Ofislerde kullanılan kırtasiye malzemeleri alerjik cilt hastalıklarına sebep olabilmektedir. Klimalarla bulaşan lejyoner hastalığı da ofis ortamında çalışanları tehdit edebilir.

Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Devamlı gergin olmak, yüksek tansiyon ve kalp krizi gibi dolaşım sistemiyle alakalı hastalıklarda en önemli etkenlerdendir. Strese ek olarak azalmış hareket yetersizliği ve obezite, kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında risk etmenleridir.

Ofis Hastalılarını Engellemek İçin Yapılması Gerekenler;

-Düzenli aralıklarla egzersiz yapılmalı, fiziksel aktivitelerde bulunulmalıdır
-Belirli uyku düzeni oluşturulmalı ve yeterince dinlenme zamanı yaratılmalıdır.
-Ofis dizaynının çalışana uyumlu, ergonomik olması sağlanmalıdır
-İş yaşantısı dışında hobilere de zaman ayrılmalıdır

Ekranlarla Çalışma

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te ekranlı araç tanımı şu şekilde yapılmıştır; uygulanan işlemin içeriğine bakılmaksızın ekranında harf, rakam, şekil, grafik ve resim gösteren her türlü araç.

Çalışanların bilgisayar kullanırken fiziksel rahatsızlık hissetmesi durumu, ofis düzeninde ergonomik problemlerinin varlığına işaret edecektir. Ofis ortamında ergonomik problemlerin varlığı, çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli olmasını, çalışanların motivasyonunu, iş verimini, çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerini, işyerlerine olan güvenlerini ve bağlılıklarını bir süre sonra muhtemel etkileyecektir.

Uzun süreli bilgisayar kullanımına ilişkin günde sürekli olarak yaklaşık 4 saatten fazla bilgisayar kullanmak kas ve iskelet sistemimiz için yüksek düzeyde risk olacaktır. Buna ilave olarak gün içerisinde bilgisayar kullanım zamanı, şekli açısından vücudumuzda en çok boyun kısmı olmak üzere bel, sırt, omuz ve kollar etkilenen bölgelerimizdir.

Ekranlı araçlar ile çalışmalarda kullanılan monitör, klavye, çalışma masası veya yüzeyi, çalışma sandalyesi gibi donanımları ayrıntılı olarak ele alacak olursak;

Monitör;

Çalışma esnasında monitöre bakıldığında ekrandaki simgeler rahatlıkla ayırt edilebilir olmalıdır. Bakılan görüntü sabit olmalı, ekranda titreme vb. problemler olmamalıdır. Ekran parlaklığı ve kontrastını kendi ihtiyacına göre çalışan kolaylıkla ayarlayabilmelidir. Çalışanın tercihine göre ekran, yönlendirilmesi ayarlanabilecek özellikte olmalıdır. Monitör harici bir parça ve herhangi bir masa üzerinde rahatlıkla kullanılabilir olmalıdır. Çalışanın görmesini engelleyecek ışık yansımalarını engellenmelidir. Ekran ile çalışanın göz hizası arasında en az 65 cm mesafe olmalıdır

Genel olarak ekranlı araçlar ile çalışanların kullandıkları monitörü mümkün olduğunca kendilerinden uzağa yerleştirmeleri, görünümü kolaylaştırması açısından yazı karakterinin boyunu arttırmaları kendileri açısından daha sağlıklı olacaktır

Klavye;

Klavyenin çalışanın el ve kollarının yorulmaması ve rahatça çalışabilmesi için ekrandan ayrı ve hareketli olması gerekir. Olası bilek ağrıları ve rahatsızlıkları, çalışanın bileklerini dayayabileceği klavyenin ön tarafına koyulan özel bir destek ile engellenmiş olur. Çalışma pozisyonuna göre, klavye ve tuşların rengi parlamamalı, kolayca görülebilecek ve okunabilecek şekilde olmalıdır.

Çalışma Masası;

Ekran, klavye, fare, evraklar ve diğer malzemelerin rahat bir şekilde yerleştirilebilmesine imkan verecek biçimde, ışık yansıması yapmayacak nitelikte ve uygun genişlikte olmalıdır. Gününün çoğunu masa başında geçiren çalışanlar için en doğru ve ergonomik masa tasarımı yarım daire şeklinde olandır. Ekranlı araçlar ile çalışmalarda dokümanlar ve ekran arası gözler ve boyun sürekli hareket halinde olacağından bir süre sonra ağrılar ve rahatsızlar başlatacaktır. Bunun engellenmesi, daha verimli ve daha sağlıklı çalışmalar yapılabilmesi açısından ayarlanabilir özellikte doküman tutucu kullanılması tavsiye edilir.

Çalışma Sandalyesi

Çalışma sandalyesi veya koltuğu bireyin uygun bir şekilde oturabileceği ve rahatlıkla yönünü ayarlayabileceği biçimde olmalıdır. Oturulan kısım her yöne rahatlıkla kalibre edilebilmelidir. Ergonomik koltuklarda oturma yerinin omurganın maruz kalacağı bükülme ve yüklenmelere karşı destekleyici (etkileri yumuşatıcı) olması gerekmektedir (Gültekin ve Hastürk, 2013). Çalışanın ayaklarının yere tam basmadığı durumlarda ve istenildiğinde operatöre uygun bir ayak dayanağı sağlanmalıdır. Ergonomik sandalye için örnek olarak bürosit ve adore markaları verilebilir.

Uygunsuz Davranışlar

Doğal duruşun dışındaki duruşlar uygunsuz duruşlar olarak tanımlanmaktadır. Yapılan faaliyet için en emniyetli ve ergonomik duruş, kişinin doğal duruşu olacaktır. Uygun olmayan pozisyonlar kas ve eklemlere yüklenerek vücudun fiziksel sınırlarını zorlar, sonrasında istenmeyen meslek hastalıklarına yakalanma riskini arttırmış olurlar. Çalışanların dikkat etmedikleri uygunsuz duruşlara örnek olarak gün içerisinde iki saatten fazla yapılan aşağıdaki faaliyetler sıralanabilir:

-Diz üzerine çökerek çalışmak
-Beli bükerek veya eğilerek çalışmak
-Ayaklara dayanak sağlamadan oturmaktır
-Statik duruş: Bireyin sürekli aynı konumda uzun süre durarak çalışması gereken duruşlar olabilir. Bu durumda kan akışı bir süre sonra engellenecek, kaslarda yorgunluk durumu ve ezilmeler oluşacaktır. Ergonomik iyileşmelerle statik duruşun etkileri sınırlandırılabilir.

Termal Konfor

Çalışanların en az sekiz saatini geçirdiği ofislerdeki sıcaklık,nem ve hava akımının sağlanması kişilerin sağlığını ve verimini doğrudan etkilemesi nedeniyle son derece önem teşkil etmektedir. Ofis iç hava sıcaklığının ne çok az ne de çok yüksek seviyede olması sağlanmalıdır. 20-26 °C, optimum ortam sıcaklığı olarak kabul edilmektedir.

İç ortamdaki nem miktarı ısıl konforu belirleyen diğer faktördür. Normalin üzerinde nem bulunan bir çalışma ortamı kişiye sıkıntı verecektir. Normal seviyenin dah altında bulunan nem miktarı ise çalışanda burun, göz ve ağız kuruluğu meydana gelecektir. Bu sebeple vücut su kaybeder ve çalışan sürekli su içmek ister. İç ortam bağıl nem değeri %30-70 aralığında olmalıdır.

Aydınlatma

Güvenli çalışma ortamının sağlanması için, işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ve iş güvenliği koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Aydınlatma güvenli ve uygun görüş alanı oluşturulması adına işletmelerde önemli bir yer almaktadır.

İSG açısından ise aydınlatmanın iş kazalarının önüne geçmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır. Genellikle aydınlatma şiddetinin 200 lüksten az olduğu işletmelerde iş kazaları meydana gelmektedir

Ofislerdeki aydınlatma ihtiyacı, yapılan faaliyetlere göre değişiklik gösterebilir. Doğal aydınlatma ve yapay aydınlatma olmak üzere iki şekilde sağlanabilir. Ofis tasarımı çalışanlar üzerinde olumlu etki yaratacağından bolca güneş ışığından yararlanılabilecek biçimde yapılmalıdır. Gerekli durumlarda kişisel aydınlatma olarak doğru yere konulması şartıyla masa lambası kullanılabilir.

Psikolojik Faktörler

Ergonominin çalışan ve iş ortamı arasındaki uyumu sağlamada sadece teknik düzenlemeye ağırlık vermesi yeterli değildir, bu düzenlemenin yanında çalışanın psikolojik yapısının dikkate alınarak işe uyumunun sağlanması gerekmektedir.
Çalışan psikolojik yönden tatmin edildiği müddetçe işletmelerin veya kurumların verimliliği artacak, örgüt içi tüm ilişkiler ve işin yapılması istenilen düzeyde olacaktır.

Ofislerdeki psikolojik risk faktörlerini çalışandan, işin yapısından ve işletmenin yapısından olmak üzere üç başlık altında inceleyebiliriz.

Ofis ve Ergonomi

Günümüzün çoğu zamanını alsa da geçimimizi sağlamak için çalışmak zorundayız. Ofis işi, sektör bazında farklılık gösterse bile çalışanların büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu bir gerçektir. Ofis çalışanlarının çalışma saatlerinin hemen hemen tamamını masa başında geçirdiği görülmektedir.

Ofis, işletmelerin yönetimini sağlamak için masa başı çalışmaların yapıldığı alandır. Ofis denilince aklımıza hesap kitap işlerinin yapıldığı, rapor ve belgeler hazırladıkları, ödemeler ve araştırmalar yaptıkları, bir nevi hizmet üretimi yapan insanların var olduğu ortam olarak akla gelir.

Tek başına belirli bir hizmet üretmeye yönelik ofisler olduğu gibi, daha büyük bir işletmenin öğesi olarak, bu işletmenin hedefinin gerçekleştirilmesinde diğer bölümlere yardımcı, onlara destek hizmeti sağlayan ve işlerini kolaylaştıran ofisler de olabilir.

Modern ofisler basit önlemler ile engellenebilecek potansiyel tehlikelerle doludur. Ergonomik tasarım ve düzenlemeler ile insan vücudundan en yüksek verim alınacak, en önemlisi çalışanın sakatlanma veya yaralanma riski en aza indirgenecektir.

Ofislerde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak, ancak ergonomik risk etmenleri göz önünde bulundurularak sağlanmaktadır.

Bu çalışma ile ofislerde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında ve meydana gelen meslek hastalıklarının önlenmesinde ergonominin yeri ve ne derece önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır.

Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliğinin önemini anlatan önemli bir video;

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSG Haberleri

OSGB Yetki Belgesi İşlemleri

Yayınlanma tarihi

-

OSGB yetki belgesi almak üzere müracaat edecek şirketlerin ticari şirket olarak tescil edilmiş olmaları zorunludur. Şahıs işletmelerinin yapacağı başvurular kabul edilmemektedir.

OSGB’lerin Etkinlik Alanları 

OSGB’ler, yetki aldıkları adreste ve müracaat dosyasında yer alan planda belirtilen bölümlerde genel müdürlükçe yetkilendirilmedikleri mevzularda hizmet veremez ve faaliyette bulunamazlar. Sadece alakalı kuruluş ve müesseselerin izinlerini almak ve genel müdürlükten onaylama almak şartıyla, OSGB’ler hizmet verdikleri iş yerlerindeki çalışanlar ve iş yeri ile sınırlı kalmak şartı ile iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili her türlü ölçüm ve analiz için lüzumlu donanımı OSGB’nin etkinlik gösterdiği adreste bulundurabilir ve ilgili çalışanı bünyesinde çalıştırabilirler. Bu amaçla kullanılacak bölümler alakalı yerde (12.’nci maddede) belirtilen bölümler içerisinde olması imkânsız ve görevlendirilecek personel maddede belirtilen kişiler arasından atanamaz.

Belge Alma ve Vize İşlemleri

Yetki belgelerinin, OSGB ve TSMB tarafından beş yılda bir vize ettirilmesi zorunludur. Belge almak veya vize işlemlerini yaptırmak isteyen kurumların;

  • Bu mevzuatın ilgili hükümlerine uygunluk sağlamaları,
  • Bakanlıkça belirlenen belge ya da vize bedelini ödemeleri, gereklidir. Yetkilendirilen kurumlar, beş senenin tamamlanmasına en fazla 60 gün kala vize işlemleri için genel müdürlüğe e-devlet sistemi altyapısını kullanarak başvuru eder. Yukarıda belirtilen süreler içinde müracaat etmeyen kurumların yetki belgeleri, vize işlemleri tamamlanıncaya kadar askıya alınır.
  • Vize süresinin bitiminden itibaren üç ay içinde vize işleminin tamamlanmaması durumunda yetki belgesi genel müdürlükçe doğrudan iptal edilir. OSGB’lerde unvan değişikliği yapılması halinde yetki belgesinin yenilenmesi için bakanlıkça belirlenen belge bedelinin ödenmesi gereklidir.

İhtarlar

Yetki belgesinin direkt iptalini gerektiren durumların dışındaki ihlallerde, OSGB’lere  uyarma puanları uygulanır. Bir takvim yılı içinde hafif ihlallerin uyarı puanlarının toplamının 30’a, orta ihlallerin uyarı puanlarının toplamının 60’a ulaşması niteliğinde OSGB’nin o yıl içinde işleyecekleri öteki hafifçe ve orta ihlaller bir üst derecenin taban puanı esas alınarak uygulanır. Beş yıllık sürenin nihayetinde vize işlemini tamamlayan kişi ve kurumların; uygulanmasının üzerinden en az bir yıl geçmiş olan bütün uyarma puanları silinir. OSGB’lere uygulanan ihtar puanlarına ilişkin itirazlar, işlemin tebliğ tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel müdürlüğe yapılır. Bu süreden sonrasında yapılacak itirazlar dikkate alınmaz.

Yetkilerin Askıya Alınması, İptali ve İtiraz

Mevzuat uyarınca yetkilendirilen OSGB’lerin yetki belgeleri, uyarı puanları toplamının 300’e ulaşması niteliğinde genel müdürlükçe altı ay süreyle askıya alınır. Yetki belgesi askıya alınan OSGB’ler, askıya alınma boyunca bu mevzuat kapsamındaki yetkilerini kullanamazlar. Aşağıdaki durumlardan birinin varlığının tespiti halinde;

  • Bu mevzuat gereği düzenlenen evrakın gerçeğe aykırılığının tespiti halinde üç ay,
  • Şirket ortaklarının uygunsuzluğunun alakalı kuruma bildirilmesine rağmen durumun 30 gün içinde düzeltilmemesi halinde üç ay,
  • Bakanlıkça belirlenen esaslara aykırı şekilde şube veya bağlantı bürosu açmaları halinde altı ay,
  • Yetki aldığı adres ya da il sınırları haricinde hizmet verilmesi halinde altı ay,
  • Sunmakla yükümlü oldukları hizmetlerin tamamını veya bir bölümünü devretmesi hâlinde altı ay,
  • Genel müdürlükten onaylama alınmadan adres değişikliği yapılması veya unvan değişikliği ile ilgili bildirim yükümlülüğünü 30 gün arasında yerine getirmemesi hâlinde bir sene süreyle alakalı merkez veya şubeye verilen yetki belgesinin geçerliliği askıya alınır.

OSGB’lerin yetki belgesi;

Alakalı hükümde (16.’ncı maddede) istenen müracaat evraklarından herhangi birinin gerçeğe aykırılığının tespiti hâlinde;

  • Bir vize döneminde üç kere askıya alınması hâlinde,
  • Belgesinin geçerliliğinin askıda olduğu zaman içinde sözleşme yaptığının ya da hizmet verdiğinin tespiti hâlinde, direkt iptal edilir. Yetki belgesi iptal edilen OSGB ve şubelerinin kurucu veya ortaklarının, iptal tarihinden itibaren iki sene içerisinde yaptığı başvurular; iki senenin tamamlanmasına kadar askıya alınır.
  • Belgesinin geçerliliği askıya alınanlar veya iptal edilenlere genel müdürlükçe bildirim yapılır ve internet sayfasında duyuru edilir.
  • Yetki belgesinin iptali veya geçerliliğinin askıya alınması durumunda önceden meydana getirilen hizmet ve iş sözleşmelerinden doğmuş hukuki neticelerden OSGB’ler mesuldür. Bu mevzuat uyarmanca kurumlara uygulanan yetki belgesinin askıya alınma ya da iptaline ilişik işlemlere itirazlar, işlemlerin tebliğ tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde genel müdürlüğe yapılır. Bu süreden sonrasında yapılacak itirazlar dikkate alınmaz.
  • İtiraz komisyonu, bu mevzuat uyarmanca yetkilendirilen ya da belgelendirilen şahıs veya kurumların belgelerinin askıya alınması ya da iptali ile alakalı itirazları değerlendirerek karara bağlar. Komisyonun kararı, oy çokluğuyla alınır. Oyların eşitliği halinde başkanın oyu belirleyicidir. Komisyon kararı, genel müdürlükçe uygulanır.

Devamını oku

İSG Haberleri

Çağrı Merkezleri “Tehlikeli” Sınıfta

Yayınlanma tarihi

-

İş yerlerinin tehlike sınıfları ilk yayınlandığında “Tehlikeli” sınıfta yer alan Çağrı Merkezleri için İSG Hizmetinin alınması işverenlere ek masraf olarak görüldüğü için maalesef “Az Tehlikeli” olarak değiştirilmişti. Yanlış karar Danıştay’dan döndü. Son düzenlemeyle Çağrı Merkezi Hizmetleri Sektörünün tehlike sınıfını tekrardan “Tehlikeli” olarak değiştirildi. Bundan böyle her çağrı merkezi için işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi mecburiyeti başlamıştır.

Çağrı Merkezleri, bir çok iş yeri gibi çalışmakta olan sayısı, iş yerinin bulunduğu bina ve coğrafi bölge ile hizmet sundukları iş alanları gibi durumlara göre farklı kanuni gerekliliklere ve güvenlik standartlarına ihtiyaç duymaktadır.

Çağrı Merkezleri ile alakalı olarak İSGGM’nin yayınını yaptığı duyuruda:

“82.20.01: Çağrı merkezlerinin faaliyetleri” NACE kodu ile “AZ TEHLİKELİ” sınıfta faaliyette bulunan işyerlerinin, tehlike sınıfının “TEHLİKELİ” sınıfa dönüştürülmesine ilişkin Danıştay 10. Dairesinin Esas No: 2017/998 Karar No: 2019/4369 sayılı kararına istinaden, anılan kodun tehlike sınıfı İSG-KATİP’te “TEHLİKELİ” olarak değiştirilmiştir.

Bu kapsamda; bahsi geçen NACE kodu ile hizmet vermekte olan işyerlerinin İSG-KATİP’te kayıtlı sözleşmelerini kontrol ederek eğer gerekliyse bu sözleşmeleri mevzuatta belirtilen koşullara uygun biçimde güncellemeleri gerekiyor. Bilgilerinize sunulur.” biçiminde yer almıştır.

Efor OSGB olarak, yanlışın düzeltilmesine memnun kaldık çünkü çağrı merkezleri, sürekli oturarak çalışılması ve kulaklıkla yoğun telefon görüşmeleri sonrasında oluşan birçok işe bağlı hastalığa neden olmaktadır. İşyeri hekiminin ve iş güvenliği uzmanlarının; söz konusu hastalıkların oluşmasını önleme ve erken teşhis etmesi tedavi süreci için elzemdir.

İSG Hizmetlerinizi İstanbul EFOR OSGB Güvencesiyle Alabilirsiniz.

Devamını oku

İSG Haberleri

İş Güvenliği Eğitimi Almama Cezası

Yayınlanma tarihi

-

İş Güvenliği Eğitimi Almama Cezası

İş güvenliği almama cezaları : çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen işverenlere eğitim vermediği çalışan başına 2019 yılında 626 lira para cezası uygulanacak. Örneğin 5 işçi çalıştıran bir işyerinde işçilere eğitim vermeyen işverene 3.130 lira para cezası uygulanacak.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimini 6331 sayılı kanuna göre her işletmenin çalışanlarına vermesi zorunludur.

İş sağlığı ve güvenliği eğitimini kamu ve özel sektörde çalışan memurlar, işçiler, gemi adamları, gazeteciler gibi bir çok çalışan kesimin alması gerekiyor. Bu eğitimin çalışanlara verilmesinden işveren sorumludur. Devlet kurumlarında ise ilgili idare sorumludur.

İş Güvenliği Eğitim Konuları

İş sağlığı ve güvenliği eğitimi; genel, sağlık ve teknik konular olmak üzere üç ana başlıkta verilecek. ( Geniş bilgi için bakınız. Arif Temir, İş Sağlığı ve İş Güvenliği, Yaklaşım Yayınları, Ankara, Haziran,2014).

İş Güvenliği Eğitimini Kim Verecek

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri;
İşyerinde görevli iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri tarafından, İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri, üniversiteler, kamu kurumlarının eğitim birimleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlıkça yetkilendirilmiş eğitim kurumları ve ortak sağlık ve güvenlik birimleri tarafından, Eğiticilerin eğitim programında yer alan konulara göre uzmanlık alanları dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla verilecek

İş Güvenliği Eğitimi Kaç Saat ?

Çalışanlara verilecek eğitimler, çalışanların işe girişlerinde ve işin devamı süresince belirlenen periyotlar içinde;
Az tehlikeli işyerleri için en az sekiz saat,
Tehlikeli işyerleri için en az on iki saat,
Çok tehlikeli işyerleri için en az on altı saat
Olmak üzere her çalışan için verilecek.

İş Güvenliği Eğitimi Mesaiden sayılacak

Eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılacak. Örneğin bir işyerinde haftada 45 saat çalışılıyorsa, 45 saate ilaveten haftada 5 saat iş sağlığı ve güvenliği dersi işçilere veriliyorsa işçilere haftalık 5 saat fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekiyor.

İş Güvenliği Eğitimi Her yıl yapılacak mı?

Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yılda en az bir defa,
Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iki yılda en az bir defa,
Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde üç yılda en az bir defa,
Verilmesi gerekiyor. Ancak değişen ve ortaya çıkan yeni riskler de dikkate alınarak düzenli aralıklarla eğitim tekrarlanacak.

Çalışanın Eğitim Masrafı

İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılmayacak. Eğitim için işveren yapmış olduğu harcamaları eğitime katılan işçilerden/çalışanlardan isteyemeyecek.

 

Devamını oku

Trending