Takip Edin

İş Dünyası

Radyo ve Televizyonlara 90 Dakika Eğitici Yayın Zorunluluğu

Yayınlanma tarihi

-

Eğitici Yayın

703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de yapılan düzenlemeyle radyo ve televizyonlara ayda en az 90 dakika ‘gıda güvenliği, bitki ve hayvan sağlığı, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma hayatında kayıt dışılığın önlenmesi, sosyal güvenlik, işçi ve işveren ilişkileri, halk sağlığının korunması’ gibi konularda uyarıcı ve eğitici  yayın yapma zorunluluğu getirildi – Eğitici yayınlar için herhangi bir bedel ödenmeye

Anayasa değişikliklerine uyuma yönelik yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) yapılan düzenlemeyle radyo ve televizyonlara ayda en az 90 dakika “gıda güvenliği, bitki ve hayvan sağlığı, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma hayatında kayıt dışılığın önlenmesi, sosyal güvenlik, işçi ve işveren ilişkileri, halk sağlığının korunması” gibi konularda uyarıcı ve eğitici mahiyette yayın yapma zorunluluğu getirildi. Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkındaki 703 sayılı KHK, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu kapsamda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “olağanüstü dönemlerde yayınlar”ı düzenleyen 7’nci maddesinin birinci fıkrasındaki “Başbakan veya görevlendireceği bakan” ibaresi “Cumhurbaşkanı veya görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan” şeklinde değiştirildi.

Ayrıca Kanunun 14’üncü maddesine şu fıkra eklendi:

“Radyo ve televizyonlar ayda en az doksan dakika gıda güvenliği, gıda güvenirliliği, bitki ve hayvan sağlığı ile toprak koruma, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma hayatında kayıt dışılığın önlenmesi, sosyal güvenlik, işçi ve işveren ilişkileri, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi ile teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin daha verimli kullanılabilmesi gibi konularda uyarıcı ve eğitici mahiyette yayınlar yapmak zorundadır.Bu yayınların, oran ve yayınlanma zamanı ile ilgili esaslar Radyo Televizyon Üst Kurulca belirlenir. Bu programlar, ilgili bakanlık ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel kuruluşlar, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanır veya hazırlatılır. Hazırlanan programların, ilgili bakanlığın olumlu görüşü alındıktan sonra Üst Kurul tarafından radyo ve televizyonlarda yayınlanması sağlanır.”

İlginizi Çekebilir:  İşyeri Hekimliği Nedir ?

– RTÜK denetleyecek

Kanun’un 14’ncü maddesine eklenen bir diğer fıkrayla “Bu madde kapsamında yapılan yayınlar için herhangi bir bedel ödenmez. Bu yayınların ve sürelerinin denetimi Üst Kurulca yapılır.” düzenlemesi getirildi.

“Üst Kurul, Hükümet ile olan ilişkilerini Başbakan veya görevlendireceği bir bakan aracılığıyla yürütür.” ifadesinin yer aldığı 34’üncü maddenin dördüncü fıkrasındaki “Başbakan veya görevlendireceği bir bakan” ibaresi de “Cumhurbaşkanı veya görevlendireceği bir Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan” şeklinde değiştirildi.

– TRT Kanunu’nda değişiklik

Öte yandan KHK ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nda da çeşitli değişikliklere gidildi.

Bu kapsamda ortaklık kurulmasıyla ilgili 37’nci madde “Şirket kurma, satın alma ve ortaklık” başlığını alarak şu şekilde değiştirildi:

“Yönetim Kurulu, Kurumun amaçlarına uygun olmak şartıyla, özel hukuk hükümlerine tabi şirket kurabileceği gibi yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişilerle ortaklıklar kurabilir. Mevcut ortaklıklara veya şirketlere iştirak edebileceği gibi, yurt içinde veya yurt dışında yerli veya yabancı ortaklıkları veya şirketleri tamamen satın alabilir veya devralabilir.

Kurum tarafından kurulan veya satın alınan ya da iştirak edilen şirketlerin Kurum payına bakılmaksızın, her türlü alım, satım, hizmet, danışmanlık, yapım ve taşıma işlerine ilişkin ihale işlemleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tabi değildir.”

Ayrıca “Kurum personeli, Genel Müdür onayı ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna ait şirketler ile ortak olduğu şirketlerde Yönetim Kurulu başkanı ve/veya üyesi olarak görevlendirilebilir.” düzenlemesi de söz konusu maddeye eklendi.

– “Özel hukuk hükümlerine tabi personel” tanımı yapıldı

Kanunun 50’nci maddesinde yer alan “sözleşmeli personel” ibaresi “özel hukuk hükümlerine tabi personel” şeklinde değiştirilirken ilgili maddeye şu ifade eklendi:

“Kurumda kadro karşılığı sözleşmeli personel çalıştırılabilir. Bu personele ilişkin sınav, işe alınma, atanma ve görevde yükselme gibi hususlar Yönetim Kurulu tarafından düzenlenir. Bu personelin unvanları, sayısı, kadro iptal ve ihdasları, ücretleri, kadrolara uygulanacak ek göstergeler, makam ve görev tazminatı, özel hizmet tazminatı, fazla çalışma ücreti gibi personele sağlanacak her türlü mali ve sosyal haklara ilişkin usul ve esaslar. Yönetim Kurulunun teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir.”

İlginizi Çekebilir:  İnşaatlarda İş Güvenliği

Düzenlemede “Özel hukuk hükümlerine tabi personel kurumca yapılacak sınavla istihdam edilen, istihdama, sözleşmeye, sözleşmenin feshine, feshi halinde ödenecek tazminat ile ücretlerine, her türlü mali ve sosyal haklarına ilişkin usul ve esasları Yönetim Kurulunca belirlenen yerli veya yabancı uyruklu personeldir. Özel hukuk hükümlerine tabi personel yönetici kadrolarında görevlendirilebilir.” tanımı yapıldı.

Kanunun 60’ıncı maddesinin başlığı “Kamulaştırma ve taşınmaz tahsisi” olarak değiştirilerek, “Kamu idarelerine ait taşınmazlar ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler, görev ve faaliyetlerinde kullanılmak üzere TRT’ye bedelsiz tahsis edilebilir.” fıkrası maddeye eklendi.

Kanunun geçici 13’üncü maddesinden sonra gelmek üzere eklenen yeni maddelerde TRT personelinin emekliliğine ilişkin de düzenlemelere gidildi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İş Dünyası

Çocuk İşçi Sorunu

Yayınlanma tarihi

-

-

Çocuk İşçi

Türkiye’de Çocuk İşçi Sayısı 2 Milyonu Aştı

Çocuğun zihinsel, bedensel, ruhsal ve genel olarak sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen çocuk işçiliği, küresel ve ulusal çapta hala en önemli sorunların başında gelmektedir. Çocuklar çoğu zaman okula devam edememekte veya zorunlu eğitimlerini yarıda bırakmakta ve dolayısıyla, ileriki çalışma yaşamları için gerekli olan donanımdan yoksun kalmaktadır. Bu durum sadece çocuğun yetişkinlik yaşamını olumsuz yönde etkilemekle kalmayıp, ülkenin üretkenlik düzeyini de düşürmektedir. Çocukların özellikle zor koşullar altında uzun süreler için çalıştırılması ruhsal ve bedensel sağlıklarını olumsuz yönde etkilemekte, uzun vadede bu çocukların üretken bireyler yerine yardıma ve desteğe muhtaç kişilere dönüşmelerine neden olmaktadır. Dolayısıyla, bugün ucuz iş gücü olarak görülen çocuk emeği, uzun vadede ülke için çok pahalı bir emek haline dönüşmektedir.

Çocuklar başta eğitim olmak üzere birçok alanda sorun yaşamaktadır. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından hazırlanan rapora göre, 2018’de en az 62 çocuk yaşamını yitirirken, bu çocuk işçilerden biri sadece 8 yaşındaydı.
Ulusal ve yerel basın, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri edinilen bilgiler bu yılın ilk on ayında en az 62 çocuk işçinin iş kazalarında yaşamını yitirdiği belirtilirken, yine kayıtlara göre aynı dönemde ölen 25 işçinin de 18 yaşında olduğu ifade edildi.

Çocuk İşçi Rapordaki Bilgiler;

• Geçmiş yıllara baktığımızda 2013 yılında 59 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk çalışırken iş kazası sonucu hayatını kaybetti.

Çocuk işçi kazalarının en fazla yaşandığı üç il sırasıyla Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’dir. Bu şehirlerde tarım işçiliği ve kırsalda yoksulluk had safhadadır. Yine en fazla çocuk iş kazası yaşanan illerin aynı zamanda mülteci nüfusun da yoğun olduğu iller olması dikkat çekicidir.

İlginizi Çekebilir:  İnşaatlarda İş Güvenliği

• Yaşamını yitiren 62 çocuk işçinin 10’u mülteci/göçmen çocuklardır. Mülteci çocukların ölüm oranının tüm göçmen çalışanlarının ölümünün 3-4 katı olması hem çalışma koşulları bakımından çok daha tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kaldıklarını hem de çalışan mülteci çocuklara yönelik şiddetin ne denli büyük olduğunu göstermektedir.

Çocuk iş kazalarında ölen kız çocuklarının oranı ise yüzde 11 ile genel iş kazası verilerindeki kadın işçi oranının neredeyse iki katıdır. Bu durum kız çocuklarının özellikle tarım sektöründeki çalışma şartlarından kaynaklanmaktadır.

Çocuk işçiler en çok ücretsiz aile işçiliğinin ve küçük yaşta çalışmanın yaygın olduğu tarım sektöründe geçirdikleri iş kazası neticesiyle vefat etmişlerdir. Tarımdaki çocuk iş kazalarının yüzde 11 ile inşaat sektöründeki çocuk iş kazaları izlemektedir. Sanayide, madenlerde, küçük atölye ve işletmelerde, tamirhanelerde ve sokaklarda çalışan çocuk işçiler trafik kazalarında, boğularak, yüksekten düşerek ya da ezilerek hayatlarını kaybetmektedir.

•Çocuk işçilerin yaşadığı  iş kazalarının genel  nedenlerine baktığımızda zehirlenme/boğulma, trafik/servis kazası ve yıldırım düşmesi ilk üç sıradadır.

İş kazaları sonucu yaşamını yitiren 62 çocuğun 22’si 14 yaş ve altındadır. 14 ve altı yasal olarak çalışması tamamen yasak olan bir yaştır. Çalışması “yasal” olan 15 yaşın üstündeki çocuklar ise kimya, metal gibi ağır ve tehlikeli olup çalışması kanunen yasak işlerde de çalıştırılmaktadır.

Çocuk işçiliği sorunu gelişmekte olan her ülke için olduğu gibi, Türkiye için de önem taşıyan bir konudur. Türkiye; kırsal yerleşimden kentsel yerleşime ve tarımsal ekonomiden sanayi ekonomisine geçiş süreci yaşamaktadır. Başlıca kent merkezlerine göç trendi, sosyal destek ağının yetersizliği veya kent yaşamına uyum sağlayamama ile birleştiğinde, çocuk işçiliği daha fazla gündeme gelmekte, özellikle ailenin gelir düzeyini arttırmak amacıyla sokaklarda çalışan çocukların sayısı belirgin bir şekilde artmaktadır. Çocuk işçi hakları kapsamında İş Sağlığı ve Güvenliği denetim ve tedbirlerinin daha bilinçli ve etkili bir şekilde yapılması iş kazalarının oranında önemli bir düşüş için mühim bir faktördür.

İlginizi Çekebilir:  İşyeri Hekimliği Nedir ?

Çocuk İşçi Çalıştırma Yönetmeliğine Linkten Ulaşabilirsiniz: https://www.csgb.gov.tr/media/4755/cocuk_isciligi_rev_23032017.pdf

Devamını oku

İş Dünyası

Kısa Çalışma Ödeneği

Yayınlanma tarihi

-

-

kısa çalışma ödeneği

Kısa Çalışma Ödeneği

Kısa çalışma ödeneği – Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere (Cumhurbaşkanı kararı ile 6 aya kadar uzatılabilir.) sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.

Kısa Çalışma Ödeneğinin Miktarı Nedir ve Kısa Çalışma Ödeneğinin Süresi

Sigortalıya yapılacak olan günlük ödeme sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak günlük ortalama kazancın yüzde 60’ı üzerinden gerçekleşmektedir. Ancak bu şekilde yapılacak hesaplama sonucunda bulunan tutar, aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini geçemeyecektir. 2017 yılı için yapılabilecek ödemenin üst sınırı aylık 2.666.25 TL, olup, ödemelerden yalnızca damga vergisi kesilmektedir. Kısa çalışma ödeneği en fazla üç ay için ve işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde aylık olarak işçiye ödenmektedir. Kısa çalışma ödeneği süresinde çalışanların genel sağlık sigortası primleri ödenmekte olup, kısa vadeli sigorta kollarına ait primlerle emeklilik için gerekli olan uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin primler ödenmemektedir. İş-Kur tarafından yayımlanan istatistiklere bakıldığında, bu ödenek kapsamında 2016 yılında 1.276.589 Tl ödeme yapılmış olup, 2017 yılı ilk dokuz ayında 594.340 TL ödeme gerçekleşmiştir. İstatistiklere yansıyan son ay olan eylül ayında ise 15 kişiye 24.941 TL ödeme gerçekleşmiştir.

İşveren ve sigortalıların İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yalnızca işsizlik ödeneği verilmediğini bilmeleri menfaatlerine olacaktır.

Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliği

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE l – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işverenin, genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltması veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durdurması hallerinde, talebinin uygunluğunun Bakanlıkça tespiti ile işçilere kısa çalışma ödeneği ödenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Ek 2 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

İlginizi Çekebilir:  Lojistik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

b) Genel ekonomik kriz: Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisi ve dolayısıyla işyerini ciddi anlamda etkileyip sarstığı durumları,

c) Kısa çalışma: En fazla üç ay süreyle; işyerinde uygulanan çalışma süresinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya en az dört hafta süreyle işyerindeki faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulmasını,

ç) Kısa çalışma ödeneği: 6 ncı maddede belirtilen koşulların sağlanması halinde işçiye yapılan ödemeyi,

d) Kurum: Türkiye İş Kurumunu,

e) Kurum birimi: Türkiye İş Kurumunun il ve ilçelerde kurulu birimlerini,

f) Zorlayıcı sebepler: İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenleri

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Bildirim ve Talebin Değerlendirilmesi

Bildirim ve İçeriği

MADDE 4 – (1) Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerinde kısa çalışma yapılmasını talep eden işveren, Kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya yazılı bildirimde bulunur.

(2) İşveren bildiriminde;

a) Genel ekonomik krizin veya zorlayıcı sebeplerin işyerine etkileri ile zorlayıcı sebebin ne olduğunu,

b) İşyerinin unvanını, adresini, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikayı, Bakanlık bölge müdürlüğü ile sosyal güvenlik işyeri sicil numarasını,

c) Varsa iddiasını kanıtlayıcı somut belgeleri

belirtmek zorundadır.

(3) İnceleme esnasında; kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgiler, işveren tarafından Kurumca belirlenen formatta hazırlanarak, manyetik ortamda Kuruma, yazılı olarak da Bakanlık iş müfettişine teslim edilir.

Talebin Değerlendirilmesi

MADDE 5 – (1) İşverenin kısa çalışma talebi, öncelikle Kurum tarafından sebep ve şekil yönünden değerlendirilir.

(2) Genel ekonomik krizin varlığını, işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarının iddia etmesi veya bu yönde kuvvetli emarenin bulunması halinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı duruma açıklık getirir.

(3) İkinci fıkrada belirtilen duruma açıklık getirilmeden, genel ekonomik kriz gerekçesi ile yapılan başvurular ile zorlayıcı sebeplerle bağdaşmadığı halde, nakit darlığı, ödeme güçlüğü, pazar daralması ve stok artışı gibi sebeplere dayalı olarak yapıldığı tespit edilen başvurular Kurum tarafından reddedilir.

(4) Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle yapılan başvuruların uygunluk tespiti Bakanlık iş müfettişleri tarafından ivedilikle yapılır. Talebin uygun bulunması halinde kısa çalışmanın başlama ve bitiş tarihleri ile 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen listeye son şekli verilmek suretiyle Bakanlık iş müfettişince düzenlenen rapor ekinde yazılı olarak Kuruma gönderilir. İnceleme sonucu Kurum tarafından işverene, işveren tarafından varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına ve işyerinde yazılı olarak ilan edilmek suretiyle işçilere bildirilir.

İlginizi Çekebilir:  İnşaatlarda İş Güvenliği

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kısa Çalışma Ödeneği

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları

MADDE 6 – (1) İşçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için;

a) İşverenin kısa çalışma talebinin Bakanlıkça uygun bulunması,

b) İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması,

c) Kısa çalışma ödeneği talebinde bulunması

gerekmektedir.

Kısa Çalışma Ödeneğinin Miktarı ve Ödenmesi

MADDE 7 – (1) Günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneğinin miktarı kadardır. Kısa çalışma ödeneği 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesindeki esaslara göre ödenir.

(2) Kısa çalışma ödeneğinin süresi üç ayı aşmamak kaydıyla kısa çalışma süresi kadardır. Ödeneğin süresi; herhalde hak edilen işsizlik ödeneği süresini aşamaz.

(3) Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için verilir.

(4) Zorlayıcı sebeplerle işyerinde kısa çalışma yapılması halinde, ödemeler 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve 40 ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.

(5) İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre için, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği ödenecek sigorta primi, İşsizlik Sigortası Fonu tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır.

(6) Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 50 nci maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra, daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanır.

(7) Kurum birimi, işçilerin başvurusunu, izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırır. Kısa çalışma ödeneği, işçinin kendisine, aylık olarak her ayın sonunda ödenir.

(8) Kısa çalışma ödeneği nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir veya temlik edilemez.

Kısa Çalışma Ödeneğinin Kesilmesi

İlginizi Çekebilir:  İSGSİS İş Güvenliğinde Çığır Açmaya Hazırlanıyor

MADDE 8 – (1) Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması halinde kısa çalışma ödeneği kesilir.

(2) Kısa çalışma ödeneğinin kesildiği süre içerisinde 7 nci maddede öngörülen sigorta primi ödenmez.

Kısa çalışmanın erken sona ermesi

MADDE 9 – (1) İşveren, ilan ettiği süreden önce, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu; Kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bildirimde belirtilen tarih itibariyle kısa çalışma sona erer.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yürürlükten Kaldırılan Yönetmelik

MADDE 10 – (1) 31/3/2004 tarihli ve 25419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

Kısa Çalışma Ödeneği Nasıl Hesaplanır

Aşağıda 2018 yılı için aylık kısa çalışma ödeneği hesabı verilmiştir.

Son 12 aylık Prime Esas Kazançların Aylık Ortalaması Hesaplanan Kısa Çalışma Ödeneği Miktarı Damga Vergisi Ödenecek Kısa Çalışma Ödeneği Miktar
Son 12 Ay Asgari Ücretle Çalışan 2.029,50 1.217,70 9,24 1.208,46
Son 12 Ay 3.000 TL ile Çalışan 3.000 1.800,00 13,66 1.786,34
Son 12 Ay 6.000 TL ile Çalışan 6.000 3.444,25* 23,11 3.021,14
(*) Hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde yüzellisini geçemeyeceği için ödenecek aylık kısa çalışma ödeneği miktarı bu şekilde hesaplanmıştır. Asgari ücret 2.029,50 TL olarak alınmıştır.

 

Kısa Çalışma Ödeneği Yararlanma Şartları

  • İşverenin kısa çalışma talebinin uygun bulunması,
  • İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması (Kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olanlar),
  • Kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması,gerekmektedir.

Daha detaylı bilgi için : https://www.iskur.gov.tr/isveren/kisa-calisma-odenegi

 

Devamını oku

İş Dünyası

İş Kazası Bildirmeme Cezası 2018

Yayınlanma tarihi

-

-

İş Kazası Bildirmeme Cezası

İş Kazası Bildirmeme Cezası 2018

İş Kazası Bildirimeme  Cezası 2018 yılında farklı bir şekilde karşımıza çıktı. İş kazalarının SGK tarafına bildirilmesi ve bildirilmemesi üzerine uygulanacak idari para cezaları aşağıda açıklandığı gibidir.

İş Kazalarının Bildirimi

Çalışanın iş yerinde herhangi bir kaza başına gelmesi üzerine, bağlı bulunulan kolluk kuvvetine yani emniyet veya jandarmaya iş kazası hemen bildirilmelidir.
İş kazası Sosyal Güvenlik Kurumuna da kazadan sonraki 3 iş günü içerisinde bildirilir.

Örneğin; 05.0.2018 Pazartesi günü iş kazası geçiren bir sigortalı en geç 08.02.2018 Perşembe günü bildirilmelidir.
İş kazası işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmişse bildirim süresi olayın öğrenildiği tarihten başlar ve 3 iş günü içerisinde Kuruma bildirilir.

İş kazasına uğrayan kişi Bağ-Kur’lu ise kendisi tarafından 1 ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığın bildirim yapılmasına engel olmadığı günden sonraki 3 iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir.

Bağ-Kur’lu olanların iş kazası geçirmesi halinde bunu kolluk kuvvetlerine bildirmesi zorunluluğu yoktur. Bağ-Kur’lu olanların iş kazası geçirmesi ve bunu yasal süresinde Kuruma bildirmemeleri halinde bildirim tarihine kadar geçen süre için geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere ise geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

UYARI; İş kazası bildirimleri iş günü olarak belirtildiğinden, hafta sonlarına rastlayan günleri takip eden günden itibaren iş günün hesabına devam edilmesi gerekir.

ÖRNEK: 19.11.2016 tarihinde iş kazasına uğrayan ve yaralanan sigortalının iş kazası geçirdiğini işvereni 25.11.2016 tarihinde öğrenmiştir. Bu halde bildirim yapma süresi 25.11.2016 tarihinden başlayacak ve 27.11.2016 tarihi 23.59’a kadar Kuruma bildirim yapılması gerekecektir.

ÖRNEK: 03.11.2015 tarihinde iş kazası geçiren şahsın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimi işvereni tarafından en geç 06.11.2015 tarihinde yapılmalıdır.

ÖNEMLİ: Mücbir sebeple iş kazasını süresinde bildiremeyenler belgeleyerek bu sebebin ortadan kalktığı tarihten sonraki 3 iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapabilirler.

İlginizi Çekebilir:  İnşaatlarda İş Güvenliği

İş Kazasını Bildirmeme Cezası

İş kazasının bildirilmeme cezası 2018 yılında aşağıdakiler gibidir;

1. 10’dan az çalışanı bulunan iş yerlerinden;

Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için 3.092 TL
Tehlikeli sınıfta yer alanlar için 3.865 TL
Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için 4.638 TL

2. 10 ile 49 çalışanı bulunan iş yerlerinden;

Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için 3.092 TL
Tehlikeli sınıfta yer alanlar için 4.638 TL
Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için 6.184 TL

3. 50 ve daha fazla çalışanı bulunan iş yerlerinden;

Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için 4.638 TL
Tehlikeli sınıfta yer alanlar için 6.184 TL
Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için 9.276 TL

Devamını oku

Trending